• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır 8 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin 3 °C

Bir rahip hikâyesi

Doğu Ergil

Ülkemizi geçen hafta ziyaret eden Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, yaptığı konuşmalarla hükümetimizi ve halkımızın bir bölümünü kızdırdı. Kızgınlığımızdan pek ne dediğine aldırmadık, sadece tavrını nezaketsiz bulduk.

Oysa Bay Gauck artık Kürtler'e (çözüm süreciyle) ve Ermeniler'e (Başbakan'ın taziye mektubuyla) yapılan haksızlığın son bulduğunu ilan etti. Askerin siyaset üzerindeki etkisinin geriletilmesini kutladı. Türkiye'nin Suriyeli mültecilere hiçbir koşul ileri sürmeden uzattığı dost elini takdirle andı.

ODTÜ'de yaptığı konuşmada da Cumhurbaşkanı J. Gauck, Türkiye'deki fikir özgürlüğü kısıtlamalarını eleştirirken yaşadığı ve rahiplik yaptığı Doğu Almanya'daki deneyimlerine değindi. Baskıcı ve buyurgan bir sistemin nasıl inşa edildiğini anlattı. Temel hak ve özgürlüklerden fedakârlık yapmaya başlayınca sonunda tümünü yitirme tehlikesi olduğunu belirtti. Tepemizin tasını attırdı.

Önce kendi ülkesine bakması söylendi. Aklı varsa burada değil, ülkesinde kullanması salık verildi ve ne anlama geldiği belli olmasa da kendisine rahipliği hatırlatıldı.

Rahiplik iyi midir, kötü müdür bilmiyorum ama Bay Gauck arada iyi şeyler yapmış olmalı ki ülkesinin en üst makamına layık görülmüş.

Sıradan rahipler

Her rahip cumhurbaşkanı olamıyor. Kimileri halkın hizmetinde komik hikâyelerin kahramanı olarak kalıyor.

Yan yana evlerde yaşayan bir rahiple bir haham paralarını birleştirip ortak bir otomobil almaya karar verirler. Alınan otomobil rahibin garajına konur. Sırasıyla kullanacaklardır.

Bir gün haham arabayı almaya gelir. Bakar ki rahip aracın üzerine su serpiyor ve dua ediyor. Haham rahibe ne yaptığını sorar. Rahip otomobili kutsadığını söyler. Madem öyle ben de kendi dinime uygun bir kutsama yapayım der ve evine gidip bir demir testeresi getirir. Otomobilin egzoz burusunun ucundan 5 santim keser.

Şükürler olsun ki Almanya Cumhurbaşkanı, sözlerinden alınan Başbakanımız'ın ustura keskinliğindeki dilinden azardan başka hasara uğramadan kurtuldu.

Bir başka rahip

Bir rahiple kötü araba sürdüğü için birkaç kez işten atılma sınırına gelen bir otobüs şoförü aynı gün ölmüşler ve ahirete gitmişler. Aziz Peter onları cennetin kapısında karşılamış ve sürdüğü araca binmelerini söylemiş. Bir süre gitmişler. Dağ yamacında 50 dönümlük bir arazi içinde mütevazı bir kulübenin önünde durmuşlar. Aziz Peter rahibe, "Burası senin ebedi evin; yemyeşil bir bahçe, sevimli bir havuz ve kitap dolu bir kır evin olacak" demiş.

Otobüs şoförü ile yola devam eden Peter, bir süre sonra içinde orman kaplı tepeleri, dereleri, gölleri olan 500 dönüm büyüklüğünde bir arazinin önünde durmuş. Tepelerin birinin üzerinde bahçesinde dileklerin gerçekleştiği dilek çeşmesi olan 200 odalı bir şato varmış. Aziz Peter şoföre "Burası ebediyete kadar senin. İçerideki birçok hizmetkâr sonsuza kadar senin her isteğini yerine getirecek, mutluluklar" demiş.

Şaşıran otobüs şoförü azize, "Zannetmeyin ki minnettar değilim ama neden ben rahipten daha fazlasını alıyorum" diye sormuş.

Peter gülmüş ve şöyle demiş: "Sen daha fazla ruhun cennete gelmesine aracılık ettin; rahip vaaz verince herkes uyuyordu. Ama sen direksiyona geçince yolcuların hepsi duaya başlıyordu. Onların sevabı seni buraya getirdi."

Ne dersiniz? Bay Gauck da buna benzer bir nedenle mi ülkesinin cumhurbaşkanı oldu? Hayat hikâyesi öyle demiyor. Bir demokrasi kahramanı ve önderi olarak anılıyor. Acaba söylediklerinden alınmaktan öte çıkaracak dersler de var mı? Yoksa Allah'ın rahibi tavsiyelerini kendi cemaatine mi saklasın?

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89