• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 21 °C
  • Diyarbakır 29 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 21 °C
  • Berlin 26 °C

Bu kavga ne zaman biter

Amberin Zaman

Yeni Şafak yazarı Abdülkadir Selvi malum konu hakkında dünkü köşesini şu sözlerle noktaladı: “Yahu arkadaşlar bu ülkede basın özgürlüğünü katledenlerden biri siz değil miydiniz…” Selvi Ahmet Şık’ın Gülen Cemaati’ni eleştiren “İmam’ın Ordusu” kitabı yüzünden başına gelenleri sıraladığı yazısında bugünlerde mağdur pozisyonuna düşen Cemaatçilere “aynaya bakın” diye sesleniyordu. Oda TV’nin sahibi Soner Yalçın Milliyet gazetesinde dün yayınlanan mülakatında benzer serzenişlerde bulundu.

2011 yılında Hanefi Avcı, Ahmet Şık, Nedim Şener ve Soner Yalçın’ın uğradığı haksızlıklardan ötürü hareketi eleştirdiğim için Today’s Zaman gazetesinin hedef tahtasına oturtuldum. Bugünlerde “basın özgürlüğü” diye haykıran bazı kalemlerin beni gerçekleri çarpıtmakla nasıl suçladıklarını ve iktidarı cansiperane nasıl savunduklarını unutmuş değilim. O günlerde birçoğumuz Cemaat’e yakın emniyetçiler tarafından dinlendiğimizi, herhangi bir “açığımız” yakalandığı takdirde bunların lüzum görülünce aleyhimize kullanılacağına dair en ufak şüphemiz yoktu. Edindikleri bilgileri kendilerine yakın gazetecilerle paylaştıkları sözkonusu kişilerin imalı twitlerinden, kinayeli göndermelerinden anlaşılıyordu. Şantaj kasetleri, Ergenekon, Balyoz, İzmir casusluk davasındaki hukuksuzluklara ve KCK davası marifetiyle Kürtlere yapılanlara girmiyorum dahi. (Bu konuda yeterince duyarlı davranmadığımı bir kez daha kayda geçiriyorum.)

Peki, bu yüzden Cemaat’in bugün maruz kaldığı linç ve baskılar karşısında ellerimizi ovuşturup “oh olsun” mu diyeceğiz? Parmaklarımızı sallayarak “Etme bulma dünyası… hadi özeleştiri, özeleştiri” diye tempo mu tutacağız. “Fırsat mı fırsat” diyerek iktidarın gözüne girebilmek, ileride başımıza gelebileceklerden bağışıklık kazanmak için biz de mi Cemaat’i taşlayacağız? Hayır. Dün Nuray Mert’in Zaman gazetesinde ifade ettiği gibi “Zaman gazetesi ve Camia’nın diğer yayın organlarına karşı yapılanlara hak ve özgürlükler açısından karşı çıkma konusunda tereddüt gösterilmesi demokratlıkla izah edilebilecek bir tutum olamaz.” Sahi, 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonu olmasaydı bugüne dek adlarını duymadığımız Tahşiyeciler kimin aklına gelirdi?

Türkiye’de adalet sistemine güven kalmadı. Sosyolog Pınar Selek’in 16 yıldır çektiği hukuk işkencesi ortada. Üç defa beraat aldı, bilirkişi raporlarında Mısır Çarşısı’ndaki patlamaya tüpgazın sebep olduğu tespit edildi. Dava dördüncü defadır görülüyor. Fakat Selek için hâlen inatla ağırlaştırılmış müebbet hapis isteniyor. (Davaya bugün Çağlayan Adliyesi’nde devam edilecek.)

İşin en acıklı kısmı da bu. Zira AK Parti’yle birlikte Türk demokrasisinin önünün açıldığına inanmıştık. Müreffeh, adil ve özgür bir Türkiye’ye doğru yol aldığımıza kanaat getirmiştik. Hattâ Ergenekon davasındaki hukuksuzlukları hep Cemaat’e yüklemiştik. AK Parti’ye kalsa bunların hiçbiri olmayacağından emindik. Türk, Kürt, Ermeni, Yahudi, Alevi Sünni hep birlikte huzur içerisinde yaşayacaktık.

Kökleri siyasal İslam’a dayanan bir partiyle demokratik çoğulculuğun zıt kutuplar olmadığını herkese anlatacaktık.

Ama hayallerimiz kursağımızda kaldı. Tam tersi AB ile müzakereleri başlatan, Ortadoğu’ya parmak ısırtan AK Parti iktidarı bu kazanımları kendi eliyle teker teker eritmeye koyuldu. Varılan noktada kendi gücünü koruma adına her nevi anti-demokratik yola başvurabilme potansiyeline sahip bir iktidar algısı gittikçe yayılıyor.

Düşman gözüyle bakılan herkes bir şekilde sindirilmeye çalışılıyor. İktidar yanlısı tetikçiler tarafından iftira haberlerle itibarsızlaştırılıyor. Oysa biz gazeteci olarak güce ayna tutuyoruz. Görevimizi yapıyoruz. Bunun için de cezalandırılıyoruz. Bu kavga ne zaman biter? Başkanlık sistemine geçildiğinde mi? İnanın bilmiyorum ve itiraf ediyorum: Yoruldum. Yüce Allah hepimize güç ve sabır versin. Doğru yoldan şaşırtmasın.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89