• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır 6 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 5 °C
  • Berlin 2 °C

Benim dengbêjim Salihê Beynatî

Zana Farqînî

Dengbêjlerin kilamlarıyla büyümüş, onların icra ettiği müziğe gönül vermiş her insanın mutlaka çok sevdiği bir dengbêj vardır. Benim dengbêjim ise pek bilinmeyen Salihê Beynatî’dir. Bundan dolayı, belki de bir vefa borcunu ödemek gerekir düşüncesiyle onunla ilgili bir şeyler yazmak istedim. Farqîn’ın Batman Barajı suları altında kalan Beynatê köyünden olan Salihê Beynatî’yi tanımıyorum, hatta çocukluğumda da onu gördüğüme hiç ihtimal vermiyorum.

1970’li yılların başlarında kasetlere okumuş olduğu kilamları dinlemeye başladım. Bu döneme kadar da revaçta olan Erivan Radyosu Kürtçe Bölümü ile plaklardı. Eğer canlı olarak bir dengbêji dinleme şansınız yoksa, sadece elde olanlar bunlardı. Tabii her evde plak ve radyo da yoktu.

Köyde bir amcamın radyosu birinin de pikabı vardı. Akşamüzeri, Erivan Radyosu Kürtçe bölümü yayına başladığında herkes başına üşüşürdü. Başka zamanlarda da, o da hatırı sayılır bir misafir gelmişse Kürtçe plakları dinleme mutluluğuna erişirdik. Çünkü pikap pille çalışıyordu, piller de çok pahalıydı.

İlçe merkezine taşındıktan sonra bizim de bir teybimiz oldu. Aynı zamanda sevdiğimiz dengbêjlerimiz de artık elimizin altındaydı. Ne zaman canımız isterse kasetlerini teybe takıp dinliyorduk demeyeceğim, çünkü evde elektrik olmadığı için yine pil engeline takılıyorduk. Tükenmiş pilleri tekrar şarj edip kullanmak için soba üzerinde hatta naylon poşette su içinde nasıl ısıtıklarına çokça tanık olmuşumdur. Hasılıkelam daha ilkokula başlamadan dengbêjleri teyp sayesinde dinlemeye başladım ve ilk dinlediklerim arasında Salihê Beynatî de vardı. O dönemin en çok sevilen, dinlenen dengbêjleri ise Reso, Şakiro, Huseynê Mûşî, Zahiro, Sidoyê Bozo (Sidîqê Qarliovayê) gibi dengbêjlerdi. Elbette o dönemlerde Mahmut Kızıl, Huseynê Farî, Ayşe Şan, Zilfîqar gibi sanatçıların da kaset ve plakları vardı ve onların da epey bir hayran kitlesi vardı. Beni en çok etkileyen dengbêj Salihê Beynatî’ydi. Salihê Beynatî’nin ses rengi, tavrı, yorumu, gırtlağı, sesinin berraklığı ve tabii ki anlaşılırlığı beni cezbeden yönleriydi. Kürtçe’de bir sesin temizliği ve duruluğu için söylenen bir deyim var; dengê wî eynî zingil e (sesi aynı çan gibidir) diye. Aynen öyle bir sesti onunki. Bence onun ses kalitesi Karabetê Xaço’nun sesiyle aynı değerdeydi. Onun bir başka özelliği ise, aşk ve çeşitli sosyal olayları işleyen kilamlar dışında siyasi içerikli olanları da söylemesiydi. Onlar da yakın dönemdeki Kürt direnişleriyle ilgiliydi. Bu kilamları dinleyip de onlardan etkilenmemek mümkün değildi. Daha çocuk yaşlarda onun birkaç kilamını ezberleyip söylüyordum. Evet ritmik, hareketli parçalardan önce divanlarda söylenen ağır dengbêj kilamlarını söylemeye başladım ki hâlâ en çok sevdiğim şarkı formları dengbêj kilamlarıdır. Bu tarza gönül vermem de, hiç şüphesiz Salihê Beynatî sayesindedir. 1938 doğumlu olan Salihê Beynatî, 19.05.1984 yılında aramızdan ayrıldı. Kaderin cilvesi olsa gerek, biz sınıf olarak o gün Farqîn’ın Gundê Reşo köyüne pikniğe gitmiştik. İşte orada, sesi dünyada baki kalacak ama cismen aramızda ayrılacak olan Salihê Beynatî’nin son yolculuğuna çıktığını öğrenmiştim. Haberi duyduğum zaman içimden bir şeylerin koptuğunu hissetmiş ve öylece bir müddet yerimde hareketsizce kalmıştım. Bu değerli ve güzel sesli dengbêjin hak ettiği yere gelmesi ve bilinmesi gerekiyor. Çünkü gerçekten analarımız gibi dengbêjler de asimilasyona geçit vermeyen dağ gibi engellerdendirler. Kürt müzik tarihinde, dengbêjlik kültürümüzde adı saygıyla anılacak nice sanatçılarımızdan biriydi. Böylesi değerlerin unutulması, hepimizin ayıbı olacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89