• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır -1 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 5 °C
  • Berlin 1 °C

Bir vicdan koalisyonu ihtiyacı

Mücahit Bilici

Türkiye’de iki boşluk var. Biri siyasi boşluk. Diğeri insani boşluk. Siyasi boşluk AK Parti’nin çoğunluk desteğini “kurucu irade” keyfiyetinde kullanmasından doğan bir sorumsuz hakimiyet sorunudur. Hakimiyet yahut tahakküme varan bir hükmetme, bir hükümet etme sözkonusu. Boşluk bu temayülü dengeleyecek bir saygın muhalefetin yokluğudur. Yani siyaset noktasında muhalefet partilerinin ve dahi Cemaat’in kifayetsizliğinin yolaçtığı bir muhalefet boşluğu var. Geçmişe dönüş korkusu ve politik alanda tek parti hegemonyasının doğması AK Parti’yi bir partiden büyük ama bir devletten de küçük bir siyasi irade hâline getirmiştir. Parti ile devlet arasındaki temsil açığı ve kapatılamayan fark, toplumun ciddi bir kesiminin incinmesi suretinde demokrasiye bedel ödetiyor. 

Devlet gibi hareket eden bir partiveya parti gibi hareket eden bir devlet, partizanını ihya, vatandaşını ise hasta eder. AK Parti’ye muhalif kesimlerin bu kadar kesif bir şekilde aşağılanması bununla ilgilidir. Siyasi muhalefetin zeminde veya çatıda bu siyasi boşluğu nasıl doldurup demokrasi gemisine denge getireceği sorusu siyasi partilerin üzerinde düşünmesi gereken bir sorudur. Bir ülkede muhalefet de iktidar gibi rakibinin üstünde tepinmeyi siyaset olarak algıladığı sürece iktidar değişikliklerinin mağduriyetlerin yönünü değiştirmekten başka bir iyileştirme getirmeyeceği açıktır. 

Ancak bugün siyasi boşluk kurdunun bünyede yaptığı tahribat artık mahall-i insaniyet olan vicdana dokunmaya başlamıştır. Siyasi boşluk belki AK Parti muhaliflerine özgü ve belki onların kifayetsizliğinden kaynaklanan bir sorun olarak mazur görülebilir. Lakin insani boşluk artık AK Parti’nin içindekileri de yaralayan boyutlardadır. 

Gemide yangın varve bu, geminin duvarındaki seçim termometresiyle anlaşılacak bir şey değildir. Siyasi bünyede hastalık var: iktidar sarhoşluğu, güç zehirlenmesi, makasıd-i şeriat yerine makasıd-i siyaseti koymak, amaçtan icazeti aldıktan sonra araçta fani olmak, kendini kaybetmek, siyasette ustalaşıp insaniyeten yabancılaşmak

Özetle bugün muteber bir muhalefet yokluğundan kaynaklanan siyasi boşluk artık vicdanların teneffüsünü zorlaştıran bir insani boşluğa dönüşmektedir. Bu yüzden Türkiye’nin acilen bir vicdan koalisyonuna ihtiyacı var. AK Parti’ye siyasi muhalefet siyasi aktörlerin işidir ve siyasi bir pozisyondur. Fakat vicdan temelinde insani muhalefet herkesin ihtiyacıdır

Bir partiye veya bir toplumsal kesime kaptırılan iktidarı geri almak yahut topluca elde edilmiş bir iktidarı münhasıran kendisi için alıkoymak gibi kaygı ve menfaatlerden azade olarak yapılması gereken yeni bir muhalefet demokrasi için şarttır. Taraftarlarınız menfaatleri gereği, muhalifleriniz de ödenecek bedellerden dolayı seslerini çıkartamaz hâle gelmişse bilin ki siyasi zaferiniz büyük bir insani çürümeye dönüşmektedir. Çünkü, vicdanlar boğulmaktadır

Bu çürümenin önüne geçmek için siyasi olmayan bir insani muhalefet ortaya koymak gerekir. Böyle insani bir muhalefet, kişisel veya grupsal menfaat beklemeyen ihlaslı bir hakikati dile getirme teşebbüsü olmalıdır. Amaç toplumun vicdanına ayna olmak, söylenmesi gereken hakikatleri siyasi rekabete alet etmeden dile getirmek olmalıdır. Zira, siyasi rekabet AK Parti’yi insani kaygılara karşı duyarsızlaştıran bir tehdit algılamasını tetiklemektedir. 

Hâlbuki, demokrasinin rehabilitasyonu ve insaniyetin siyasetin araçsal aklının tasallutundan kurtarılması için iktidarı değil hakikati isteyecek cesareti ortaya koymak gerekir. 

İnsani muhalefet şunu demelidir: Ey iktidar, bir ele geçirme, kazanıp kaybetme nesnesi olarak siyaseti usta manevralarla elde edip temelluk edebilirsin ama vicdanları susturup insaniyeti temelluk edemezsin

Demokrasilerde insanlar kaybedebilir ama kimse nefes darlığı çekmemeli. Siyasi olarak kaybedenin insani olarak hırpalanması, kitlesel destekle temin edilmiş bir hakimiyetin başlara kakılması ve vicdanlara kelepçe yapılıp takılması kabul edilemez.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89