• BIST 106.736
  • Altın 141,158
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • İstanbul 25 °C
  • Diyarbakır 33 °C
  • Ankara 25 °C
  • İzmir 30 °C
  • Berlin 24 °C

Biden ve Başika bilmecesi

Amberin Zaman

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın İstanbul ziyareti polemik konusu olmaya devam ediyor.

Bildirici‘ akademisyenlere yaşatılanlar konusundaki eleştirel açıklamaları, Dündar ailesi ve ‘muhalif‘ gazetecilerle buluşması iktidar medyasına bol komplo malzemesi sağladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu’yla görüşmesinin ardından ise iktidara sadık kalemler, bu kez de Başika konusunda “ABD ile Türkiye anlaştı” haberini yaymaya koyuldu.

Enteresan doğrusu. Zira Türkiye’nin Musul’un kuzeydoğusundaki Başika kampına tanklar eşliğinde yığınak yapmasıyla tetiklenen krizin esas muhatapları Ankara ve Bağdat.

Ve Bağdat’ın resmi pozisyonunda herhangi bir kıpırdama yok: Türk askerleri çekilene kadar problem çözülmeyecek.

Abadi’nin sözleri durumu özetliyor

Irak Başbakanı Haydar Abadi’nin Davos’ta CNBC’ye verdiği mülakatta Türkiye’yle ilgili “Türkiye’nin Osmanlı imparatorluğu şeyine dönmek istediğini düşünüyorum. Bölgede buna yer olduğunu düşünmüyorum” ifadesi durumu yeterince özetliyor.

Davos’ta Abadi’yle görüşen Biden da Irak’ın toprak bütünlüğü ve egemenliği vurgusunda bulunmuştu. Konuya yakın kaynaklarımızın ifadesiyle ‘Irak’ın toprak bütünlüğü Başika çerçevesinde gündeme getirildi.’

İktidar medyasının ‘Başika mutabakatı’ iddialarını gölgeleyen bir diğer gelişme ise Erdoğan’la yaptığı görüşmenin ardından Biden’ın makamından yapılan yazılı açıklamaydı. Başika konusunda  herhangi bir ilerleme sağlandığına işaret etmeyen açıklamada Türkiye ile Irak arasındaki gerginliğin aşılması gerektiği vurgulandı.

O halde Hürriyet’e yayımlanan şu satırların gerçeklik payı yok mu: “ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın Türkiye ziyaretinin en önemli neticesi Bağdat ile Ankara arasında krize yol açan Türk askeri varlığının bulunduğu Musul’un kuzeydoğusundaki Başika’da yaşanacak. Bu kasabanın tabelası uluslararası güç olduğunu gösterecek, ancak yapısında hiçbir değişikliğe gidilmeyecek. ABD yönetiminin de desteklediği projeye göre Başika’daki eğitim üssünde ABD, NATO ve IŞİD karşıtı koalisyon ortak hareket edecek.”

Kısmen var. Washington’un süren arabuluculuğu çerçevesinde buna yakın bir formül tartışılıyor. Yani Türk askerleri koalisyon şemsiyesi altında Başika’da IŞİD’e karşı eğitilen Iraklı birliklere destek sunabilecek. Ama kaynaklarımızın aktardığına göre Türk askeri varlığının yapısında ‘herhangi bir değişikliğe gidilmeyeceği‘ ibaresi ‘yüzde 100 hayali‘ çünkü Bağdat bunu asla kabul etmiyor.

Bir başka öneri Başika’nın lağvedilmesi

Bir diğer formül ise Başika’nın tümüyle lağvedilmesi. Bu seçenek Türkiye’nin şu ana kadar Başika’da eğittiği milislerin Peşmerge ve Irak ordusunun IŞİD’e karşı ortaklaşa kurduğu Mahmur’daki Kuzey Operasyonlar Komutanlığına dahil edilmesini içeriyor. Burada olası Musul operasyonu için Sünni aşiretlere bağlı güçlerin eğitimi sürüyor. Ancak bu önerilerin hiçbiri henüz netleşmiş değil.

Sorunun bir diğer boyutu ise Türkiye’nin Başika’da eğittiği güçlerin Ninova Eyaleti’nin (Musul) eski valisi Etil Nüceyfi’ye bağlı olmaları. Nüceyifi’nin Musul’da eski gücü hiç yok çünkü kentin IŞİD tarafından ele geçirilmesinde payı olduğunu düşünenlerin sayısı oldukça yüksek. Hatta Musul’un düşüşüne kadar aralarında zımni işbirliği olduğunu dillendirenler de var. Her ne kadar Nüceyfi bu iddiaları şiddetle reddetse de Mayıs 2015’te Irak meclisinde yapılan oylama sonucunda görevinden azledildi.

Türkiye ise inatla Nüceyfi’nin arkasında duruyor. Bu da Ankara’nın yerel dinamikleri çok da iyi okumadığına işaret ediyor. Ancak kimilerine göre ataları Osmanlılar tarafından ihya edilen Nüceyfi’nin, Sünniler için Irak dahilinde Kürtlerinkine benzer bir federal statü talebi Ankara’nın vizyonuyla örtüşüyor.

Yeni nesil güvenlik uzmanlarından Aaron Stein’ın The Atlantic Council için geçen yıl kaleme aldığı konuya ilişkin makaleyi okumakta fayda var.

Sonuçta başta Erdoğan’ın olmak üzere iktidarın Başika’ya ilişkin açıklamalarına bakıldığında Türkiye’nin hiçbir şekilde askerlerini çekmeye niyetli olmadığı net biçimde anlaşılıyor. Irak’ın Türk askerlerini zorla çıkaramayacağına ve Iraklı Kürtlerin durumdan pek rahatsız olmadığını göz önünde tutarsak, ABD diplomasisinin bu konuda başarıya ulaşması yakın gelecekte mümkün görünmüyor.

* The Woodrow Wilson Center for International Scholars’da konuk uzman

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89