• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 5 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 5 °C
  • Berlin 6 °C

Bölücülük

Mümtaz er Türköne

Her şeyin değiştiği zamanlarda bile alışkanlıklar kolay değişmiyor. 

Dünya tepetaklak oluyor. Altı üstüne geliyor. Değişmeyen alışkanlıklar, gerçekte maksadın tam tersini temsil etmeye başlıyor. Israra ve inada bakıp şaşırıyorsunuz. Soruyu doğrudan şöyle soralım: Türkiye’nin birliğini ve bütünlüğünü MHP ve CHP mi; yoksa 63 Akil Adam mı temsil ediyor? Bu ülkenin toprağını, halkını, devletini tek parça halinde tutan güç kimin ellerinde? İki eliyle zıt kutuplara doğru hamle eden atları dizginlemeye çalışanlar kimler? Ya gözü kapalı atları doludizgin koşturup, tam dönemeçte savurmaya yeltenenler?

Profesör Şükrü Sina Gürel, benim Mülkiye’den hocamdır. Kibar, ince bir adamdır. Rahmetli Ecevit’in ekolünden centilmen bir politikacıdır. Habertürk’te canlı yayında aramızda inanılmaz bir diyalog geçti. Ben, maksadın ülkeyi tek parça halinde tutmak olduğunu, bunun için yerele yetki devrinin gerektiğini savunuyordum. Ulus devlet yapısına zarar vermeden, bunun mümkün olabileceğini örnekler vererek anlatıyordum. Hoca kestirip attı: Ulus devlet yapısını devam ettirebilmek için problem çıkartan kısımdan vazgeçilmesi gerektiğini öne sürdü. Kısaca, Güneydoğu’yu kesip atalım, yeter ki ulus devlet bu haliyle devam etsin. Bu bir görüş; maalesef yaygın bir görüş. Mantıklı bir tarafı yok; daha çok duygusal tepkileri yansıtıyor. “Çözüm” diye diye, karşı çıkanları ısrarla sıkıştırdığınız zaman “al sana çözüm” faslından karşınıza bu çıkıyor. Özellikle milliyetçiliğin arkasına saklananlardan.

Bugün Türkiye’nin ayrılıkçı terörden kaynaklanan bölünme problemi kalmadı. PKK, 29 yıl kan dökerek ve döktüğü kan etrafında düşman kamplar oluşturarak Türkiye’yi bölmeye ve Güneydoğu’da bağımsız bir devlet kurmaya teşebbüs etti. Başarılı olamadı ve bu hevesinden vazgeçti. Başarısızlığını ve ayrılıkçılıktan vazgeçtiğini açık bir şekilde itiraf ediyor. Bugün vardığımız yerde, Türkiye’nin yakın, ciddi bir bölünme tehlikesi mevcut değil. Tersine, Musul’un (Kuzey Irak) Türkiye sınırlarına dahil edilme tezi gündemde ve ciddi olarak tartışılıyor. Terörün canımızı yakan gölgesi zihnimizin üzerinden kalktıktan sonra, kimin gerçekte ne düşündüğü daha kolay anlaşılıyor. Bağımsız Kürdistan emeli, Güneydoğu’dan % 5’i geçen bir desteğe sahip değil. İlk defa Bağımsız Kürdistan’ın, Kürtlerin Türkiye’nin batısından, kuzeyinden vazgeçmeleri anlamına geldiğini idrak etmeye başladık. Kim niye vazgeçsin? Terörün sona ermesi, huzur ortamının gelişmesi en çok Kürt vatandaşlarımızı mutlu ediyor. Neden? Herkes işine gücüne bakacak. Çoluğunun çocuğunun rızkı ile meşgul olacak. Can emniyetine ilave olarak barışın ve huzurun getireceği kazanç parmaklarımızla dokunabileceğimiz kadar yakında duruyor. Kimse bölünmek istemiyor; tersine bölmeye kalkanlara itiraz ediyor.

Kürtçe’nin yasaklanması gibi onur kırıcı asimilasyon politikaları yüzünden Türkiye’nin bölünmenin eşiğine geldiğini bugün daha iyi kavrıyoruz. “Çözüm” lafı ortaya düştüğü anda, Kürtlerin bakışı nasıl değişti? Üstelik bu laftan başka “çözüm” adına söylenen hiçbir şey olmadığı halde. Sonucun tartışma götürür bir tarafı yok. Türkiye birliğini, bütünlüğünü yeniden tesis ediyor.

Bugün itibarıyla Türkiye’nin Kürt ayrılıkçılığından kaynaklanan bir bölünme tehlikesi kalmadı. Deveye hendek atlatmayı talep eden de yok. Kürtler farklı dilleri ile eşit ve saygın vatandaş olacaklar. Bölücülük, bu eşitlik talebine karşı şimdi Türkiye’nin batısından geliyor. “Türk’ü üstün tutma” gayretleri etrafında bir bölücülük yükseliyor. Kimse kimseyi kandırmasın: Türk’ü üstün tutmaya kalkan da yok. Sadece birileri “Türk”ün arkasına saklanarak imtiyazlarını sürdürmeye çalışıyor.

CHP’de giderek büyüyen çatlak, bu imtiyazları sürdürme çabasının eseri. Türkçülük CHP’ye mi kaldı? Tek başına CHP’de yaşanan ayrışma bile, bölücülüğün kaynağında “Türk hassasiyeti” olmadığını, Türklüğün istismar edildiğini gösteriyor. Göreceksiniz: Kürt’ten bölücü çıkmadığı gibi Türk’ten de çıkmaz.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89