• BIST 108.434
  • Altın 151,670
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • İstanbul 20 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 20 °C
  • Berlin 13 °C

Bıçak ve jilet

Ece Temelkuran

Dağdan inip düz ovada siyaset yapamadılar, şimdi hep birlikte dağlara çıkıyorlar. Çocuklar ve kadınlar, ihtiyarlar ve sakatlar... Ölülerini almaya gidiyorlar. Başkalarının "terörist" dediği çocuklarının ölüsünü almaya gidiyorlar. Çok hızlı oluyor her şey. Cenazeler şehirlere dağılıyor. Siz görmüyorsunuz, göstermiyorlar: Güneydoğu yanıyor!

KINALI CENAZELER

Nasıl olduğunu anlatayım: Çocuklarının cenazelerini askerin elinden almaya çalışıyorlar. Çocuklarının cenazesi çekiştirilip duruyor. Sonunda alındığında cenazeler, yollara düşüyor tabutlar. Tabut, her geçtiği yere savaşı hatırlatıyor. Ölümden yılmış olan halkın göğsündeki ateşi tazeliyor her cenaze. Ölenlere bin kere, milyon kere terörist deseniz de onlar birilerinin çocuğu, birilerinin kardeşi, birilerinin yeğeni, sizin çocuklarınız öldüğünde ne oluyorsa onlara da aynı oluyor. Toprağa gömülmeden önce her cenaze binlerle insan topluyor etrafında.

Nasıl ki her Türk asker doğuyorsa, orada da artık her Kürt gerilla doğuyor. Her ölüm, ölmeye hazır çocuklar doğuruyor. Cenazeyi almaya insanlar tepsi tepsi kınayla gidiyor. Öyle zalim bir çarktır bu; "Bu cenaze değil, onun düğünüdür" dedirtiyor. Nasıl ki siz oğullarınızı davul zurnayla gönderiyorsunuz askere, onlar da ölmüş kızlarının eline kına yakarak gömüyor. Hayrını görün: Kürtler bıçaktı, şimdi jilet oluyor!

BİLMEYENLERİN SESİ

AKP'lisi de, MHP'lisi de, CHP'lisi de, bölge milletvekillerinin hepsi neyden bahsettiğimi çok iyi biliyor. Ama kimse cesaret edip de söyleyemiyor. Bu kaçıncıdır; ok yaydan çıkıyor. Bölge milletvekilleri dilleri dönüp de bu cenazelerin, bu "operasyonların" bu halkın neresini yaktığını anlatamıyor, anlatmıyor. Bölgede ne olduğunu her nasılsa en çok bölgede olmayanlar biliyor, mikrofonlardan en çok onların sesi geliyor.

KÜRT SORUNU YOKTUR!

Hakkâri'de gözaltına alınmasın diye 16 yaşındaki oğlu, bir kadın dizlerinin üzerine çökmüş, Çevik Kuvvet polisine yalvarıyor. Geriye cenazesini mi alır, kaç kemiği kırık kalır, kadın bunu düşünüyor, o yüzden ağlıyor, ağlıyor, ağlıyor... Kardeşini, dayısını, babasını görmüş dövülürken, öldürülürken. Güpegündüz görmüş, gece gelip alırlarken görmüş, götürülüp geri getirilmeyen bütün o kadınları ve adamları görmüş.

Sizin hiç bilmediğiniz tepelerin isimlerini çatışmalara takılan Kürtçe isimlerle ezberlemiş, her tepede ölenlerin isimlerini eteğinde biriktirmiş. Anlatın bakalım şimdi o kadına neden "Kürt sorunu diye bir şey olmadığını". Sonsuz süre size ve baskı yok, konuşabilirsiniz istediğiniz dilde.

MASUMİYET VE MAĞDURİYET

Kimse masum değil artık. Ama bu ortada bir mağdur olduğu gerçeğini değiştirmez. Savaş başladıktan sonra kimse masum değildir artık. Ama bu, ölümlerin durdurulabileceği gerçeğini değiştirmez.

Sandığımdan çok daha hızlı yaklaşıyoruz ateşe. Bilenler, bu ateşin Suriye'deki ateşle birleşip tarihi değiştirebileceğini görüyor. Canım sıkkın yani. Sizinki de sıkılsın. Çünkü işler hiç de iyiye gitmiyor.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89