• BIST 97.291
  • Altın 144,193
  • Dolar 3,5593
  • Euro 3,9955
  • İstanbul 19 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 26 °C
  • Berlin 23 °C

Bozkurt ile Rabia buluşması

Mücahit Bilici

Gazetelere yansıdığı kadarıyla Türkiye’nin beşeri sermayesinde mühim bir yer tutan bir vatandaşa (Sedat Peker) törenle “Dünya Türklüğü Hakan’ı” unvanı verilmiş. Kültür Bakanlığı’nın da sponsorları arasında bulunduğu bir kurultay İstanbul Ataşehir’de “Kafkasya’nın en kadim Türk halklarından biri olan Karapapaklar” için toplanmış. (Bu arada, Karakalpaklar’ı duymuştum amma Karapapaklar’ı ilk kez duyuyorum. Bu kadim halkımıza Allah uzun ömür, nice kurultaylar nasip etsin).

Saff-ı evvel davetlilerden ve “Kağan” kıyafeti giydirilme töreniyle taltif edilen Sedat Peker ise iki elini havaya kaldırarak iki işaret birden yapmış: Bir eli “bozkurt” işareti yaparken, diğer eli “Rabia” sembolü olmuş. Elbette böyle bir ‘kurultay’da bozkurt işaretinin hiçbir yeniliği ve ilginçliği yok. Yeni ve ilginç olan bozkurt ile Rabia’nın biraraya gelmesidir. Ve kanaatimce zamanın ruhunu çok iyi yansıtmaktadır. Türk milliyetçiliği ve İslamcılığın mahcubiyet hissetmeden aynı vücudun iki çıkıntısı gibi biraraya gelmesi, kabul etmeli ki ancak kriminal bir bedende mümkündür (henüz). Fakat çok daha geniş bir gerçekliğe işaret etmektedir.

Bunun bir tesadüf veya münferit bir vaka olmadığını tarif için size iki örnek daha vereceğim. Bunlardan bir tanesi yakın zamanda Kürd illerinde özyönetim adı altında özyıkıma davetiye çıkaran PKK’li unsurları ‘temiz’ledikten sonra girdiği mahallelerde duvar yazılamaları ile yetinmeyen özel harekat timlerinin (medyadaki görüntülerinden anlaşıldığı kadarıyla) önce İslamcıvari bir üçlü tekbir getirip havaya ateş açmaları, sonrasında ise ülkücü ve özel harekatçı geleneğine uygun “Ölüürüüm Türkiyem” müziği eşliğinde “Ya Allah, Bismillah, AllahuEkber” çekmeleridir. Bu görüntülerde özel harekatçı hıncının makinalı silahlar, duvar yazıları ve nihayet zeitgeist sloganlarla iki cenahtan akredite bir şekilde nasıl mermi olup boşaldığı görülüyor.

Gelelim üçüncü örneğimize. Seviyesi ile bir zamanlar göz kamaştıran entelektüel İslamcılığın, baştan “Ottomaniac” birlumpen milliyetçi mukaddesatçılıkla buluşmasına dair bir örnektir ve kanaatimce şimdiye kadarki örnekler içinde en ilginç olanıdır: Mustafa Armağan ve Yavuz Bahadıroğlu’nun birlikte ‘tarih’ programı yapması ve ortak bir zeminde buluşabilmesi. Entelektüel derinliği olan bir çizgiden gelen biri ile Osmanlı ve ecdad mitolojisi ile roman, hikaye gibi kurgu metinlerle gençliğin imanını Türklük ile kurtarmaya ahdetmiş emektar bir vatansever edebiyatçılığın aynı seviyede hizalanması bana çok enteresan gelmiştir. Ortaya çıkan ürün, bozkurt ile Rabia’nın AK Parti iktidarı döneminde buluşması ve Osmanlı/ecdad efsaneleri üzerinden yükselen popüler talebe cevaben yapılan popülist bir arzdan ibarettir.

Evet, iktidar dolayımı ile popülizme muhtaç olan bir kısım İslamcılık ile devlete yanaşan veya o hasretle tutuşan her millici bedende zuhur eden bir hastalık olan milliyetçi-mukaddesatçılık AK Parti iktidarında buluştular. İslamcı kadroların akıl ve baş, milliyetçi kitlelerin beden ve ayak olduğu bu popüler devrimin halet-i ruhiyesini yansıtıyor Sedat Peker’in bir eli bozkurt’ta bir eli Rabia’ya kalkmış hali. Peki kriminal bir bedende buluşan bu iki elin temsil ettiği iki çizgi makro ölçekte hangi bedende buluştu? Asıl önemli olan soru budur. Birbirinden uzak iki ideolojinin, birinin sahiplik, diğerinin ise kulluk üzerinden yapıştığı hamasi ve kazançlı beden kuşkusuz “devlet”tir. Birinin putu ile ötekinin aleti aynı çıkınca devlet nam bedende tevhid mümkün olmuştur. (Yeni Yüzyıl)

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89