• BIST 97.291
  • Altın 144,193
  • Dolar 3,5593
  • Euro 3,9955
  • İstanbul 19 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 26 °C
  • Berlin 23 °C

Bê Kobanê aşitî nabe!

Reyhan Yalçındağ

Bir halk, günlerdir topyekün direniyor. Çocuğuyla, yaşlısıyla, kadınıyla, erkeğiyle, tüm dünyaya insanlık dersi veriyor. Cephede direnen gençler, mevziden birkaç dakikalığına dahi ayrılamadığı için, cansiparane Kobanê’yi ve orada yaşayan tüm halkların onurunu koruduğu için suyu bile ancak kendilerine uzatılan hortumlar aracılığıyla içiyor. DAİŞ’in “planlı” Musul işgali ardından ele geçirdiği İngiltere, Rusya, Amerika menşeili ağır silahlara, tanklara, toplara karşı ellerindeki silahlarda tek mermi kalana kadar direniyorlar; son mermiyi de bu barbar çete bozuntularının eline geçmemek için “kendilerine saklıyorlar”. 21. yüzyılda bir halka karşı adım adım hayata geçirilmeye çalışılan soykırıma, Rojava’yı insansızlaştırma politikalarına karşılık insanüstü bir çabayla direniyorlar.

Baskının, zulmün olduğu her yerde direniş vardır. Bu halk kuzeyiyle, güneyiyle, batısıyla, doğusuyla tek yürektir; o yürek de Kobanê’de atmaktadır.

Musul’daki rehineler senaryosunun çöktüğü ortada. Bu insanlık dışı çeteye her türden yardım malzemesi gönderildiği ve DAİŞ’li faşist sürüsünün tedavilerinin sağlandığı artık herkes tarafından bilinmekte. Mızrak çuvala sığmamakta. Lakin her seçim döneminde meydanlarda çıkıp “çözüm sürecinden” nemalanan aynı Erdoğan, bugün pervasızca “Peki ey dünya, DAİŞ gibi bir terör örgütü çıkınca ayaklanıyorsun da, PKK gibi bir terör örgütü ortadayken niye ayaklanmıyorsun?” derken hangi Kürtlerle barışacak acaba?

PKK ile DAİŞ’i hangi kriterle aynı kefeye koymaktadır bu zihniyet?

PKK ile Kürt sorununun tamamen iç içe geçtiğinin farkında değiller mi acaba?

PKK’liler uzaydan gelmedi; tümü bu halkın evlatlarıdır. Onları da DAİŞ’le aynı kefeye koyarken ölüm fermanlarına mı çağrı yapıyorsunuz?

Mazlum Filistin halkının minicik çocukları, tankla, tüfekle, silahla kendilerine saldıran, evlerini başına yıkan İsrail askerlerine taşla karşılık verince alkışlıyorsunuz da, kahraman ilan ediyorsunuz da bu halkın çocuklarına neden “terörist” deyip 15 yıl cezayla zındanlara atıyorsunuz? O da yetmedi, bu halkın kadın siyasetçilerinden Aysel Tuğluk’a en ağza alınmayacak sözcüklerle hakaret edip bir linç kampanyası başlatıyorsunuz. Sınır boyunca gazla, coplarla saldırdığınız halka yapılan zulme dayanmayıp bir savunma refleksiyle taş attı diye en onulmadık söylemlerde bulunuyorsunuz. Erkek zihniyetinin tavan yapmış refleksiyle, AKP’nin üst düzey yöneticileri ve Hükümet sözcüleri, konu Mısır, Filistin olunca “zulme karşı direnmek meşrudur” derken, Kürtlere yapılan bu zulmü neden alkışlıyor acaba? Üstelik bugün Kobanê’de ölümüne bir direniş varken!

Meclis açıldı; hem de Irak ve Suriye’ye tezkere çıkartılması gündemiyle. Meclis açılmadan evvel tüm üst düzey kuvvet komutanlarının Bakanlar Kurulu’na ellerindeki dosyalarla brifing verildiğini basından biliyoruz. Her fırsatta 1 Mart’ta Meclis’in çıkartamadığı tezkereden dolayı hayıflanan AKP’liler, bununla, Federal Kürdistan’a asker yollayarak bölge halkını ve zengin doğal kaynaklarını denetim altına alma “şansını” kaçırdıklarından dem vuruyorlar. AKP Hükümetinin, Rojava’da DAİŞ ilerlemesine seyirci kalması ve hatta desteklemesi bir Kürt katliamı ve büyük Kürt göçü anlamına geldiğine göre, “acaba bölgenin nüfus yapısını Sünni Araplar lehine mi değiştirmek istiyorlar?” sorusunu gündeme getirmekte. Dolayısıyla çözüm sürecinden nemalanan AKP’lilerin, Meclis açılır açılmaz gündemlerine müzakerenin yasal çerçevesini, acil atılacak adımları, barışın önünde engel olan yasal düzenlemeleri değiştirmek yerine 2 tezkereyi almaları, asla kabul edilecek bir durum değildir.

Bunlar bir yana, bugünleri yaşayan hiç kimse bu vahşeti ve zulmü asla unutmayacaktır. Kürtler, kendilerine tarih boyunca dayatılan her türlü inkara, imhaya, soykırıma, asimilasyona karşı hep direnişle cevap vermişler; bunu yaparken de birlikte yaşadıklara halklara karşı en ufak bir zararları da olmamıştır. Bugün de yarın da verilecek cevap, insanlık onurunu korumak adına direnmek olacaktır. Ajandalarına Kürtlerin imhasını, kırıma varan zorunlu göçünü alan herkes bilmelidir ki, bu saldırılardan güçlü çıkacak olan mazlum halklar ve başta kadınlar olmak üzere onların öncüleri olacaktır.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89