• BIST 107.700
  • Altın 143,977
  • Dolar 3,5286
  • Euro 4,1426
  • İstanbul 26 °C
  • Diyarbakır 37 °C
  • Ankara 26 °C
  • İzmir 32 °C
  • Berlin 24 °C

Bir yol ayrımı görünüyor gibi

Murat Belge

Kürt sorunu düzelme göstermeden sürüp gittikçe ve sürerken Aynur Doğan’ın yuhalanması ve sahneye bir şeyler atılması gibi olaylar da tekrarlandıkça, Türkiye’nin başında bir “Kürt sorunu”ndan çok bir “Türk sorunu” olduğu fikrine aklım yatıyordu. Bu fikrimi bugün de değiştirmiş değilim. Değiştirecek bir şey de olmadı. Anladığım kadarıyla İç Anadolu’nun yiğidoları filan değil, İKSV’nin mutat müşterileri, “Biz kimseden aşağı kalmayız faşistlikte” demişler ve kalmadıklarını kanıtlamışlar.

O fikrimi değiştirmedim, ama bakıyorum son günlerde olanlara ve Kürtler’in “Kürt sorunu”nun da büyümeye başladığını görüyorum. Son günlerde birden yeniden kabaran ölüm listeleri ve bununla birlikte, öyle planlanmış izlenimi veren bir “özerklik” ilânı. Benim yazma günüm gelinceye kadar herkes yazdı bunları, tekrarlamama gerek yok. PKK’nın son derece açık bir “savaşa devam” tavrı aldığı, alanların muhtemelen bütün içinde bir kesim olduğu, bu kesimin gereğinden Öcalan’la köprüleri atmakta artık sakınca görmediği bu söylenen ve benim de katıldığım şeyler.

Hep söyleriz, bu toplum, çok fazla homojen olmayan (çünkü karmaşık yapılı bir imparatorluktan gelen) bir toplumdur ve değişik gruplardan oluşur. Böyle bir yapıda “düşünce” dediğimiz şey fazla bir ağırlık kazanamadığı için insanlar dostlarını ve düşmanlarını doğuştan edindikleri etnik ve dinî ayrım çizgileri üstünden giderek tesbit etmeye çalışırlar. Bu çeşitten “büyük topluluk” adını telaffuz ettiniz mi, örneğin “Türk” dediniz mi, bu, “Türk-olmayan-herkes” karşısında bir topluluk olur ve kendi içindeki ayrımlar bir anda önemsizleşir –yani öyle olduğuna inanırız.

Ama on bir yıldır içinde bulunduğumuz yeni yüzyılda, “düşünce” temelinde bazı oluşum ve gelişimler hayatlarımızı daha fazla etkilemeye başladı. Bugün oturup da baştan sona mantıklı, tutarlı bir “demokrasi” tartışması yapmamız belki hâlâ mümkün değil. Ama o “demokrasi” konusu hayatımızın her ânını ve her köşesini belirliyor.

Demokratik bir hayat yaşamadık şimdiye kadar –buna izin verilmedi. Ama talep artık çok arttı. Bunu isteyenlerle istemeyenlerin arasında mesafe açılıyor, neyin demokratik olduğu, neyin olmadığı, daha iyi anlaşılıyor. Bu tartışma, sonunda, toplumu meydana getirdiğini söylediğim kesimlerin kendi içlerinde de önem kazanmaya başladı. “Türkler” gibi, “Müslümanlar” gibi büyük, topak kesimlere bakın, böyle. Daha küçük grupları ayırıp onlara bakın, gene aynı şey. Bunun böyle gitmeyeceğini görenler, bunun böyle gitmesini istemeyenler bir yanda. Ne yapıp edip statükoyu sürdürmek için çabalayanlar öbür tarafla.

Egemen Kürt politikası, şimdiye kadar, tek-sesli olmaya, hiç değilse dışarıya karşı bu görünümü sunmaya çok önem verdi. Önem verdiği gibi, farklı ses çıkaranı ses çıkaramaz hale getirecek davranışlardan da sakınmadı. Şu son eylemler de bu zihniyeti sorgusuz kabullenenlerin cenahından geliyor sanırım.

Ancak, Kürt halkını temsil etme iddiasındaki bazı kişilerin savaşı ve kanı –ölümü– devam ettirme kararlılıklarını halkın büyük çoğunluğunun benimsediğini ve onayladığını sanmıyorum. Onun için, genel Kürt kamuoyunda, bu sefer Türkler’in değil, Kürtler’in yaptığı işler konusunda eleştirel bir tavır oluştuğunu seziyorum. Çok yeni bir şey de değil bu. Ama çok sessizdi, çok belli belirsizdi; bunlar değişiyor.

Şimdiye kadar etnisitemiz veya dinimiz, sınırımızdı: bütün Türkler bir yanda, bütün Kürtler bir yanda vb. Zaten Türk’ün Türk’ten başka dostu da yoktu. Şimdi, bazı Türkler arasında da Türk’ün dost bulması güçleşti. Sahneye yastık, şişe atan ya da “yuh” diye bağıran Türkler’le bunları yapmayanlar arasındaki ilişki dostane bir ilişki değil. Aynur’u beğenen Türk’le Kürt ise dost olabiliyorlar.

Ama yastık atan Türk’le bomba atan Kürt de, epey süredir, kendilerinin muhtemelen çok da farkında olmadıkları bir ittifaka girdiler.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89