• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 18 °C
  • Diyarbakır 20 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 18 °C
  • Berlin 18 °C

Bir “Açılım” da Kürt kitaplarına...

Fehim Işık

Gündem “açılım” üzerine yazmayı dayatıyor. Gündeme uymamak olmaz. Bu nedenle “açılım”ı tam da gündemdeyken okurlarla paylaşmanın daha doğru olacağına kanaat getirdim. Ancak bizim açılımımız başka. Bu açılım, daha çok Kürtçe okuru ilgilendiriyor.

Bilenler bilir. Kürt yayıncılarının en önemli handikabı kitaplarını, özellikle de Kürtçe kaleme alınmış olanları okura ulaştıramama, daha doğrusu okura aldıramama kaygısıdır.

1987-1988’lerde yayınevleri büyük riskler üstlenerek Kürtçe kitaplar yayınlamaya başladılar. İlk etaplarda kitaplarını 1000-2000 adet arasında basıyorlardı. Tek tük 2 binin üstünde basılan kitap da oldu. Giderek Kürtçe kitap yayınlama önündeki engeller, ödenen büyük bedellerle orantılı olarak azalmaya başladı. Bununla birlikte basılan Kürtçe kitapların sayısı da azalmaya başladı. Şimdilerde her Kürtçe kitap 500 ile 1000 arasında basılıyor.

Baskı adedinin kitap kalitesi ve içeriği ile yakından uzaktan ilgisi yok. En nitelikli kitaplar bile neredeyse bu sayıdan fazla basılamıyor. Örnek olarak Kürtlerin en büyük romancılarından Mehmet Uzun’un Kürtçe kitaplarını verebiliriz. Elbet birkaç baskı yapan ve 5-6 bin satan Kürtçe romanları var, Mehmet Uzun’un. Ama Türkçe romanlarının her biri daha ilk baskılarında 20 binin üzerinde satarken Kürtçe kitaplarından bir ikisi, o da 5 veya 6. baskılarında ancak Türkçe kitaplarının ilk baskılarının yarısı kadarına ulaşabildi.

Bu handikabın açılması için Kürtçe okura önemli görevler düştüğü kanısındayım. Anlayacağınız, Kürtçe okur da bir “açılım” yapmak zorunda.

***

Bu açılıma destek sunma amacıyla, içinde bulunduğumuz haftada yayınlanan ve okur ilgisi bekleyen ikisi klasik biri roman üç Kürtçe kitabı, yanı sıra Kürtçesi ile birlikte yayınlanan bir diğer Türkçe romanı sizlerle paylaşmak istedim.

Bu kitaplardan ilk ikisi Doz Yayınları tarafından yayınlanan iki klasik eser. Her ikisi de değerli araştırmacı Zeynel Abîdîn Zinar’ın çevirisiyle Latin alfabesine kazandırılan klasik eserleri yayınlayan Doz, hiç kuşku yok Kürt kütüphanesine yeni bir zenginlik kattı.

Doz’un kitaplarından ilki Şêx Hesîb Aktepî’nin, 1930’larda kaleme aldığı Dîwana Hesbî adlı eseridir. Dîwana Hesbî, yıllar süren kayıplık serüveninden sonra ilk kez Latin alfabesi ile okurun karşısına çıkıyor.

Diwana Hesbî, her biri diğerinden farklı bir içerikte, kafiyeleri uyumlu olarak kaleme alınmış 94 bölümden oluşuyor. Her bir bölümde birbirinden değerli anlatımlarla onlarca şiire yer verilen kitapta ağırlıkla aşkın gizemli dünyası sorgulanıyor. En önemlisi ise yazar bu klasik eserinde, kendi iç dünyasının gizemlerini okurla paylaşıyor.

Doz yayınları tarafından yayınlanan ikinci eser ise yine aynı tarihlerde yazılan Şêx Eskeriyê Axtepî’nin şiirleri.

Şêx Eskerî’nin kitabının adı Keşkol; Yazar Keşkol’u, kültürel anlamıyla kullanıyor. Özetle Keşkol, içinde ne ararsan bulabileceğin heybe anlamındadır. Doğrusu Şêx Eskerî’nin şiirlerinde de ne ararsanız var. Birbirinden farklı konular, şiirlerde büyük bir ustalıkla kaleme alınmış.

Şêx Eskerî’nin kitabı 65 bölümden oluşuyor. Her bir bölüm diğerinden farklı şiirleri içeriyor. Alabildiğine zengin bir duyguyla kaleme alınan şiirlerde, okuyucu şairin heybesindeki tüm duyguları görebiliyor.

Yukarıdaki iki klasik eserin yanı sıra farklı bir üslupla, anlatı roman biçiminde kaleme alınan ve Türkçesi ile Kürtçesi aynı anda iki ayrı kitap olarak yayınlanan “Erken Ölümler / Mirinên Bê Wext” romanını da okurlarla paylaşmak istiyorum.

A. Pertev Işık, romanında kahramanı Mizgîn’in ağzıyla konuşur; anlatıcı konumundadır. Bir Kürt köyünde daha doğarken annesinin ölümüne neden olan bir çocuğun duyguları ile başlayıp ilkokuldan üniversiteye kadar bir Kürt çocuğun eğitim sürecinde yaşadıklarını tüm ayrıntılarına kadar irdeleyen yazar, biri subay, biri şiddet karşıtı doktor, diğeri mühendisken gerillaya katılan üç oğlunun acı dolu hikayesi ile romanını anlatmayı sürdürür. Yazar, aşkı girdaplarda tadan bir Kürt gencinin duygularına da romanında yer verir.

Mizgîn, daha doğarken annesinin ölümüne neden olan biridir. İlkokulu, teyzesinin yanında okur. Daha ilkokul sıralarındayken teyzesinin kızı Botav’a vurulur. Ortaokul ve lise yıllarını şehirde geçiren Mizgîn, Botav’la nişanlanır. Üniversite için büyük şehre geçen Mizgîn, iki insana aynı anda aşık olmanın ağır yükü altında ezilen biridir artık. Birinin güzelliği, diğerinin aklı Mizgîn’in duygu dünyasında depremler yaratmaya başlamıştır. Bir yandan köyde çocukken yaşadıkları, diğer yandan da şehrin şatafatlı yaşamı arasında gitgeller yaşayan Mizgîn, tercihini zengin üniversiteli Yahudi kızı Sara’nın aklından yana kullanır. Ancak hiç hesap etmediği bir şey vardır, Mizgîn’in! O, Botav ile son karşılaşmasında duygularına yenik düşer ve onu ana evinde hamile bırakarak Sara’nın kollarına döner. Mizgîn, Botav’ın hamile kaldığından habersizdir.

Botav’dan doğan Botan, köylü güzeli anasının duygularını sömüren babaya olan nefretini, ilk olarak adını değiştirmekle kusar; Botan, Volkan’a dönüşür. Akabinde, askeri okulu bitirerek ordunun başarılı bir subayı olur. Sara’nın oğulları Dilxwîn ile Baran ise okullarını başarı ile bitirerek doktor ve mühendis olurlar. Dilxwîn, oldukça zengin ve aristokrat bir ailenin ferdi olmasına rağmen şiddet karşıtı bir doktor olarak baba topraklarında görev yapmayı tercih eder. Babasının Kürtlere ödemediği/ödeyemediği borcu ödemek zorunda hisseder kendini. Kimlik kavgasından öte eşitlik ve demokrasiyi önemseyen idealist bir barışçıdır. Üniversite yıllarında Kürt hareketi ile karşılaşan Baran ise Kürt halkının özgürlük mücadelesinin savaşarak, silahlı mücadele ile kazanılacağını savunur. Baba Mizgîn ise evlatlarının ve aşklarının girdapları arasında çaresizdir.

***

Kitap tanıtmak bir yönüyle reklama girer. Ancak Kürtçe bilen okurlar kendi bildikleri dilde yayınlanan kitaplara gereken ilgiyi göstermedikçe, yani “açılım” yapmadıkça, bu tanıtımların çok da reklam olmadığını, olamayacağını görmeliyiz, sanırım.

Okurların Kürtçe kitaplara gereken “açılım”ı göstermesi dileğiyle...

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89