• BIST 109.330
  • Altın 155,771
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 6 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 16 °C
  • Berlin 1 °C

Bizim oğlan bina okur

Mesut Yeğen

Bizim oğlan bina okur, döner döner yine okur. Türkiye devletinin Kürd meselesi mesaisini iyi resmeden deyimlerden biri bu olsa gerek. Belli ki, Türkiye devleti Kürd meselesi mesaisinde aynı enstrümanlara başvurup aynı sonuçları almaktan, benzer işleri yapıp, başa dönmekten sıkılmışa benzemiyor. Kürd vekillerin dokunulmazlığını kaldırmak işinde olduğu gibi. Türkiye devleti yirmi sene önce denediği ve bugünkü Meclis kompozisyonunun işaret ettiği üzere hiçbir netice vermemiş vekil dokunulmazlıklarını kaldırmak enstrümanını bugün bir daha kullanmak istiyor. 

Peki nerden icap etti dokunulmazlıkları kaldırmak ve Ak Partililerden, MHP’lilere, MHP’lilerden CHP’lilere neden bu kadar heveslisi var? Daha düne kadar siyaset alanının genişletmekten söz eden Ak Partililerle, yine daha düne kadar Erdoğan’ın her ak dediğine kara diyen CHP’yi ve tabii ki MHP’yi siyaset alanını daraltmak üzere yan yana getiren sebep ne olsa gerek? Kimi HDP’li vekillerin ‘kabul edilemez işleri’ cevabı pek makul değil çünkü söz konusu ‘kabul edilemez işleri’ HDP’liler ilk kez bugün gerçekleştirmiş değiller. HDP’li vekiller bildiğimiz HDP’li vekiller.

HDP’li vekillerin dokunulmazlığı kaldırılmak isteniyor çünkü şimdilerde Ak Parti’nin de içine yerleştiği ve az da olsa rengini değiştirdiği Türkiye müesses nizamı 7 Haziran seçim sonuçlarının ardından ortaya çıkan ve etkileri 1 Kasım’a da sarkan siyasi durumu iptal etmek istiyor. Malum 7 Haziran seçimleri neredeyse bütünüyle Ak Parti’yle merkezinde Kürd hareketinin olduğu HDP arasında bir seçim olarak tecrübe edildi ve çıkan netice şunu gösterdi: Merkezinde Kürd hareketinin olduğu HDP, böyle giderse CHP’nin yerini alabilir ve sistemin bu zamanlardaki partisi olarak Ak Parti’nin esas alternatifi olabilirdi. 7 Haziran’dan beri Türkiye siyasetinde olan biteni bu genel sonucu iptal etmeye dönük çabalar olarak görmek gerekiyor. Erdoğan’ın 1 Kasım’daki muhteşem dönüşü, MHP’nin Ak Parti’nin peşine takılması, CHP’nin HDP’den cüzzamlıymışçasına uzak durması, hepsi bu genel çerçevede mana bulan işler.

Demek istediğim şu: Türkiye müesses nizamı birkaç aydır bütün enerjisini 7 Haziran’la beraber ortaya çıkan siyasi tabloyu değiştirmeye hasretmiş durumda ve bugün peşine düşülmüş dokunulmazlıkların kaldırılması işi de bu genel sürecin Kürdlerle ilgili kısmı. Müesses nizam birkaç aydır Ak Parti’ye, MHP’ye, CHP’ye diyeceğini dedi şimdi de HDP’ye müzahir kitlelere bir şeyler diyor. Dediği de basit: bu HDP olmaz diyor, birkaç aydır bu PKK olmaz dediği gibi.

Lakin, hem yirmi sene önce benzeri işler yapıldıktan sonra olan biten, hem de bugün HDP’ye ve BDP’ye yönelik sindirme işlerine rağmen kamuoyu yoklamalarının HDP’ye dönük teveccühün öyle aman aman azalmadığını gösteriyor oluşu şuna işaret ediyor: Dokunulmazlıkları kaldırmak, yirmi sene önce olduğu gibi, bugün de semptomla mücadele, semptomun tedavisi olmanın ötesine gidemeyecek. Şunu kast ediyorum: HDP’li vekillerin kabul edilemez bulunan, kamuoyunda infial yaratan tavırları HDP’li vekillerin gıcıklık olsun, arıza çıksın diye yaptığı işler değil, Kürd meselesinin fıtratından kaynaklanan işler. Dolayısıyla da dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla izale edilecek işler değil. İzah edeyim.

Hep beraber farkındayız ki, evet ortada hepsi ayrı birer tüzel şahsiyeti haiz HDP, DBP, DTK vd. yasal ve PKK, KCK gibi yasal olmayan siyasi örgütler var ve lakin bunların hepsi aynı havuzun, aynı vasatın, Kürd meselesi havuzunun, Kürd meselesi vasatının unsurları. Böyle olması hasebiyle de bütün bu örgütler arasında temaslar, geçişlilikler, etkileşmeler var, bu açık. Dolayısıyla da HDP’li vekillerin “Meclis’te PKK’ye yer yok” tepkisiyle karşılanan kimi tasarruflarının ardında da, dediğim gibi, söz konusu vekilliklerin “maksat gıcıklık olsun, maksat arıza çıksın” türünden tutumları değil, söz konusu havuzun paylaşılmasından kaynaklanan davranışlar, tavırlar, jestler var. Bu da şu demek: Kürd meselesi orda durdukça ve Türkiye seçim işlerinden vazgeçmedikçe Türkiye Meclisi’ne gelecek vekillerin bir kısmının yapıp ettiklerinin infial yaratmaya devam etmesi ihtimali büyük.

Bizim oğlanın binayı, grameri halletmesinin zamanı geldi, geçiyor. (basnews)

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89