• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 2 °C
  • Diyarbakır 0 °C
  • Ankara -8 °C
  • İzmir 4 °C
  • Berlin 2 °C

Batı ve Türkiye: Değer çatışması evresi...

Ali Bayramoğlu

ABD önemli ve belirleyici bir güç. Türkiye'nin yakın müttefiki ve ortağı. Türk liderlerin bu ülkeye yaptığı ziyaret bu nedenlerle her zaman her yönüyle önem taşır.

Son yıllarda sınır komşumuz haline geldi. Ortadoğu'da fiilen sahada ve tayin edici bir rol oynuyor. Bu alanda politikaları, adımları, Kürt meselesinde aldığı ve alacağı tavırlar Türkiye yakından ilgilendiriyor ve etkiliyor. Türkiye'nin ABD ilişkileri bu açıdan artan ve kritik bir önem taşıyor.

Ne var ki, iki ülke arasında ortalık ve askeri işbirliği süregitmekle, iki ülke de birbiri için vazgeçilmez olmayı sürdürmekle birlikte, ilişkileri sıkıntılı bir dönemden geçiyor.

Durumu, komplo teoriyle açıklayan, Erdoğan'ın devrilmesi için uluslararası üst aklın ürettiği bir seferberlik olduğu inancına bağlayan bakış açısını bir kenara koymakta fayda var. Erdoğansız, AK Partisiz Türkiye temenni ve arayışları, iddia edilen siyasi çapta ve belirleyicilikte hiç bir şekilde değildir.

(Batı ülkeleriyle yaşanan benzer gerginliklerde olduğu gibi bu) gerginliğin temelinde de iki temel faktör yatıyor:

Çıkar farklılaşması ve değer farklılaşması...

ABD ve Türkiye'nin Ortadoğu'ya bakışlarının farklılaşması, çıkarlarının ayrışması, hatta zaman zaman çatışması, mevcut gerginliği besleyen en kritik husus.

Arap Baharı'nın ikinci evresinde Türkiye'nin Mısır'daki askeri darbeye karşı aldığı tutum, Müslüman Kardeşler'e verdiği destek, Hamas politikası, iki ülkeyi karşı kutuplara yerleştirmiş ve kritik bir aşamayı oluşturmuştu. Bugün sorun, Suriye'de Kürt koridoru, güvenlik bölgesi, özellikle PYD konusunda yaşanıyor. ABD'nin güvenlik koridoru önerisini sistematik olarak geri çevirmesi, IŞİD'le mücadelesinde PYD'yi önemsemesi, ortak kabul etmesi, Türkiye'nin beklenti ve politikalarıyla çelişiyor.

Bir faktör bu...

Diğer faktöre gelince...

Türkiye Batı, özellikle ABD ilişkilerinde değer sistemlerinin karşı karşıya gelmesi, en az çıkar çatışması kadar önemli bir eşik.

Nitekim Erdoğan'ın ABD ziyaretinin dışa yansıması bu çatışmanın açık ipuçlarını taşıyordu. Obama'nın Türkiye'ye yönelttiği basın özgürlüğü eleştirisi, görüşmede Türkiye'de özgürlüğü hakkında koşulup konuşulmadığı meselesi, Brookings Enstitüsü'ndeki protestolar ve arbede, bunun ABD basınına yansıma biçimi, Cumhurbaşkanı'nın uçakta yaptığı açıklamalar, bir bütün olarak, bu durumun birer göstergesi kabul edilebilir.

Obama ile Erdoğan arasında, demokrasi, yargı bağımsızlığı, basın ve ifade özgürlüğü, bunların kullanımı ve sınırları arasında önemli bir bakış farklı var. (Türk siyasetinde bugün yaşanan iç gerginliklerin ana nedeni benzer). Bu fark, her iki lider tarafından açıklıkla dile getiriliyor. Ve Türkiye'de yaşanan her kritik yeni adli ve siyasi durum bu farklılığı artırıyor.

Bu gerginlik sadece ABD'nin ya da Obama'nın Türkiye'ye, Erdoğan'a yönelttiği eleştirilerden, Türk iç siyasetindeki tablodan kaynaklanmıyor. Erdoğan'dan Batı'ya yönelik eleştiriler de bu gerginliğin, daha doğrusu değer ayrışmasının diğer ayağını oluşturuyor.

Bu eleştirilerin en keskinleştiği ve kalıcı özellikler ürettiği dönem Arap Baharı'nın ikinci evresi, Batı, özellikle ABD ile Türkiye'nin pozisyonların ters düştüğü evre olmuştu. Bu dönemde Batı'ya itiraz eden, karşı medeniyeti temsil eden ve taşıyan bir tarz içinde Erdoğan'ın Batı karşıtı bir siyasi dil kullanmış, bunu yaparken sadece Batı'nın politikalarına değil, değer sistemine de yönelmişti. Bir önceki dönem Batı değerleriyle pozitif bir etkileşim yaşanırken bu kez aynı değerler üzerinden bir itişme evresi açılmıştı.

Az önce Türk siyasetinde bugün yaşanan iç gerginliklerin ana nedenin benzer bir değer farklılaşması olduğunu söyledik. Bu tablo ülkenin geleneksel yerli-batılı çatışma ekseni açısından açıklanır ve anlaşılır. Ancak iki uç arasındaki köprülerin kırık dökük hale gelmesi Türkiye-Batı ilişkilerinin krizine benzer bir ivme izliyor.

O zaman sorun, bir kaç yıl öncesinin aksine, değer sistemleri arasındaki geçiş ve sentezi işaret eden yolun değil çatışma patikasının izleniyor olmasıdır.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89