• BIST 109.330
  • Altın 156,222
  • Dolar 3,8688
  • Euro 4,5564
  • İstanbul 15 °C
  • Diyarbakır 10 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 16 °C
  • Berlin 1 °C

Birgün gazetesi, bir tür sol ve aptallık...

Ali Bayramoğlu

Mesele şahsi, ama yazmak kaçınılmaz oldu.

Yazı yazıp, ortada durunca iktidar kavgalarından sıçrayan çamurlar üzerinize gelir. Laf ve kara çalınır.

Sözünü ettiğim sokaktaki insanın ya da okurun ön yargıları değildir, onlar önemli ölçüde masumdurlar...

Rahatsız edici olan, şu günlerde pek sık olduğu gibi, kimilerinin sizin üzerinizden iktidar kavgası yapmaya soyunmasıdır...

Bir de karalama, çarpıtmayı, siyaset, hatta varoluş tarzı olarak benimseyenler vardır... O ahlaken bu işin en düşük şeklidir. Ve o şekle en çok bizim dünyamızda, basında rastlanır...

Pek çok gazete ve gazeteci psikolojik harekâtların gönüllü aracı olurlar, onların tarzını benimser, onlar gibi çalışırlar.

Bu işi iyi yapanlar da vardır, kötü yapanlarda...

Mesela ünlü düşünür Foucault'ya referans veren bir hukuk adamına kara çalmak için Foucault'nun homoseksüel olduğunu manşete çekenler, bunların nispeten kıvraklarındandır...

Kimileri ise yaptıklarını ellerine yüzlerine bulaştırırlar.

Mesela bir dönem Tercüman gazetesinde pek çok liberal yazar hakkında "hedef gösterme serisi" yapan bir "gazeteci kırıntısı", benden söz ederken sosyolog, eski solcu, akademisyen, vs, vs diye sıraladıktan sonra, aynı zamanda müzisyen, gitarist olduğumu yazmıştı.

"ODTÜ Müzik Toplulukları 8. Rock Şenliği'nde yer almış müzisyen, gitarist..." diyordu yazısının hemen girişinde...

Eğlenmiştik... Hayatında eline tek saz almamış, felaket bir kulağı olan biri için müzisyen demek, üstelik bunun yıpratma faaliyetine soyunurken becermek bir ayrı yetenek gerektiriyordu doğrusu...

Sonra iş anlaşıldı. "Kırıntı", Ekşi Sözlük'ten yola çıkmıştı. Ekşi Sözlük'teki Ali Bayramoğlu bölümünde ben vardım, ama milletvekili Ali Bayramoğlu, ünlü rokçu Ali Bayramoğlu da vardı...

Karıştırmıştı bizim "tetikçi"

Gelelim sadede...

Seçim döneminde Birgün gazetesi, malum, kesin "hayır"cı bir politika izledi. Ve 12 Eylül Anayasası'nın değişmesine destek veren, "evet" oyu vereceğini ilan eden yazarlara dair haberler yapmaya başladı.

30 Temmuz tarihli "Solcuları darbecilikle suçlayanlar 12 Eylül'ü nasıl karşıladı" başlıklı bir haberde Nazlı Ilıcak, Ahmet Kabaklı, Rauf Tamer'in 12 Eylül 1980 dönemi yazılarından alıntılar yapılmıştı.

Muhabir, 2001'de ölen Kabaklı'yı da "evet"çi yapmıştı, ama ne gam!

Ve ardından benim adım ve şu alıntı geliyordu:

"Eylül zaferlerinin en sonuncusu olarak 12 Eylül harekâtını kaydetmede fayda var. 12 Eylül dış düşmanlara karşı bir zafer değildir. Ama bir yönüyle ondan daha ehemmiyetlidir."

Ne cümle ama... !

Muhabirin ağzından iştah suları akmış, o şehvetle şüphe duymak, benim asker meselesiyle ilgili tavrımı düşünmek filan aklına gelmemişti herhalde...

Yazı 1982 Eylül'ünde Sızıntı dergisinde, yani Fethullah Gülen hareketinin yayın organlarından birisinde çıkmıştı.

Sordum soruşturdum, yazıyı kaleme alan Ali Bayramoğlu cemaat üyesi bir öğretmendi. Muhtemelen onun büyük dedesinin adı da benim büyük dedeminki gibi Bayram'dı.

Her neyse, Birgün gazetesi işinden, bir okur e-mail'iyle haberim oldu.

Bakıp geçtim...

Ama o yayın kesmedi Birgün gazetesini, aynı haberi 13 Eylül'de internet nüshasına koydular.

Bana gelen e-mailler artmaya, okurlarş, bu doğru mu, diye sormaya başlamıştı. İşin tadı kaçıyordu. Hrant Dink Ödül töreninde karşılaştığım Birgün muhabirine derdimi anlatıp, düzeltme koyun, dedim...

Umurlarında olmadı...

Sızıntı dergisindeki o yazı orijinal haliyle internette dolaşmaya, tartışma konusu olmaya başladı.

Ve bana gelen sorular arttı.

Okurlara tek tek cevap vermek yerine, toplu bir cevap vermek için yazdım bu yazıyı... Ama bir tür solculuğun serancamına da işaret etmek istedim.

Ucuzluk, ahlaki düşkünlük, tetikçilik, düşünme ve anlama boşluğu...

Aptallık teorisini bilir misiniz?

Aptal, aynı anda hem kendisine hem başkasına zarar veren kişidir; dahası, serseri mayın gibi dolaştığı için, önlem alınması mümkün olmayan kişidir.

Yapılacak tek iş, onlarla karşılaşmamayı ve sayılarının azalmasını dilemektir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89