• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır -2 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 7 °C
  • Berlin -4 °C

Bir yarayı dağlamak gibi!...

Selma Irmak

İspanya içi savaşında faşist dikatör General Franco ilk olarak Euskadi yani Bast ülkesini hedef aldı. Franco’nun kuvvetleri Bask ülkesinin tarihi kenti Guernica’yı uçaklarla uzun süre bombaladı. Öyle ki kentte canlı adına tek bir şey kalmadı. İnsan hayvan ne varsa paramparça oldu... Parçalar birbirine karıştı. Bir kent tarihten adeta kazındı. Picasso’nun vahşeti anlatan “Guernica” tablosu faşizme karşı direnişin uluslararası simgesi haline gelmiştir.

Kürtlerin ülkesinin Guernica’sı da Roboski’dir kanımca... Aynı zihniyet, aynı amaçla, özgürlük için ve zulme karşı direnen bir halkın yaşadığı toprakların üzerine uçaklarla korkakça, hunharca, vicdansızca, uzun süre bombalar yağdırmıştır. Hedeflenen bölgede insanlar, hayvanlar, taş, toprak paramparça olmuş, parçalar birbirine karışmıştır... Aşağıda kimi öldürdüğünü çok iyi bilen uçaklar arkasını dönüp, çekip gitmiş, çığlıklara kulak bile asmamıştır. Anneler, babalar, tüm köy halkı, yalın ayak cehenneme çevrilen yere koşmuş 17’si çocuk 34 kişinin parçalarını tek tek toplamış, birbirine kenetlenmiş çocuk ellerini ayırarak, cenazeleri katırlara yüklenmiş ve dünyanın en acılı kervanı yola dizilmiştir. Anneler, kızkardeşler yüzlerini tırnaklarayarak, bağırlarını dövmüş, ciğerlerini parçalarcasına yeri göğü inleten ağıtlar yakmış; babalar, kardeşler, kuzenler mecalsiz dizlerine dayanarak, çaresiz, kervanın peşine katılmıştır.

Bu görüntünün tablosu yapılabilecek mi acaba? Bu tablo, vicdansızlık, insafsızlık ve vahşetin uluslararası sembolü olarak yer alabilecek mi? Olmalı!... Hiç kimse için olmasa bile Kürtler için, vahşetin faşizmin sembolü olmalı!... Bu tablo tıpkı Picasso gibi bu acıyı yüreğinde hisseden bir sanatçı tarafından mutlaka resmedilmelidir.

Roboski’nin üzerinden 1 yıl geçti. Failler hâlâ bulunamadı. Tıpkı geçen 20 yılda faili bulunmayan 17 bin faili belli cinayetler gibi... O evlerde yaşam asla normale dönmedi. Çünkü yaşamın kristal şişesi bir kez kırıldı mı, tekrar eskisi gibi olması mümkün değildir. Yapıştırılabilen yaşam ışığı eskisi gibi geçmez içinden... Bilinir, kırık izler ışığı geçirmez. Yaşamın gölgesi kırık bir ayna gibi vurur yüzlere... Roboski’li annelerin de yüreğindeki yara hâlâ yanıyorken, yaşam, yüzlerinde kırık bir gölge gibi duruyorken, bu yasın sona ermesi mümkün değildir. Ölüme anlam biçmek ancak ölümün acısını hafifletebilir. Tıpkı oluk oluk kan akıtan bir yarayı dağlamak gibi... Dağlanan yaranın acısına yürek dayanmaz ama kan durur ve yaşam devam eder...

Roboski’li anneler, kurumuş çeşmelere dönen ama ışığını kaybetmeyen gözleri, boşaltılmış bir köyün hüznüne bürünen yüzleri, onları çepeçevre saran dağların heybeti ve asaletindeki duruşlarıyla yalnızca yas tutmuyorlar, bıçağın kemiğe değdiği yerde yaşamın onuruna sahip çıkıyorlar. Her biri narin bir gül dalı olan çocuklarına kıyan kara yüzlü katiller bile utanmıştır bu vakadan.

Kürdistan’da kan dökülmüşse eğer, kanın intikamı alınana kadar yas tutulmaz, taziye kurulmaz ölümden söz edilemez. Buna ‘kan davası’ denir. Yas tutma hakkı, karşı taraftan kan dökene kadar saklı tutulur. Roboski’li anneler ilk günden itibaren kanın kanla yıkanmayacağını haykırmış, çocuklarının vurulduğu yerde barışın, kardeşliğin, insanlığın da vurulduğunu söylemişlerdir. Zaten bu nedenden ötürü değil midir ki Roboskili bir bebeğe, sonsuz bir yaşamın yanı başında vurulan babasından “Barış” yadigar kalmıştır... Umutla, dirençle, onurla büyü Barış Bebek!...

“Öldürmeyen acı, güçlendirir”se eğer, bu acıları tekrar yaşamamak adına, öfkeyi dirence dönüştürerek, yaşam alternatifini yaratmak gerek. Yüzyıllardır Botan halkı şahsında Kürtlere reva görülen, ölümle, öldürmeyle terbiye etme, zulümle örülü yaşamı kader diye dayatma politikalarını yerle bir etmek gerekir.

Kürt halkı Roboski’de paramparça edilen çocuklarının anısına sadece yas tuturak değil kendi çözümünü yaratarak sahip çıkmalıdır. Bask ülkesi bugün İspanya’nın özerk bir bölgesidir, Katalonya ‘Bağımsızlık’ hakkını referandumdan geçirdi.

Bu uzak bir rüya değil, yakın bir gelecektir...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89