• BIST 84.023
  • Altın 146,903
  • Dolar 3,7616
  • Euro 4,0431
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 9 °C
  • Berlin 0 °C

Barzani’nin ziyareti neden tarihî?

Şahin Alpay

Irak Kürdistan Bölge Yönetimi başkanı Mesud Barzani’nin, 38 yıldır sürgündeki efsanevi Kürt sanatçısı Şivan Perwer’i de yanına alarak geçen hafta sonu Diyarbakır, Amed’e gelmesi ve Başbakan Tayyip Erdoğan ile buluşması, büyük tarihi önemi haiz. 

Cumhuriyet’in otoriter laikliğine ve otoriter tek–kültürcülüğüne ilk büyük başkaldırının lideri Şeyh Said’in ailesinden Avukat Muhammed Akar’a “Niye öyle?” diye sorduğumda, bana geçen hafta sonunda bizzat gördüklerini ve duyduklarını anlattı: 

“Mesud Barzani, karayolu ile Mardin’den Diyarbakır’a geliyordu. Karşılama heyeti, kurban edilmek için üç büyük koç hazırlamıştı. Kurbanlar tam kesiliyordu ki, Barzani itiraz etti ve şunu dedi: Bu topraklarda çok kan aktı, çok can gitti. Ne insanların, ne de hayvanların artık kanı akmasın. Bu hayvanların da yaşamaya hakkı var, salın gitsin... 

“Diyarbakır’daki miting alanında, bir dershanede Kürtçe öğretmenliği yapan tanıdığı elinde Türkiye bayrağıyla gördüm.12 Eylül döneminde işkence görmüş, devlete tepkili bir kimseydi. Elindeki bayrağa şaşırdığımı görünce şunları söyledi: Hayatımda ilk defa Türkiye bayrağını elime alıp, sallıyorum. Çünkü bana işkence edilirken dipçiklerinin üzerinde Türk bayrağı vardı; bayrak düşmanı diye suçlanmıştım. Ama bugün bu bayrak artık zulmün değil kardeşliğin sembolü olarak elimde duruyor. İnkâr, asimilasyon, katliam dönemi bitiyor… 

“Sayın Barzani ile birlikte Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret eden heyette Şeyh Said ailesini temsilen ben de vardım. Basın içeri alınmadı. Kürtlerin kendi aralarında bir dertleşme toplantısı oldu. Toplantıda Leyla Zana şöyle konuştu: Başbakan Erdoğan, sanılanın aksine Kürtler arasına ayrım koymadı. Diyarbakır benim için ne ise Erbil ve Kamışlı da odur, dedi. Tüm Kürtleri kucaklama mesajı verdi. Bu çok önemli. Ayrıca ondan şu mesajı aldım: Sivil, siyasi yöntemlerle mücadele ederseniz, sorunları beraber çözeriz. Cezaevlerinin boşaltılacağı ve dağdan inişlerin olacağı sinyalini verdi. Bu anlayış gerçekten herkese yeni bir başlangıç fırsatı veriyor… 

“Barzani ise şunları söyledi: Bugünün kıymetini iyi bilmek gerekir. Bir gün Türkiye başbakanı ile Diyarbakır meydanında el ele tutuşup Şivan Perwer’i dinleyeceğimi ve halkı selamlayacağımı rüyalarımda görsem inanmazdım, ama oldu. Başbakan Erdoğan çok risk aldı. Bunu asla unutmam ve dostluk elini asla bırakmam. Irak diktatörleri ile 50 yıl savaştık ama bir tek sivil öldürmedik. Arapları kendimize düşman etmedik. Çünkü bir gün tekrar beraber yaşayacağımızın hesabını yaptık. Bu topraklarda Kürt, Türk, Arap, Fars, Süryani hep beraber yeni bir gelecek kurmak zorundayız. Silah Kürtlere çok zarar verdi. Söz silahtan daha güçlüdür. Yüzyıllık düşmanlıklar artık bitiyor, yeni bir dönem başlıyor… 

“Orada bulunan Osman Baydemir, Ahmet Türk ve diğer siyasilerin de bakışı çok olumlu ve destekleyici oldu. Son sözü Şivan Perwer söyledi: Umarım bundan sonra Kürtçe Türküler ‘Ah zalim felek, bana ne ettin...’ diye başlamaz. Hep düğün, bayram şarkıları okunur.” 

Başbakan Erdoğan, Kürtlerle barışma, Kürt sorununun çözümü, dolayısıyla PKK şiddetinin sona ermesi yolunda asla azımsanamaz adımlar atıyor. Son yıllarda bazen onu II. Abdülhamit ve Atatürk’e benzetiyorum; onlar gibi hem otoriter, hem reformcu. Tabii Abdülhamit padişahtı, Atatürk de tek partinin başıydı. Erdoğan ise eksikli–kusurlu demokrasimiz içinde, eksikli–kusurlu demokrasi anlayışıyla ülkenin istikrar içinde kalkınmasına öncülük yapma uğraşı veriyor.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89