• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 22 °C
  • Diyarbakır 28 °C
  • Ankara 14 °C
  • İzmir 24 °C
  • Berlin 28 °C

Benden selam söyle Apo‘ya

Kurtuluş Tayiz

Hasan Cemal, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın kendisine yönelik eleştirilerine karşı dikkatli, özenli, diplomatik bir dille, karşı eleştiri yazısı kaleme alarak Sırrı Süreyya'dan, bu görüşlerini "selamlarıyla" birlikte bir dahaki görüşmede Öcalan'a iletmesini istedi. "Erdoğan ve Öcalan'ın eleştiriden arî olmadığını" belirttiği yazısında Hasan Cemal, Sırrı Süreyya'nın da süreçte önemli bir oyuncu olduğunu ve geldiği noktanın önemini hatırlatarak uyarıda bulunmayı ihmal etmedi.  

Oysa Abdullah Öcalan, bu çevrelere yönelik birkaç noktada çok kibar eleştiriler dile getirdi. Öcalan'ın eleştirileri kısaca şöyleydi: "İdealizm kişileri tartışır, oysa biz sistemi tartışırız. Kimi dostlarımızın gözden kaçırdığı en önemli ayrıntı, bu meseleyi sistem üzerinden değil kişiler üzerinden tartışması. Hükümet burada bırakın tek belirleyen olmayı, belirleyeni bile değil. Bunun arkasında bir yandan 40 yıllık bir mücadele tarihi, bir yandan da 100 yıllık bir tarihsellik var. Bütün bunları getirip de bir hükümetin ya da Başbakan’ın ağzının içinden çıkan kelimelere indirgemek idealizmin tuzağına düşmektir. Tarih hep bizi haklı çıkarmıştır." 

Hasan Cemal ise "Eleştirilemez şeyler daha çok ‘idealizm’e özgüdür" diyerek, eleştirilere yanıt veriyor. Ancak bir KCK bildirisini örnek göstererek Erdoğan ile çözüm sürecinin neden olmayacağını anlatmaya çalışıyor. O bildiri de şöyle: "KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, 30 Mart yerel seçimleri sonrasında Başbakan Erdoğan’a yönelik şöyle bir bildiri yayınlamıştı: 'AKP'nin geleneğinde ve genlerinde demokrasi denilen bir şey yoktur. Her yönüyle üstenci, oligarşik, tekçi, faşizan bir karaktere sahiptir. Son derece ilkesiz ve pragmatiktir.' 

Eğer Tayyip Erdoğan, KCK Eşbaşkanlığı’nın belirttiği gibi, ‘geleneğinde ve genlerinde demokrasi olmayan’ bir partinin lideriyse ne yapılacak?.. 

Böyle bir liderle, böyle bir Başbakan'la çözüm süreci nasıl gidecek, nereye gidecek diye sorulmayacak mı? Elbette sorulacak. Tayyip Erdoğan’ın yanlışları 2011-2013 döneminde, Öcalan’ın aradan çekilmesine ve Öcalan’ın deyişiyle gümbür gümbür gelen savaşta üç bin kişinin daha yaşamını yitirmesine yol açmıştı." 

Tabii burada Hasan Cemal'in derdinin ne olduğunu anlamak kolay değil. Kendisini Erdoğan ve Öcalan'dan sonra bu meselenin üçüncü bir aktörü gibi görüyor galiba. Daha önemli nokta Cemal'in Erdoğan'ı rahatlıkla üç bin kişinin ölümünden sorumlu tutması. Tuhaf olan, Cemal'in aslında büyük oranda o ölümlerden sorumlu olan ve KCK operasyonlarıyla süreci sabote eden cemaatin sözcüsü haline gelmesi. Cemaatin arkasında durup barıştan söz etmek gerçekçi değil. Gladyo'nun yeni sürümü olan bu yapıyla el ele, kol kola verip, barıştan ve çözümden bahsetmek saflık değilse, büyük bir sahtekârlık olabilir ancak. Cemaat ile birlikte darbeye kalkıp çözüm sürecinden yana olduğunu savunmak kandırmacadır. Hasan Cemal ne yaparsa yapsın, ne söylerse söylesin, tarihe, çözüm sürecine karşı çıkan, çözüm sürecinin aktörlerine karşı yeni Gladyo ile birlikte darbeye kalkan, derin güçlerle birlikte hareket eden kişi olarak geçecektir. Tarihi değiştirmek için Erdoğan ve Öcalan'ı bertaraf etmek gerekiyor ki Cemaat'in bu yöndeki planlarından da kamuoyu yakın zaman önce haberdar oldu. Hatırlanacak olursa Hasan Cemal'in "Apo, Erdoğan ile anlaşıp Türkleri satıyor" yazısından hemen sonra Öcalan'ın 15 yıl önceki sorgu kasetleri piyasaya sürülmüştü; Öcalan aleyhinde yazı dizileri patlamıştı. Apo'yu bertaraf etmek için çözüm sürecinin başından bu yana alttan alta bir süreç işletiliyor. Bu hesaplarını biraz Kandil'e bağladıkları için şimdilik başarılı olamadılar. Ancak Öcalan'ı devre dışı bırakacak planın üzerinden yürümeye devam ediyorlar. Hasan Cemal'in Apo'ya gönderdiği bu "selam" da pek hayra alamet değil; "selam"dan çok Apo'ya yönelik "tehdit" ve "uyarı" içeriyor. Aynı mesajı, Osman Kavala aracılığıyla daha önce de İmralı'ya iletmişlerdi; Sırrı Süreyya'nın yine elçisi olduğu o mesajda Abdullah Öcalan"İşbirliği yaptığınız Erdoğan, otoriter bir düzen kuruyor. Bundan vazgeçin" diye tehdit etmişlerdi. Öcalan'ın geri adım atmaması üzerine Gezi ve 17  Aralık patlak vermişti! Allah'ın selamı üzerine olsun Hasan Abi.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89