• BIST 89.466
  • Altın 146,241
  • Dolar 3,6463
  • Euro 3,9145
  • İstanbul 21 °C
  • Diyarbakır 15 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 21 °C
  • Berlin 14 °C

Bomba gibi demokratikleşme paketi

Abdülkadir Selvi

2015 ile birlikte seçim sürecine de girildi.

AK Parti’de, seçimlere yönelik olmak üzere biri Beşir Atalay’ın, diğeri Mustafa Şentop’un başkanlığında iki ayrı komite kuruldu.

AK Parti bu seçimlere başında Erdoğan olmadan girecek ama Türkiye’nin Erdoğan’sız bir seçim yapabileceğini sanmıyorum. Kongrede seçilerek gelen ama çalışkanlığı, entelektüel birikimi ve temiz geçmişi ile AK Parti tabanı tarafından kısa sürede benimsenen Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ilk seçim sınavı olacak. Şu ana kadarki kamuoyu araştırmaları olumsuz bir işaret taşımıyor. Tam tersine, Davutoğlu, Erdoğan uyumu bir sinerji meydana getirdi ve “Ahmet Hoca” AK Parti tabanında farklı bir heyecana neden oldu.

2014 yılının son MYK ve MKYK toplantılarında Başbakan, 2015 seçimlerine bir seferberlik duygusu içinde hazırlık yapılması talimatını verdi. AK Parti’nin 2015 seçimlerinde hedefi Anayasa'yı değiştirecek bir çoğunlukla iktidar olmak.

Dünyada tüm partiler seçimlere iktidar olmak için girerler. Bunun tek istisnası var. O da “CHP.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile gazeteci Bekir Coşkun arasında geçen konuşma bu noktaya ışık tutuyor.

“Geçenlerde bir yemekte bir araya geldik Kemal Kılıçdaroğlu ile. Ben Kemal Bey’e, ’Seçimde şansınız var mı?’ diye sordum. ’Yok’ dedi. Kendisi dedi bunu. ’Biz iktidar oluyoruz diyebilir misiniz’ dedim. ’Diyemem’ dedi.

Genel Başkanı’nın dahi seçimi kazanacağına inanmadığı bir partinin adı CHP... Aksi olsa buna en çok Kılıçdaroğlu şaşıracak.

Bekir Coşkun da aynı kanaatte.

“Kemal Bey kazanırsa, en çok kendisi şaşıracak! Uzun süre inanamayacak! Şok filan geçirecek hatta.”

Milletimiz sağduyulu. Engin tecrübesiyle Kemal Bey’e şok geçirtecek bir sonucu yaşatmayacak.

Zaten CHP umut vermediği için siyaset mühendisliği yine devrede. Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başında kalması lazım. Çünkü Alevi oyları banko. Eğer Alevi oyları bir tereddüde düşerse CHP’nin durumu vahim. Sanki Baykal bir kaset darbesiyle niye tasfiye edilip Kılıçdaroğlu getirildi.

Seçimlerde en büyük hedefleri, AK Parti’nin Anayasa'yı değiştirecek bir güçle gelmesini önlemek.

Bunun için AK Parti karşıtı cepheyi CHP ve MHP etrafında toplamaya çalışıyorlar.

Cumhurbaşkanlığı seçimindeki çatı, farklı bir şekilde inşa ediliyor.

Bunun ilk adımı CHP-HDP ittifakıydı. Ancak Kandil’in parti olarak seçimlere girilmesi kararıyla bu formülün şansı şimdilik azaldı. Şimdilik diyorum çünkü Kandil’in parti olarak seçimlere girilmesi kararına rağmen İmralı’nın, ”Kamuoyu araştırması yaptırdınız mı? Barajı aşacağınızdan emin misiniz?” diye sorduğu ve bu işe kafasının pek yatmadığı söyleniyor. Öcalan henüz son sözünü söylemiş değil.

Ayrıca bakarsınız konjonktür değişir, CHP-HDP seçim ittifakı yeniden ısıtılır. HDP ile ittifak zayıflayınca CHP’nin etrafında mıntıka temizliği devreye girdi. İlk iş olarak TDH’yi canlandırmak için kolları sıvayan Mustafa Sarıgül’ün ipi çekildi.

Şişli Partisi, Şişli Belediyesi üzesinden tasfiye ediliyor. Hem de Mustafa Sarıgül itibarsızlaştırılarak.

Şişli Belediyesi dosyası yargıya taşındı. Biz bundan sonra Mustafa Sarıgül’ün seçimlere girmesine değil, başka şeylere tanık olabiliriz. Şişli dosyası çok can yakacak.

Baskı var. Parayla adam tutup, çocuklarını öldürtme tehdidi var. Hayri İnönü ve eşine ölüm tehditleri var. Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü’nün elinden zorla istifa mektubunun alınması var. Şişli Belediye Başkanı’nın eşi Nazlı hanımın ölüm tehditleri yüzünden günlerce evine gidememesi var.

Bu iş, ”Altı üstü Şişli” diye geçiştirilebilecek bir olay değil. Demek ki ellerine fırsat geçse Türkiye’yi de Şişli’deki gibi yönetirler. CHP’de, İsmet Paşa’nın torunlarına bunu yapanlar millete ne yapmaz.

Mustafa Sarıgül direnmeseydi, böylesine itibarsızlaştırılarak tasfiye edilir miydi emin değilim.

Bir başka siyaset mühendisliği ise MHP etrafında şekillendiriliyor. MHP ile BBP’nin seçim ittifakının eli kulağında olduğu söyleniyor. BBP’ye seçilecek yerlerden üç olmak üzere 10 milletvekilliği sözü verildiği konuşuluyor. Bütün çaba SP’yi de bu ittifakın içine katmak. SP ise seçimlere kendi adı ve amblemiyle girmekte kararlı. Bu durumda yeni bir formülden söz ediliyor. Paralel yapının kurdurduğu tabela partilerinin SP tabelası altında seçimlere girmesi.

Amaç AK Parti’ye ne kadar zarar verdirilirse verdirmek.

Becerebilirlerse, hedefleri bir CHP-MHP koalisyonu...

Başbakan Davutoğlu, ”Topunuz birden gelin” diye boşuna meydan okumadı. Yerinde bir çıkış. Yel kayadan ne aparır. AK Parti, Erdoğan-Davutoğlu birlikteliğini seçim sandığına taşıdığı sürece sorun olmaz. Küçük hesaplar uğruna Erdoğan-Davutoğlu uyumuna verilecek zarar, bu ülkeye ve AK Parti’ye yapılabilecek en büyük kötülük olur.

Bu arada kulis bilgilerinin bir kısmını sona sakladım.

Başbakan Davutoğlu iddialı bir Avrupa turuna çıkıyor. 21-24 Ocak tarihleri arasında Davos’ta olacak. Tayyip Bey’in, ”Onu minute” çıkışından sonra AK Parti Davos’a ilk kez Başbakan düzeyinde katılacak. Davos, “Dünyanın geleceğini değiştirebilecek teknolojileri” konuşacak. Başbakan’ın, dünyanın geleceğinin sadece teknoloji ile değil, adaletin tesisiyle değişmesi gerektiği tezini işleyeceği entelektüel derinliği olan bir konuşma yapacağından eminim.

Davutoğlu, 2015 yılını Türkiye için, ”Avrupa Birliği yılı” yapmakta kararlı. Bu amaçla Almanya, İngiltere, Fransa ve Belçika’ya gidiyor.

Tabii ki eli boş gitmeyecek.

Çözüm süreci ve Alevi vatandaşlarımızı ilgilendiren çok güçlü bir demokratikleşme paketi geliyor. Hem de uzun olmayan bir sürede açıklanacak.

Bomba gibi(!) bir demokratikleşme paketi...

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89