• BIST 90.182
  • Altın 147,082
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • İstanbul 11 °C
  • Diyarbakır 10 °C
  • Ankara 7 °C
  • İzmir 12 °C
  • Berlin 16 °C

Birlikte dans edelim mi?

Yıldıray Oğur

Dolmabahçe Sarayı’ndaki "Dünya İslam Bilginleri Barış, İtidal ve Sağduyu İnisiyatifi” toplantısı için İstanbul’a gelen 32 ülkeden İslam âlimine konuşan Cumhurbaşkanı adaylarından biri şöyle dedi:

“Mezhebine bakarak zalimin zulmüne rıza göstermenin dinde yeri yoktur.”

“Örgütler kuruluyor, kendilerine birtakım isimler veriyorlar. Bunlar gidiyor Müslüman kardeşlerini katlediyorlar.”

“Bu toplantıyı bir öz eleştiri toplantısı olarak görmek istiyorum. Nerede yanlışımız var?”

Yanlış tahmin Ekmeleddin Bey, değil. O porselen değil, plastik tabaklarla iftarını yaptı yine.

Doğru cevap: Dün diğer cumhurbaşkanı adayı Demirtaş’ın tutum belgesindeki güzellik yarışmalarından apartma dünya barışı mesajları dışındaki ender dış politika cümlelerinden birinde “Orta Doğu'da kendisini mezhep çatışmasını körüklemek ve IŞİD gibi örgütlerden medet ummakla var etmeye çalışan Türk dış politikası…” diye suçladığı Erdoğan.

İyi ki Demirtaş’a gazeteciler, Türkiye’nin IŞİD’i desteklediğinin kanıtı nedir diye bir soru sormadılar. Sormazlar onlar da bundan eminler çünkü. Ciğercide çekilmiş fotoğraflar, PKK medyasının el emeği göz nuru olan defalarca Meclis’e dahi getirdikleri bakanın valiye arz ettiği İçişleri Bakanlığı genelgeleri, Dışişleri Bakanlığı’nın “PKK’nin” bile dediği belgeler var nasıl olsa. Bir süre önce o amatör malzeme mahcup bir şekilde dolaşımdan kaldırıldı aslında.

Şimdilerde Kobane’de İŞİD-YPG arasındaki çatışmalar dolayısıyla hem Türkiye hem Barzani IŞİD’e destekle suçlanıyor bol bol. IŞİD’çiler Türkiye sınırından giriyor, yaralıları ambulanslarla Türkiye’deki hastanelere taşınıyor. KCK “Barış süreciyle IŞİD’e destek birlikte gitmez” diye bir açıklamayla Türkiye’yi uyardı bile.

Yine de kibar bir açıklama sayılır o. Düşünsenize, PKK’yla ateşkes halindeyken Anadolu’nun ortasında bir asker, bir polis ve bir vatandaşını öldüren, biri başkonsolos 48 vatandaşını rehin alan bir örgüte, başka bir taraftan destek veren bir ülkeyle barış masasına oturulur mu?

Adrenalin düşkünü değillerse, anında kalkmaları gerekirdi o masadan. Ama nedense onu da yapmıyorlar. Belki de “İşte İŞİD-Türkiye ilişkisinin belgesi” diye ciğercide çekilmiş fotoğraflar paylaşan gazetecilerine o kadar da güvenmiyorlardır.

Ya da şu haberleri okuyunca kafaları karışıyordur:

“Rojava’nın Kobane Kantonu’na yönelik IŞİD saldırıları devam ederken, 300 kişi Şanlıurfa’da sınırı geçerek YPG’ye katıldı. Sınırdan Rojava'ya geçen yüzlerce kişinin görüntüleri sosyal paylaşım sitelerinde yayınlandı. YPG’ye katılan yaklaşık 300 kişi adına açıklama yapan Ahmet Lale…”

PKK’nın haber sitesinin geçtiği törenle, bayraklarla, meşalelerle bir sınır geçme haberi bu. “Türkiye IŞİD’e destek veriyor” haberlerinin değişmez RT'cisi sanatçı Ferhat Tunç da ordaymış: “Dün gece Kobani sınırında tel örgüleri aşan 300 kişinin YPG güçlerine katılışına tanıklık ettik. IŞİD'e öfke büyüyor.”

YPG’ye 300 kişi törenlerle Türkiye sınırlarından katıldığına ve Türkiye devleti bunu izlediğine göre Türkiye kesin PKK’nın Suriye’deki kolu YPG’ye destek veriyor olmalı.

Destek bununla da sınırlı değil. Okuyalım: “Rojava'nın Kobane Kantonu'da Cıbne köyü direnişinde dün akşam yaralanan 6 YPG'li Urfa'da çeşitli hastanelere sevk edildi. Kobane Sınır Kapısı'ndan ambulanslarla alınan ve biri başından ağır yaralı olmak üzere 5 yaralı YPG'li de Devlet Hastanesi, Urfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanelerine sevk edildiler.”

PKK’ya yakın Dicle Haber Ajansı’nın geçtiği haberdeki hastaneler Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’na bağlı değil mi? Al sana bir kanıt daha.

Bir değil, iki değil. Kobane’deki çatışmada yaralanan PYD’nin silahlı kolu YPG’ye bağlı savaşçıların ambulanslarla alınıp Urfa’daki hastanelerde tedavi edildiği haberleri bir Google uzakta. Sınırdan geçiş görüntüleri de. Hem de öyle tek kare hastanede yatan uzun sakallı Suriyeli fotoğrafını IŞİD komutanı ilan edenlerinki gibi kreatif gazetecilik de gerektirmiyor bu haberler.

T24 sitesinde Hikmet Durgun’un haberinden okuyalım biraz da:

“Son 2 haftadır IŞİD ile YPG arasında Kobane’de yaşanan çatışmalar şiddetlenirken, çatışma esnasında yaralanan YPG'liler Urfa’nın Suruç ilçesine bağlı Mürşitpınar Sınır Kapısı'ndan Suruç Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alınırken durumları ağır olanlar Suruç'tan Urfa'daki çeşitli hastanelere kaldırılıyor. Suriye’nin Kobane kentinin birçok köyünde Irak İslam Şam Devleti (IŞİD) üyeleriyle yaşanan çatışmada yaralanan Yekitiya Parastina Gel'in (YPG) biri kadın üç üyesi tedavi gördükleri hastanede T24'e çatışmayı anlattılar.”

300 kişi törenle sınırdan geçiyor, yaralıları Türkiye’de devlet hastanelerinde tedavi ediliyor. Öyle uzaktan çekilmiş farazi IŞİD’çi görüntüleri de değil bunlar. İsterseniz gidip açık açık röportaj bile yapabiliyorsunuz.

Peki, ya HDP milletvekilinin Meclis’e taşıdığı son iddia ne olacak: “2 Temmuz tarihinde THY’nin 254 sefer sayılı uçağıyla saat 21:10 Tacikistan’ın başkenti Duşanbe’den İstanbul’a 91 Tacik’in IŞİD’e katılmak için Irak’a transfer edildi.”

THY’nin İŞİD’e özel servisi. İstanbul’dan Irak’a transfer de bedava. Uçakta yemek olarak Selefilerin yiyebileceği helal yiyecekler de dağıtılmış mı acaba? Bu arada neden doğrudan Musul’a uçurmamış THY İŞİD'çileri acaba? Yolda biraz da Türkiye’yi karıştırsınlar diye mi? Yaşasın kötülük!

Kaynak Fars Haber Ajansı. Tabii ki İran. Peki onun kaynağı kim? Haberin İngilizcesine ayıp olmasın diye yazmışlar: “Can güvenliği nedeniyle adının açıklanmasını istemeyen bir kaynak.”

Türkçesinde kaynak göstermeye ne gerek var. Zaten Radikal’den CNN Türk’e herkesin üzerine atlayacağı malum.

Kobane için YPG’ye Avrupa’dan katılmaya gelenlerin İstanbul’a Lutfhansa ile mi uçuyor acaba? Peki, Hollanda’dan IŞİD’e katılan 150 kişi KLM ile mi uçtu?

Fars Haber Ajansı’nın orijinal haberinden okuyalım: “Bölge kaynakları, THY’nin yurt dışından Türkiye’ye gelen ve buradan Irak ve Suriye’de tekfirci terör örgütlerine katılan radikal milislerin transferinde önemli rol ifa ettiğini belirtiyor.”

Bölge kaynakları öyle diyorsa kesin doğrudur.

Başka neler diyor acaba bu aralar o bölge kaynakları. Fars Haber Ajansı’nın dünkü haberlerinden birkaç başlık:

“Bu belayı bu milletin başına kimin sardığını hatırladınız mı: Gaziantep halkı Suriyeli sığınmacılara isyan etti.”

“Hopa halkı İHH’nın iftarını istemedi.”

“Türkiye IŞİD petrolünün bir numaralı alıcısı çıktı: Bazı kaynaklar, IŞİD terör örgütü Suriye’den çaldığı ham petrolü Türkiye’ye sattığını ifşa etti.” (İfşa eden Wolrd Tribune diye bi tuhaf Amerikan sitesi.)

ABD senatosu: Erdoğan otoriterleşiyor...

Ve pek çok sayıda (çoğunda Kamalak’tan görüş alınmış) Efkan Âlâ haberi. Bu haber yaşlı başlı bakanlara İran’da "muta nikahı" yapıyor diye iftira atıp, her yerde Acem uçağı, Pers oyunu gören cemaat için gelsin:

“Başbakan Erdoğan’ın Peygamber sevgisi nerede kaldı: Bakan Efkan Âlâ’dan Hz. Muhammed’e hakaret.”

En dikkat çekici haberse neredeyse tehdit içeren şu haber:

“Kürt devleti hayali kuruyordu: Barzani’ye soğuk duş. Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzani'in partisi Kürdistan Demokrat Partisi'nin (KDP) yayın organı 'Attaakhi' gazetesine silahlı baskın düzenlendi.”

İran’ın beyni Kudüs Gücü’nün komutanı Kasım Süleymani çalışıyor. Bir taraftan Esad’ı, bir taraftan Maliki’yi kurtarmak gibi zor bir işi var. En büyük tehlike Barzani’nin Kürdistan’ı ilan etmesi. Türk-Kürt yakınlaşması. Elinin altında Türkiye’de Kürdistan’da partiler, silahlı örgütler, mezhebî gruplar var…

Talabani’nin partisinden Kerkük Valisi Irak Cumhurbaşkanlığı’na adaylığını açıklatıp, Talabani-Barzani cephesine, Türkiye ve Barzani’yi IŞİD’e destek verir gibi gösteren haberlerle de Türk-Kürt cephesine nifak sokma girişimleri sürüyor. Başarılı da oluyor. İran medyası yapımı “KDP-Türkiye Amman’da IŞİD’in Musul’u alma planının konuşulduğu toplantıya katıldı” haberi Özgür Gündem’e manşet bile olmuştu. KDP bu haberi: Acaba siz hangi ülke istihbaratının emriyle Barzani ve KDP'ye düşmanlık yapıyorsunuz?" diye yalanlamakta haksız değil.

Neyse ki iyi haberler de var. Leyla Zana’nın İmralı’da Öcalan’la görüşmesinden bir gün sonra Kürdistan Parlamentosu oy birliğiyle Kobani’ye dayanışma çağrısı yaptı. İmralı’dan gelen mesaj, Leyla Zana’nın girişimleri işe yaradı demek.

Son bir haberle bitirelim. Ankara’daki Erdoğan-Barzani görüşmesi üzerine. Bu kez “Erdoğan ve Barzani’nin destek verdiği” IŞİD’çi Takvahaber sitesinden:

“Eski düşmanlar İslam Devleti'ne karşı birleşiyor! Bir zamanlar, birbirlerine karşı yaptıkları sert açıklamalarla gündemden inmeyen Erdoğan ve Barzani bu defa ortak düşmanları için bir araya gelme kararı aldı.”

Hâlâ birlikte dans etmek istiyor musunuz?

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89