• BIST 106.764
  • Altın 142,206
  • Dolar 3,5340
  • Euro 4,1188
  • İstanbul 28 °C
  • Diyarbakır 42 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 34 °C
  • Berlin 25 °C

Bu savaş, Türkiye’nin olmadığı gibi, Kürtler’in savaşı da değil!

Orhan Miroğlu

Taa Amerika’nın Irak’ı işgale başlamasından itibaren, Kürtler’in yıldızları yükselen bir seyir izledi. Ben ‘multiple blessing for Kurds’ diyorum; Allah Kürtler’e birkaç defa ihsanda bulundu. Şimdi de IŞİD’e karşı savaşmak için en müsait kesim peşmerge ve diğer Kürtler. Savaş bittiğinde ganimeti paylaşma aşamasında birbirlerine girecekler. Batı, peşmergeye yardım ediyoruz diyor, ama herkes biliyor ki, Kürtler’e silah verildiğinde PKK’ya ulaşmasının önüne geçmek mümkün değil. Bu da Allah’ın bir başka ihsanı olacak onlar için.’

Eski Dışişleri Bakanı ve AK Parti kurucusu Yaşar Yakış, bir gazeteye verdiği söyleşide bunları demiş.

Hadi Kürtler savaşa, en müsait olan sizsiniz!

Körfez savaşları ve Irak işgali sırasında aynı şeyi Türkiye için söylüyorlardı. Türkiye savaşa çok müsaitti, savaşa girecek ve bir koyup misliyle alacaktı. ‘Multiple blessing for Turks’ diyorlardı o zaman da. Olmadı. Afganistan’da Sovyetlere kurulan tuzağa Türkiye düşmedi ve Türkiye’yi ‘kendi ‘Vietnam’ına’, yani Suriye ve Irak’ın savaş batağına çekemediler.

Aynı oyun Kürtler üzerinde oynanıyor şimdi

‘Gökte yıldızlar’ şimdi de ‘Kürtler için sıralandı..’

Gerçekten öyle mi?

***

Yüzyıldır Kürtler kazanacak deyip duruyor birileri.

Bugün ise Kürtler’den son çeyrek asır itibariyle kazandıkları karşılığında ağır bir diyet istiyor dünya.

Binlerce Kürt gencinin kanı ve canıyla ödenecek bir diyet bu.

Arap’ın Arap’la ve Batı’yla ta Ortaçağ’dan bu yana süren savaşlarının sonuncusunu Kürtler’e ihale ettiler.

Böylesi bir ‘savaş mühendisliğinin’ bir benzerine daha rastlamak çok zor gerçekten.

Türk-Kürt siyasi ilişkilerine ateş etmek isteyen herkes Kürtler’in IŞİD’le savaşmasını büyük bir heyecan içinde istiyor.

Çözüm sürecine karşı olan sağcısı, solcusu, faşisti, NEO CON’u Kürtler’in IŞİD’le savaşına methiyeler diziyor.

Herkes Rojavalı!

Herkes Kürdistanlı oldu çıktı bugünlerde!

Kürtler IŞİD’le ‘mili bir savaş’ yürütecek ve çok geçmeden, Öcalan dahi savaşın getirebileceği ‘kazanımları’ veya ‘ganimeti ‘görecek ve çözüm sürecine elveda diyecek!

Kürtler bir koyup beş alacaklar, Öcalan, çözüm sürecini ne yapsın!?

AK Parti de ne hali varsa görecek, evvel emir başkanlık sistemi güme gidecek!

2015 seçimleri riske girecek, AK Parti kaybedecek, ama her nasıl olacaksa Kürtler kazanacak!

Türkiye’yle hesaplaşmak isteyenler, Kürtler’i, Türkler’e ve Araplar’a düşman ederek bir taşla birkaç kuş birden vuracaklar!

Kürtler arasında, Hükümetle mücadele, IŞİD’e karşı verilen ‘Kürt Milli Savaşının’ bir parçası gibi görülüyor artık.

Oysa bana kalırsa, Kürtler Ortadoğu’da kendi tarihlerinin en trajik, en zor ve en dar zamanlarını yaşıyor.

Düşmanlarını arttıracak, ama gerçek dostlarını kaybetmelerine yol açacak bir savaşın içindeler.

Dolayısıyla IŞİD’le savaşmak Allah’ın bir lütfü değil, bir ihsan filan da değil.

Zulümdür, kadersizliktir.

Savaş bitince Kürtler ganimeti paylaşacakmış!

***

Sayın Yakış savaş sırasında peşmergeye gidecek olan silahların bir kısmının, o da sadece bir ihtimal olarak, PKK’nin eline geçmesini ganimet mi sayıyor yoksa?

Değilse, bu savaştan bir Kürdistan doğmayacağı ayan beyan ortada.

Bırakın bağımsızlığı, Kürtler’in modern bir orduya sahip olmaları bile istenmedi. Yirmi üç yıl boyunca, ulusal inşa süreci yaşandı Irak Kürdistanı’nda. Ama iş ulusal güvenlik ve orduya gelince, alın kaleşnikofu, başka bir şeye gerek yok denildi Kürtler’e.

Amerika Irak’a girerken çok duymuştuk. Kürtler’e Kerkük’ü bile verecekler ve Molla Mustafa Barzani’nin vasiyeti böylece yerine gelecekti.

Musul ve Kerkük Türk milliyetçilerinin iştahını kabartıyordu. Hasan Cemal, Ali Bulaç, Ertuğrul Özkök, girin gazete arşivlerine bakın, aynı telden çalıyorlardı: Kuzey Irak’a girelim ve yüzyıllık hesaplaşmaya oturalım!

Türk halkı ve onun meclisteki temsilcileri bu oyuna gelmedi, o bugün bugündür, Türkiye’yi cezalandırmanın peşindeler. Başaramadılar ama, Erdoğan’ı yıkamadılar. Fatura şimdi Kürtler’in önünde duruyor. Sen misin Erdoğan’la anlaşıp kendi gazımı, petrolümü kendim satacağım diyen!

Kürdistan’ın petrol zengini parçasında bugün maaşlar dahi ödenemiyor. Birkaç tanker petrol satmaya kalktı Kürtler, uluslararası tahkim mahkemeleri satışı durdurmak için karar üstüne karar aldılar.

Savaş bitince Kürtler kendi aralarındaki ganimeti paylaşmak için pazarlığa oturacaklarmış ama o zaman da birbirlerine gireceklermiş, anlaşamayacaklarmış!

Yahu bu Kürtler hiç mi doğru yapmayacak Sayın Yakış?

Merak ediyorum gerçekten. Türkiyeli aydınlar Batılı düşünce kulüplerini, üniversitelerini yıllardır bu düzeysiz fikirlerle mi etkiliyor ve meşgul ediyor?

Savaşın -hele IŞİD’le olanının!- bir lütuf olduğunu, Yakış Batılılar’dan mı öğrendi, yoksa Batı’ya kendisi mi böyle şeyler öğretiyor? (İngiltere’de ders veriyormuş da!)

Ne yazık ki, Kürtler’in elini kolunu bağladılar; savaşsın ve Türkiye’yle yapacağı yüzyılın barışını unutsun diye, IŞİD adıyla ideal bir düşman yarattılar ve kendi savaşları olmayan bir savaşa evet demekten başka çare bırakmadılar.

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89