• BIST 82.504
  • Altın 147,463
  • Dolar 3,8179
  • Euro 4,0606
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır 10 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 10 °C
  • Berlin 0 °C

Beklenilen tehlike ve Bediüzzaman’ın Menderes’e tavsiyesi

Emrullah Beytar

Ortadoğudaki yangın Türkiye’ye de sıçratılmak istenilmektedir. Suruç ve Ankara Katliamları, belli ilçelerde uygulanan ve hayatı felç eden sokağa çıkma yasakları, PKK ve devletin Kürt sorunu çözmede silahı halen bir araç olarak kullanma istekleri ortadoğudaki ateşi Türkiye sıçratmak isteyenlerin işlerini kolaylaştırmaktadır. Türkiye’nin bu ateşten korunması ve varolan sorunlarını çözmesinin yolu eşitliğe dayalı bir adaletin tesisinde geçtiği düşüncesindeyim. Bediüzzaman hazretleri Kur’an’ın dört ana esasında birinin adalet olduğu vurgusunu yapmıştır. Gerek mahkeme müdafaalarında ve gerekse de zaman zaman irşad veya hakkını aramak amacıyla resmi makamlara ve sivil siyasetçilere yazmış olduğu mektuplarda sosyal adalet vurgusunu ön plana çıkarmıştır.

Bediüzzaman, İslamın bir şeairi/sembolü olan ezanı Türkçeden Arapçaya çevirttiğinden dolayı dönemin başbakanı olan Adnan Menderes’i İslam kahramanı ve demokrat dindar olarak tanımlamıştır. Üstad, dönemin başbakanını böyle sıfatlarla vasıflandırmış olmasına rağmen onu doğru yola davet eden veya doğru yolda kalması için zaman zaman mektuplar gönderdiğini yazdığı lahikalardan anlaşılmaktadır. Üstad’ın bu minvalde CHP genel sekreterinede mektuplar yazdığı yine bu lahikalardan anlaşılmaktadır. Bu mektuplarda sadece iman hakikatleri anlatılmamış, islamın sosyal adaletine ilişkin beyan ve nasihatlerininde beyan edilmiş olduğunu Emirdağ Lahikasında geçen bir mektuptlardan öğrenmekteyiz. Üstad Bediüzzaman bir taraftan Adnan Menderes’i demokrat dindar ve İslam kahramanı gibi sıfatlarla vasfederken, diğer taraftan islamın sosyal adaletini esas almasını talep etmiştir.  Üstad, Adnan Menderes ve CHP genel sekretine mektuplar yazarken kendini hiçbir zaman onlara nispet etmediğini; “Bu vatanda şimdilik dört parti var. Biri Halk Partisi, biri Demokrat Parti, biri Millet Partisi, diğeri de İttihad-ı İslam’dır.” Diyerek durduğu yeri belirlemiştir. Üstad; “ İttihad-ı İslam’ın bu günkü temsilcilerin Nur talebeleri olduğunu”  dile getirmiştir.

Beklenilen tehlikeye karşı Bediüzzamanın reçetesi

Bediüzzaman hazretleri; “gayet kısa birkaç esası, İslamiyetin bir kahramanı olan Adnan Menderes gibi dindarlara beyan ediyorum” girişli mektubunda yeryüzünde ve özellikle komşu ülkelerde ve daha önceleri Türkiye’de yapılmış ve yapılmakta olan haksızlık ve zulümlere karşı islamın sosyal adalet gereklerinin hayata geçirilmesi gerektiği talebinde bulunmuştur. Üstad, Fatır süresinde geçen “hiçbir günahkar başkasının günahını yüklenmez” ayetini islamın sosyal hayattaki önemli kanun-u esasi olduğunu dile getirmiştir. Üstad bu ayetten yola çıkarak islamın sosyal adaletine ilişkin şu tespitleri yapmıştır.

Bir insanının işlemiş olduğu bir cinayetten dolayı, o insanın akraba ve dostlarının mesul olamaz. Halbuki gerek o dönemde ve gerekse bu dönemde siyaset ve tarafdarlığın rüzgarına kapılarak bir caninin yüzünden çok masumların hukukları hedef alınarak masum insanların hukukları ihlal edilmiştir. Bir aile, grup, etnik yapı vb yapıların içinde cereyan etmiş bir caninin cinayetinin faturası çok kolaylıkla o caninin akraba ve dostlarına kesilebiliyor. O caninin eyleminden dolayı masum insanlar hakaret ve küçük düşürücü muamelelere maruz kalınabilmektedir. Bu durum tek bir cinayeti yüz cinayete dönüştürüp dehşetli bir kin ve adavetin damarları harekete geçirterek toplumda  karşılıklı kin ve düşmanlığın oluşmasına zemin hazırlar. Toplumda karşılıklı oluşan bu kin ve nefret sosyal hayatı alt üst eden bir zehir niteliğindedir. Bu durum dışarıdaki düşmanların o toplumun içine parmak karıştırmalarına bir davet niteliği taşımaktadır. Homojen olmayan bir toplumda karşılık kin ve nefret zehiri oluşmuşsa, dış güçlerin o topluma müdahalesi kolaylaşmıştır. Bediüzzaman hazretleri, o dönemde İran ve Mısır’da hissedilen hadise ve buhranlarının bu esastan ileri geldiğini, toplumları zehirleyen ve dış müdahaleyi davet eden bu zehrin bu topraklarda hissedilmesi halinde tahribatın çok daha dehşetli olacağı uyarısında bulunmuştur. Bediüzzaman, hayatı alt üst eden bu zehrin bu topraklarda hayat bulmaması için yapılması gerekeni şu şekilde formüle etmiştir. Doğru islamiyetle ve islamiyete layık doğrularla tesis edilmiş İslam kardeşliğini toplumun temel direği haline getirip masumları himaye için, canilerin cinayetlerini kendilerine münhasır bırakmak lazımdır. Bir hanede veya gemide bir masum on cani bulunsa, hakiki adaletle ve emniyet ve asayiş düsturu ile o masumu kurtarıp tehlikeye atmamak için, gemiye ve haneye o masum çıkıncaya kadar müdahale etmemek gerektir. İşte Kur’an’ın bu esasına göre on cani yüzünden doksan masumu tehlikeye atmak gazab-ı ilahinin celbine vesile olur.

Bediüzzaman hazretlerinin Kur’an’ın bir esası olarak nitelendirdiği bu ilkenin hayata geçirilmesi halinde asayış ve dahil-i emniyetin tesis edilebileceği gibi kendilerine saldıran kişilere karşıda bir siper görevini göreceğini dönemin başbakanı Adnan Menderes’e beyan etmiştir.

Bediüzzaman’nın 1950-60 lı yıllarda dönemin başbakanını bu şekilde uyarmakta ve Kur’an’ın bu esasının kendilerine dayanak noktası yapmasını tavsiye etmiştir. Menderes hükümetinin başına gelen acı olayları ve Türkiye toplumunda vukubulmuş çalkantılar hepimizin malumudur. Üstadın yarım asır önce Menderes’e etmiş olduğu bu tavsiye halen geçerliliğini koruduğu açıktır. Haziran seçimlerinde sonra Türkiye’de silahların yeniden devreye girmesi, cenazelerin Türkiye’nin dört tarafına dağılması ve hükümetin belli ilçelerde hayatı felç eden ve çokça masumların zarar görmesine sebep uygulamaların toplumda ciddi bir kutuplaşmaya sebep olduğu açıktır. Türkiye’de toplumsal barışın tesisi ve dış parmakların müdahalesini engellemenin yolu bu Kur’an-i esasın hayata geçirilmesinde geçmektedir.

Not: Diyarbakır Baro başkanına yönelik yapılmış olan hukuksuzluğu kınıyorum. Adil ve hakkaniyetli bir yargı zihniyetinin ve toplumsal barışın hayat bulduğu yarınların geleceğini ümit ediyorum.

  • Yorumlar 6
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89