• BIST 97.610
  • Altın 145,173
  • Dolar 3,5733
  • Euro 4,0106
  • İstanbul 20 °C
  • Diyarbakır 24 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 25 °C
  • Berlin 15 °C

Bir adap uğruna Ya Rab...

Gülay Göktürk

Dünkü yazımda "Ben şahsen Kılıçdaroğlu yönetiminin bu kadar ileri gideceğini düşünmüyorum. Kamuda başörtüsü serbestisi konusunda tepkisiz kalan CHP yönetiminin şimdi başörtüsünün Meclis'e girmesi karşısında bazı sembolik jestlerden öte bir tepki vermesi ihtimalinin zayıf olduğu kanısındayım" demiştim.

Yine her zamanki iyimserliğimin kurbanı oldum.

Yazımı yeni göndermiştim ki, CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu zehir zemberek bir açıklama yaparak CHP'nin bütün o yenileşme ve değişim laflarına rağmen 28 Şubat'tan bu yana bir milim ilerlemediğini, Kılıçdaroğlu'nun Ecevit'ten geri kalmayacağını, her şeyin eski tas eski hamam olduğunu açıkça ortaya koymuş oldu.

"Buna asla müsaade etmeyeceğiz" diyen Loğoğlu'nun söyledikleri hakikaten ibret verici:

"Her ülkede bir anayasa vardır, yasalar vardır, tüzükler vardır. TBMM'nin bir iç tüzüğü vardır. Bütün bunlar önemlidir. Ama bir de yasalar, iç tüzük kadar önemli olan gelenekler vardır.

TBMM'nin 90 yıllık geçmişine baktığınız zaman şunu görüyorsunuz: Burada kılık kıyafet konusunda her zaman belirli bir yol izlenmiştir, belirli bir adap izlenmiştir. O bakımdan yasalar kadar güçlü olan, tüzükten de tüzük hükümlerinden de daha güçlü olan TBMM'nin siyasi kültürünün, siyasi geleneklerinin korunmasının biz parti olarak önemli olduğunu düşünüyoruz. (...) Biz TBMM'ye sahip çıkacağız. TBMM'nin geleneklerine, duruşuna sahip çıkacağız. Türban sadece bir simgedir. Burada önemli olan zihniyettir. Zihniyet asıl karşı durulması gereken bir husustur. CHP yine iç tüzüğün verdiği bütün imkanları kullanarak, bunun gereğini yerine getirecektir."


O siyasi kültür yüzünden...

"İç tüzüğün verdiği imkanlar" denilen şeyin hikaye olduğunu Loğoğlu da biliyor, herkes de... Milletvekillerinin başını örtmesi Anayasa'ya da, yasalara da, iç tüzüğe de 1999'da da uygundu, bugün de uygun. Zaten, dikkat ederseniz, Loğoğlu da bunun farkında olduğu için, "Anayasa, yasalar, tüzükler önemlidir ama tüzük hükümlerinden de daha güçlü olan TBMM'nin siyasi kültürü, siyasi gelenekleri vardır" diyor.

İşte zaten biz de yasalardan da, Anayasa'dan da güçlü olan o siyasi kültürü, o siyasi gelenekleri hedef alıyoruz. TBMM'nin 90 yıllık geçmişi boyunca kılık kıyafet konusunda izlenen o yolu, o "adabı" ortadan kaldırmaya, yeni bir yol, yeni bir adap üretmeye çalışıyoruz.

Loğoğlu'nun sözünü ettiği siyasi kültür, asker-sivil bir avuç cumhuriyet seçkininin kendi imtiyazlı konumlarını koruma temelinde oluşturdukları, halkı dışlayan, horlayan bir kültürdür.

Yasalardan da anayasadan da güçlü olan o siyasi kültür yüzünden Türkiye 90 yıldır bir türlü demokratik bir hukuk devleti olamadı. Bütün yurttaşların yasalar önünde eşitliği lafta kaldı. Kadın nüfusun yüzde 60'ı anayasal bir hak olan seçilme hakkından yoksun bırakıldı.

O siyasi kültür başı açık olmayı "norm" haline getirip ona uygun bir adap geliştirdi. Halkın çoğunluğunu üniversiteler, devlet daireleri ve Meclis gibi saygın mekanlara girmemesi gereken görgüsüz-adap yoksunu yığınlar olarak gören bir adap... Ve bu kültürün mirasçıları, 90 yıl sonra hâlâ o adaba uymamızı istiyor ve o adap uğruna hukuk metinlerini hiçe sayacağını deklare ediyor.

Ama artık nafile...

Bu ülke on yıldır eski statükonun siyasi kültürünü, geleneklerini ve adabını yıka yıka ilerliyor ve bu yolun geri dönüşü de mümkün görünmüyor.

Türkiye'de kadınlar 5 Aralık 1934'te Anayasa ve Seçim Kanunu'nda yapılan değişiklikle milletvekili seçilme hakkını kazanmıştı. 79 yıllık bir aradan sonra, 31 Ekim 2013'te bu hakkı yeniden kazanıyor. Bu defa eksiksiz bir şekilde...

31 Ekim 2013, 5 Aralık 1934 kadar önemli bir tarih olarak siyasi tarihimizde yerini alacak. Tabii, ülkemizde kadının siyasete katılmasının önündeki en büyük engelin kaldırılmasına öncülük eden, bu uğurda provokatör ajan ilan edilip vatandaşlıktan atılan, vatanından kovulan ama yılmadan mücadeleye devam eden Merve Kavakçı'nın adı da...

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89