• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır -5 °C
  • Ankara -8 °C
  • İzmir 4 °C
  • Berlin -2 °C

Bizim en büyük derdimiz

Hamid Omeri

Kürt yazar Fawaz Husên beni derinden sarsan o muthiş anlatımında; Parisabad adlı romanında karekterine şunu söyletirken hiç gergin değildir ama dertlidir. Allahın oğlu İsa olarak adlandırdığı karakteri, Paris metrosunda, doğduğu ve büyüdüğü kent olan Amudê ile yaşamaya çabaladığı kent Paris bağlamında iki kültürün arasında gelip giderken kendisi ve dolayısıyla okuyucusu ile şunu paylaşır; “Bizim en büyük derdimiz ve hastalığımız unutmaktır.

Noktadan sonrası elbette daha görkemlidir ve daha bir heves ve hayale yatkındır ancak kitap sayfalarında okuyucusunu beklemek o sözlerin kaderidir diye düşünüyorum. Bu nedenle fazlaca bulandırmaya, alıntılamaya hakkım olmadığına inanıyorum.

Benim üzerinde durduğum ve beni bir kez daha içine çeken o savruluş o hastalık ve o derttir. Yazarın da kederlenerek bahsettiği o hepimizin içinde köklerini salmış olan bulaşıcı hastalık. İnsanı gam ve kedere sürükleyen bu dert sadece bir insanın ya da bir milletin derdi de değildir. Bilebildiğim her insanın derdi dolayısıyla insanlığın derdi.

‘Her zorluğun arkasında bir kolaylık vardır’ düsturundan sonra sahiden geliveren kolaylıkla birlikte her nedense bir bakıma ya da bir ölçüde rahatlığı bulan insan o zor anları ya da o zor anlarda yaşananları unutur. Kendisini yitirircesine önündeki derin suya atlar ve bir daha hiçbir şeyi hatırlamaz olur. Hatırlamak istemez, hatırlamaz.

Zalimler efendi olur, unutur. Efendiler zalim olur,  unutur. İnsanlar parçalanır, unutur. Çocuklar kurşuna dizilir, unutur. Kendileri gibi düşünmeyenler hain olur, vurulur, unutur. Bir ‘orak’ bir Ceylanı parçalar, unutur. Kadınlar bir yola çıkar ve o yoldan neşe ile dönerken vurulur, unutur. Bombalar katırları da çocukları da yerden göğe savurur, unutur. Bir otobüs camından gencecik bir kadın ateşe verilir, unutur. Şehir ateşe verilir, yollar kapanır, unutur.

Ders almaya giden çocuk eve dönmez, unutur. Ders alan çocuğun şefkat gözü, kendine verilmeyenleri kendine verilmiş sayar, unutur.  Yüzüstü sürünür, unutur. Kar üstünde terletilir, unutur. Derin bir vadide, derin bir çukurda da inler, unutur. Meydanda bir ömür boyu sürecek bir toros yolculuğunun peşine düşer, unutur.

‘Sizden öncekilerin yaşadıklarını görüp akledin’deki gibi de değil bu mesele. Çünkü bütün bu yaşananları bir başkası değil, bütün bu olanları biz yaşadık. Yaşları bir anda büyütülüp idam sehpasına sürüklenenleri biz gördük.

Beraber kaldığımız, beraber büyüdüğümüz arkadaşlarımızın ve ağabeylerimizin cami avlularında Allahuekber nidalarıyla öldürüldüğüne biz şahit olduk. Sevdiklerimizin kemiklerinin villa bahçelerinden çıkarıldığını biz gördük.

Gördükçe gözlerimiz karardı…

Gördükçe utanmaya başladık insanlığımızdan.

Gördükçe utandık nasıl hala kardeş olduğumuzdan.

Gördükçe haya ettik nasıl hala bir arada yaşamayı başarıyor olduğumuzdan.

Gördükçe gönüllerimiz taş kesildi.

Gördükçe utanmaktan bıkıp unutmaya başladık.

Gördükçe hislerimizi bir bir kaybetmeye başladık. Önce duymamaya başladık, işitemez olduk sesleri. İnleyen, işkence altında olan, çocuğu, genci, yaşlısı, kadını, erkeği, askeri, gerillası bir başına memleketin haykıran sesini işitemez olduk.

Her tarafta kan görünce artık göremez olduk, görmek istemedik. Her tarafta yaş görünce, her tarafta yas görünce göremez olduk, annesiz, babasız çocukları, çocuksuz anne ve babaları.

Kulaklarımızı yitirdik, gözlerimizi yitirdik. Yanan cesetlerden etrafa yayılan o kesif kokuyu almamak için çoktan maskeler yapmıştık zaten kendimize.

Ama düşünüyorum da bütün bunlara rağmen hala çalışan ve güm güm atan bir kalbimiz var. Onu henüz kaybetmedik ve hala her şey mümkün.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89