• BIST 107.041
  • Altın 143,530
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • İstanbul 24 °C
  • Diyarbakır 28 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 22 °C
  • Berlin 16 °C

Bir 'Sol' klasiği

Yusuf Karataş

"Alevi düşmanlarıyla tehlikeli ittifak!.." 

PYD lideri Salih Müslim’in bazı muhalif gruplarla yerel düzeyde anlaşmalar yaptıkları açıklamasını manşetten böyle duyurdu Sol gazetesi. Halep’te anlaşma yapılan Faruk Tugayı’nın Alevilere karşı etnik temizlik yaptığının belirtildiği haberin nereye bağlandığı ise malum! “Newroz’la düğmesine basılan Türkiye’deki ‘barış süreci’yle birlikte, Suriye’de devlete karşı verilen dış destekli savaşta taraf olma konusunda PYD hızlı adımlar atmaya başladı...” 

Böylece bir taşla iki kuş vuruyor Sol: Hem PKK’nin ABD-AKP ile işbirliği yaptığını kanıtlıyor, hem de Suriye’de PYD’nin ÖSO ile ittifak yaptığını. Bu gelişmelerden hangi sonuçları çıkarmamız gerekiyor, derseniz artık siz de anlayın canım! 

Bir, emperyalizmin bir oyunu olan “barış süreci”ne;

Ve iki, Suriye’de de Kürtlerin kendilerini yönetmek istemelerine karşı çıkmalıyız! 

Sol, Kürdü gördüğü her yerde emperyalizm ve gericiliğin parmak izini keşfeden 90 yıllık malum zihniyetin mirasçısı olmakla ne kadar övünse azdır. 

Ancak biz de söyleyelim; TKP’nin Sol’u, komünistlerin ulusal meseleye yaklaşımını belirleyen ‘kendi kaderini tayin hakkı’nı reddederek ne kadar “komünist” olabiliyorsa, Kürt hareketinin bölgesel gelişmelerle ilgili tutumu konusunda oluşturduğu kurgu da o kadar doğrudur. 

Daha fazlası değil! 

Çünkü Sol da, onunla aynı çizgideki diğer sol çevreler de Kürt hareketinin bölgesel gelişmelere dair tutum ve politikasını esas almak yerine bunun içinden kendi durdukları yeri haklı çıkartacağını düşündükleri ayrıntıları cımbızlayıp önümüze koymaktadır. Öcalan, Newroz mesajında Türk halkına seslenirken “Bin yıldır İslam bayrağı altında birlikte yaşadıklarını” mı söylemiş, al sana “ümmetçi çözüm!” Oysa Öcalan aynı mesajda halkların demokratik birliğinden ve emperyalist müdahalelerin halkları düşmanlaştırdığından da söz etmiş ama ne gam! Sol, kendine lazım olanı cımbızlasın yeter! 

Neyse uzatmadan Sol’un manşetine konu olan gelişmelere gelelim… 

Evet, “Suriye Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonuna gelince, görüşme kabul ederlerse biz varız, katılacağız bu koalisyona” diyor Salih Müslim. Ve sözü anlaşmalar konusuna getiriyor: “Olan anlaşmalar bazı kesimlerledir, yani herkesle değil. Yani yerel askeri meclisle oluyor. Heseke’deki askeri meclis ile oldu. Halep’te Faruk Tugayı ile oldu. Bunlar Müslüman Kardeşlerdir. Heseke’deki ise liberaldir, liberal kesimdir. Bunlar gerçekten oradaki Arapları temsil ediyor. El Kaide, El Nusra gibi değiller.”

Salih Müslim, Suriye’deki durumu ise şöyle özetliyor: “Rejimin silahları var, hala güçlüdür. Durmadan da Rusya’dan, İran’dan şurdan burdan silah alıyor. Diğerleri de bu silahlı gruplara silah veriyorlar. Suudi Arabistan’dır, Katar’dır, Türkiye’dir, durmadan onlar da silah veriyorlar. Biz ise ancak kendimizi koruyabiliyoruz.” 

Bu uzun alıntıları, Sol’un söyledikleri ile gerçek arasındaki farkı göstermek için yaptık. Salih Müslim, burada söylediklerini baştan beri söylüyordu. 

Neydi bunlar? 

Birincisi, Kürtler kendi varlıklarını kabul edecek her platformda yer alabilirler. Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Koalisyonu (SMDK) ve önceli olan Suriye Ulusal Konseyi (SUK) ile defalarca bu konuda görüşmeler yapılmış ama bu oluşumların içindeki güçlerin önemli bölümü Kürtlerin varlığını tanımayı reddetmişti. Burada Müslim’in söyledikleri Kürtlerin kendi öz yönetimlerini oluşturmaya ve kendi meşruiyetini kabul ettirmeye yönelik politikalar geliştirmesinden fazlası değildir. Ötesinde PYD/YPG’nin anlaşmaları aynı bölgede yer alan gruplarla çatışmama anlayışına, başka bir deyişle en baştan ortaya konan Kürtleri çatışmaların dışında tutma tutumuna dayanmaktadır. Zaten söz konusu konuşmasında Müslim, Suriye’deki durumu tarif ederken çatışan iki kampın varlığına işaret ederek Kürtlerin tutumunu bu iki kampın dışında “kendini koruma” biçiminde açıklamaktadır. Anlayacağınız Sol, Kürtlerin kendilerini korumaya çalışmalarından, Alevilere karşı bir ittifak yaratarak yine kendi ‘klasiğini’ konuşturmuştur! 

Sol’un (TKP’nin) bugüne kadar Kürt hareketi ile sol-sosyalist çevreler arasındaki demokratik birliğin dışında kalmakta ısrar ettiği bilinmez değildir. Onlar, bu güne kadar bunun yerine “yurtsever” subaylarla ittifakı yeğleye geldiler. Ancak bugün Kürtlerin gerici güçlerle ittifak yaptığını söyleyerek ve Alevileri de Kürtlere karşı kışkırtarak bir adım daha ötesine geçmekte; demokrasi cephesinin dışında kalma tutumunu bu cepheyi bölmeye çalışma noktasına vardırmaktadır.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89