• BIST 97.898
  • Altın 145,728
  • Dolar 3,5767
  • Euro 4,0006
  • İstanbul 23 °C
  • Diyarbakır 33 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 18 °C
  • Berlin 28 °C

Britanya'nın kararı AB için kabus değil fırsat

Yavuz Baydar

Britanya yapacağını yaptı ve dünya dün sabahın kör saatlerinde, Avrupa Birliği'ni temellerinden sarsan bir siyasi depreme uyandı.

Yüzde 73'e yakın, tarihi yükseklikte bir katılımla sandık başına giden Kraliyet tebaası, yüzde 52'lik bir çoğunlukla AB'ye elveda dedi.

Dedi ama kendi içinde de görülmemiş yarılmalar ortaya çıkardı.

İskoçlar yüzde 62, Kuzey İrlandalılar yüzde 56 oranında 'kalalım' dediler. Londralılar da yüzde 60'la aynı şeyi söyledi.

Ama İngiltere ve Galler'deki kırsal alan ve küçük yerleşim birimlerinin tercihi ağır bastı ve olan oldu.

'Brexit, akıldan ziyade içgüdüye dayalı bir kararın sonucuydu. Oya yön veren duygular kesif bir mazi hasreti, korkular ve müesses nizama nefret oldu. 'Üyelikten çıkalım'cıların kampanya boyunca habire fişteklediği yabancı korkusunu da üzerine oturtursak, kararın ne kadar acı ve üzücü olduğunu anlayabiliriz' diye yazıyordu, Der Spiegel'in Londra temsilcisi Christoph Scheuermann.

'2016 İngiltere'si kendinden kuşkulu, bölünmüş bir ülkedir artık. Egoist ve siyasi kumar düşkünü küçük bir aktivistler grubu başbakanın, iktisatçıların, müttefiklerin bütün 'Yapmayın, etmeyin' telkinlerine rağmen ülkenin Avrup'dan çıkması için kışkırtmalarında başarılı oldular.'

Dünyanın en eski demokrasisi de, böylece, dünyanın dört yanını sarmakta olan 'mütecaviz milliyetçilik' dalgasına kendisini kaptırmış, rasyonel temelden yoksun popülist tepkisellik karşısında sıkı hasar almış oldu.

Referandumun parçaladığı ülkede bu tercihin artçıları yakında içinde İskoçya'nın kopmasını getirecek, hatta Kuzey İrlanda'nın İrlanda Cumhuriyeti'ne iltihak taleplerini canlandırabilecektir.

Bütün bunlar onların sorunu.

Asıl konu, 'AB depremi'nin genel sonuçları.

Belki de hayırlara vesile olacak. 'Çekin gidin, zaten birliğe ayak bağı oluyordunuz' diye yazan Fransız Liberation gazetesinin Brüksel temsilcisi, duayen gazeteci Jean Quatremer'le aynı fikirdeyim.

Londra, derinleşme ile ilgili mevzularda takoz gibiydi, çıkış uzun vadede rahatlama yaratabilir.

Sonuçların ürettiği ilk şok dalgası abartılı tepkilere yol açtı.

Mesela, kopmanın hızlı bir domino etkisiyle diğer huzursuz üyelere bulaşacağına inanmak isteyenler, Hollanda'da Wilders, Fransa'da Le Pen ve İtalya'da Salvini gibi popülist, yabancı düşmanı ve ayrılıkçı liderlerin referandum çağrılarına sarıldılar.

Ama bunlara 'daha çok su kaldıracak pilav' olarak bakmak lazım.

Ne kadar otoriterleşip milliyetçiliği kabartırlarsa kabartsınlar ne Polonya ne Slovakya ne de Macaristan, ayrılma yanlısı.

Aşırı sağcı hareketin güçlendiği Danimarka'da ve Hollanda'da da merkez siyaset hiç de öyle kopma yanlısı değil.

Serinkanlı bakılınca bu, bardağın dolu tarafı.

Ama, elbette ki bu tarihi kırılma anının yönetimsel sorunların ağır bastığı bir dönemi bitiren çok sert bir mesajı Brüksel'e verdiği de aşikar.

Birlik mekanizmalarında felsefi uyumun sağlanamaması, AB içinde kurumsal mimarinin çözüm yerine sorun odaklı olmasına yol açmış; siyasi düzlemde ve sosyal sahada istikrar, 'Avrupa değerleri' açısından bir türlü sağlanamamış, geri savrulmuştu.

Merkez siyasetteki simetri çatladı, kurumların işleyişi ciddi algı sorunları yarattı ve dünyada hızla kabarıp kitlelerde karşılık bulan mütecaviz milliyetçilikler, otokratik eğilimler, 'plebisiter demokrasi' modelleri, dinin ağır bastığı kültürel fay hatları üzerinde semiren hoşgörüsüzlük büyük göç dalgaları ve kapsamlı mali krizler üzerinden AB'nin gözeneklerine sızdı, kemirdi.

Britanya'nın terk-i diyar etmesinin finansal sonuçları her yerde sert olacak, bu da kesin.

Şimdi asıl mesele, Almanya ve Fransa başta, AB kurucularının sandık mesajını nasıl algılayıp yöneteceklerinde gizli. AB'nin tüm varoluş nedenleri ve yol tarifi baştan aşağı masaya yatırılmak zorunda.

Ya çok ciddi bir reform dalgası gelecek, ya da, basiretsizlik hala galebe çalarsa, AB'nin popülizme teslim oluşunu ağır çekim halinde izleyeceğiz.

Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89