• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 9 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Ankara 7 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin 3 °C

BDP 'müzakere' yapamaz mı?

Oral Çalışlar

Kürt sorunu gibi çok değişik etkenlerin rol oynadığı bir sorunda yasal alanı ne kadar daraltırsanız alana o ölçüde başka kuvvetler girer.

KCK tutuklamaları sürdükçe, yasal alan baskı altına alındıkça, PKK’nın BDP üzerindeki hegemonyasının daha da arttığını/artacağını uzun süredir dile getiriyoruz... Kürt sorunu gibi çok değişik etkenlerin rol oynadığı bir sorunda yasal alanı ne kadar daraltırsanız alana o ölçüde başka kuvvetler girer, girebilir. Siyasetin matematiğinde bu kaçınılmaz bir sonuçtur.

Başbakan Erdoğan’ın “Terörle mücadele, BDP ile müzakere” çağrısını ortaya atmasından bu yana, yeni bir durumla yüz yüze gelebileceğimiz yönünde bir izlenim oluşmuştu...

Ancak yasal alan, devletin baskısı altında etkisini yitirmeye devam ediyor. PKK içinde sert açıklamalarıyla dikkat çeken Cemil Bayık,Bu kadar insan tutukluyken BDP müzakere yapamaz” diyerek noktayı koydu. (Daha önce de Murat Karayılan, “Öcalan’a tecrit sürerken kimsenin devletle müzakere yapamayacağı”nı ilan etmişti.)

PKK’nın son günlerde eylemlerini hızlandırdığı, yaygınlaştırdığı; dolayısıyla da müzakere yerine çatışma eğiliminin ağırlık kazandığı açık. Bakanları hedef aldığı söylenen mayın döşeme hazırlıkları, çatışmacı anlayışın şiddetini gözler önüne seriyor.

Bütün bunlar olurken, BDP yöneticileri, “Bizimle hükümet müzakere etmeye niyetli değil ki” gibi açıklamalarda bulunuyorlar. Zaman zaman da “Gelsinler görüşelim” havasını sürdüren bir tutumu tercih ediyorlar.

PKK-BDP ilişkisi

PKK ile BDP arasındaki ilişkiyi kökten koparmanın mümkün olmadığını herkes biliyor, hükümet de biliyor. Gerçeğin başka bir boyutu ise BDP ile PKK’nın aynı şey olmadığı. BDP, esas olarak, ‘yasal alanda mücadele’yi seçmiş insanlardan oluşan bir örgütlenme.

Yasal alandaki tüm aktörler samimi olarak çözüm isteseydiler, bu farklılık bir anlam ifade edebilirdi. Öyle olmadı. BDP iki taraflı sıkıştırma yüzünden çok kan kaybetti. Tutuklamaların yaygınlaştırılması nedeniyle yasal alandaki Kürt siyasi aktörleri hareket kabiliyetlerini iyice yitirdiler.

PKK da bu durumu görerek ve bu durumdan kuvvet alarak inisiyatifini genişletiyor ve BDP’nin müzakere ihtimalinin önünü kesiyor. 

Müzakere mi çatışma mı?

Peki BDP, PKK’dan bu açıklamalar gelirken yeni bir yol izlemeyi, çözüm konusunda daha farklı bir adım atmayı deneyebilir mi? İşte burada ciddi soru işaretlerinin olduğu bir gerçek. BDP içinde iki eğilimin bulunduğunu söyleyebiliriz.

Birinci (ve daha zayıf görünen) eğilimi ‘PKK’dan bazı alanlarda bağımsız adımlar atabilmek’ şeklinde özetleyebiliriz. İkinci eğilim ise ‘adımlar atarken hiçbir zaman (Kandil ve özellikle de İmralı’dan) köklü bir kopuşa kalkışmamak’ şeklinde tanımlanabilir.

BDP’nin şu andaki durumu, bir ‘hareketsizlik durumu’... Giderek daha fazla inisiyatifsizliğe doğru sürüklenen bir BDP ile karşı karşıyayız...

Bu durumun nedeninin yalnızca PKK olduğu söylenemez. Öcalan’a uygulanan tecrit, hükümete egemen olan dil, yasal alanı iyice çaresiz hale dönüştürüyor.

PKK, (kendisine yönelik askeri ve siyasi baskıları bertaraf edebilmek amacıyla) son dönemde yeniden hareketlenmiş durumda. BDP’ye de “Benim sınırlarımın dışına çıkamazsın” diyerek ‘açık güç gösterisi’ne devam ediyor. BDP’nin bir ‘kriz yönetimi’ becerisine sahip olup olmadığı ise ayrı bir tartışma konusu... 

İdris Naim Şahin seçeneği

Bu süreç içinde hükümet nerede? Başbakan, İdris Naim Şahin’in İçişleri Bakanlığı’nda, geleneksel otoriter söylemden yararlanmayı sürdürüyor. ‘Tek millet, tek bayrak, tek din, tek bayrak’ gibi ifadelerle dilini adım adım daha da ‘güç odaklı’ ve tek kutuplu bir düzleme taşıyor.

Ancak bu noktada bizi ilgilendiren şu: Böyle bir ortamda yasal alan daralıyor, BDP hareketsizliğe zorlanıyor, süreç belirsizliğini koruyor.

Öte yandan konu giderek daha evrensel bir boyut kazanıyor. ABD’nin sürece daha fazla dahil olma ihtimalinin öne çıkmaya başladığından söz edebiliriz.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89