• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 15 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 19 °C
  • Berlin 9 °C

Boş Gürültü

Ersin Tek

Başımızın üstünde menfur bulutlar dolanıyor durmadan, kutsal değerler adına, ideoloji adına, demokrasi adına,  vatan adına, millet adına, gelecek adına...

Anlamını resmi tarihten, rengini kandan, gerçekliğini siyaset ve yalandan alan her söz, her yüz, profan bir kılıca dönüşüyor ve sallanıp duruyor başımızın üzerinde.

Her şey sıradan bir efsane, olağan bir hikâye, basit bir enstantane, fuzuli detay oluyor.           

Ve katiller elini kolunu sallaya sallaya aramızda geziniyorlar. Şehirlerimiz yerle bir oluyor. Masum insanlar ölüyor. Sokak ortasına düşmüş bedenler çürüyor. İnsanlık çürüyor. Kimse bir şey yapmıyor. Vicdanları sızlamıyor. Vicdan azabı çekmiyorlar.

Var mı ki vicdanları? Hiç sanmıyorum.

Bir ideolojin veya dünyevi iktidarın dar sınırlarında savaşan hamakat erleri sadece…

Dava ne idi? Kutsallık nerede başlar nerede biterdi?

Ne çabuk unuttular ilahî kelamı; masum insanların kanın döküldüğü yerde biterdi kutsallık ve kutsallıkla birlikte her şey; dinler, ideolojiler, davalar, fikirler, görüşler, doktrinler…

Memleket cinnet geçiriyor, cehennemin eşiğinde duruyor. Bir uçtan bir uca politik hatlar dolanıyor, dillerde ırksal intiharlar, manevi ölümler, kırık kalpler…

Sahip olma arzusu, çürüme gerçeğini getiriyor. Sonunu hırs duygusundan alan bir zincirleme etki. Bu eylemin ateşleyicisine gelince, bir sır, bir muamma, bir imtihan…

Tarihin tekerrür ettiği zamanlar ve siyasetçilerin nifak tohumları ektiği gösteriler çoğalıyor etrafımızda.

Ne adına?

Hiç.

Evet, bir hiç adına. Kendilerine kalmayacak bir dünya adına…

Karanlık bir uçuruma yuvarlanan bir hırs, bir kandırılmışlık sadece.

Güruh yürüyüşü ve faşizmin hipnozu sayıyoruz bütün bu yaşananları.

Bir roman kahramanının sözlerine/sitemine benziyor yaşadığımız bu şeyler:

‘‘Benim ülkemde insanlar kafiyeli ve secili sözleri, vezinli hamasi şiirleri severler. İşte bakın, anlamı olmayan bir sözü sırf kafiyeli diye nasıl da tekrarlayıp duruyorlar! Sonuç şu ki, eğer iktidardaki kişi halkın kendisini sevmesini istiyorsa, hemen kendisiyle ilgili yeni sloganlar üretecek bir merkez kurmalıdır. Fakat bu sloganların şiire benzemesi şarttır. Çünkü biz şiiri seven bir milletiz, hatta şiire benzeyeni de severiz, sözün içeriğine bakmadan belki ile de yetinebiliriz.’’

Sonra bir başka kısmımız “Kahrolsun faşizm” diye bağırıp duracak. Nerdeyse yüzyıllardır faşizme kahredip duruyoruz hep birlikte ama kahrolmuyor faşizm ve biz kahrettikçe faşizme, büyüyor faşizm. Sonra, yıllarca “Kahrolsun dış mihraklar/emperyalizm” diye bağırdık ki hâlâ bağırıyoruz ama biz kahrettikçe dış mihraklar/emperyalizm de büyüdü, aldı başını gitti ve gidiyor.

Geriye kalan, kan ve iktidar oyununda boğulan sloganlar...

Ve yarın yine birileri, “Susma, sustukça sıra sana gelecek” diyerek çıkacak karşımıza. Ama nafile! Sussak da susmasak da sıra bize geliyor. Konuşsak, suç oluyor, sussak suç. Yürüsek kabahat, yürümesek kabahat... Orta yolu yok. Varsa bile bize göre değil. Uymuyor. Kan uyuşmazlığı.

Asırlar geçti, zamanın ruhu değişti ama sloganlarımız değişmedi. Bu noktada kelimeler fahişe, kavramlar arsız, sloganlar ahmakça…

Değişen bir şey yok. Yine zor günlerden geçiyoruz. Bitmiyor. Bitmeyecek. Sinirler gergin olduğu kadar keskin. Her an birilerinin kanına girilebilir ki hiçbir kana dokunulmazdı kitabımızda. Her kan/can, masumdu bir çocuk gibi, kutsaldı ekmek gibi.

Kutsal olan her şey ayaklar altında şimdi. Bu vebal her geçen gün büyüyor…

Konuştukça küçülen kalabalıklar ve sustukça büyüyen insanlar. Nicelin hesapsız-kitapsız değer yitimidir bunlar. Olan çoğunluğa oluyor, her zamanki gibi. Çoğunluğun adına yapılıyor bütün bu kanlı ve yanlış hesaplar, savaşlar, ölümler, yıkımlar, gürültüler…

Bu makalede yer alan görüşler yazara aittir

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89