• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 24 °C
  • Diyarbakır 33 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 23 °C
  • Berlin 14 °C

Bizde olup onlarda olmayan

Aslı Aydıntaşbaş

Benden söylemesi: Orta Doğu’da “dehşet” bir döneme girdik ve önümüzdeki 3-4 yıl sular durulmayacak.

İsrail ve Hamas arasındaki mücadele, etrafımızdaki alev topunun sadece medyatik başlığı.

Ya Suriye’de 3 yıldır devam eden ve neredeyse 200 bin kişinin öldüğü savaş?

Peki ya her tarafımızı saran mezhep savaşı? Şii-Sünni çatışması, Suriye, Irak, Yemen ve Lübnan’ı yedi yuttu. Bu 4 ülke de “yönetilemez” durumda.

17’inci yüzyılda Katolikler ve Protestanlar arasındaki savaşlar, 30 yıl sürmüş, Avrupa ülkeleri savaşmaktan bitap düşmüştü. Artık iPhone çağındayız. 30 olmasa da 3-5 yılı kafadan yazın.

3 semavi dinin beşiği olmakla övünen Orta Doğu’da küçücük çocuklar, sadece dinleri veya mezhepleri yüzünden öldürülüyor...

Sınırlar değişiyor, sınırlarımızda yeni ülkeler doğuyor. Bunlardan biri, önümüzdeki birkaç yıl içinde bağımsızlığını ilan etmesi beklenen Kürdistan; diğeri ise Felluca’dan Suriye çöllerine kadar uzanan Hilafet devleti. Her ikisi de bölgedeki dinamikleri ve hayatımızı etkileyecek. Her ikisi de kalıcı olacak.

Devam edelim... Yukarıda Rusya, Sovyet İmparatorluğu’nu kurmak için kolları sıvadı. Kırım’a el koydu, Ukrayna’yı rahatça ikiye böldü ve kimseden korkusu yok. Kimsenin de karşısına çıkma cesareti yok.

Avrupa kendi halinde. Rusya’nın karşısında, organik tarıma kafayı takmış ve bu gezegendeki rolü konusunda ciddi kafa karışıklığı yaşayan bir ABD var. Amerika zayıf değil ancak zayıf iradeli. Kendi kabuğuna çekilmek istiyor; “Yiyin birbirinizi” diye olan biteni uzaktan seyretmek istiyor.

Hal böyleyken, sadece Putin değil, gezegenin farklı köşelerinde farklı güçler yükseliyor. Soğuk Savaş sonrası herkese dayatılan Demokrasi/Serbest Piyasa ikilisi, yerine daha iyi bir şey konamadan çöktü. Otoriter ve popülist liderler bu sahipsiz ortamda daha rahat dizginleri ele alıyor.

Soğuk Savaş’ın bitmesiyle çift kutuplu dünyadan tek kutuplu dünyaya döndük; şimdi ise her bölgede farklı derebeylerinin çıktığı Westfalia barışı (1648) öncesini andıran bir başıboşluk var.

Diyeceğim; işler aslında sandığınızdan çok daha kötü. Dünya ”kaotik” bir döneme girdi ve 350 milyonluk Arap coğrafyası yakın gelecekte istikrar görmeyecek gibi...

Türkiye ise hâlâ umutsuz değil; tam tersine Müslüman dünyasına kıyasla şanslı durumda. Her şeye rağmen iç barışı yakalama ihtimali var; nispeten istikrarlı. Demokrasideki tüm eksiklere, yükselen otoriterlik rüzgârına rağmen, sokaklarda oluk oluk akan kin yok. Beyrut, Tel Aviv, Gazze, Kahire, Şam, Musul sokakları, nefret ve gözyaşına boğulurken, bizde hala bir arada yaşama arzusu var.

Farklı kulvarlardan, ideolojilerden, mezheplerden insanlar yan yana duruyor, konuşabiliyor, ortak yaşam kuruyor, birlikte çalışıyor, siyaset yapıyor, şarkı söylüyor, aşık oluyor....

Siyasete rağmen, siyasetçilere rağmen durum bu. Bizde olup onlarda olmayan, sağduyu ve bir arada yaşam tecrübesi. Değerini bilelim.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89