• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır -1 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin -8 °C

Barzani'nin gördüğü gerçekler

Şahin Alpay

Türkiye'nin Kürt sorununun birbirine bağlı dört boyutu var.

Bunların başta geleni, Kürtlerin öteki yurttaşlarla eşit haklara sahip olmamaları sorunudur ve ancak bu büyük haksızlığın giderilmesiyle çözülebilir. İkinci boyut, büyük haksızlığın doğurduğuna kuşku olmayan, fakat giderek bağımsız bir sorun niteliğini kazanan PKK ayaklanması. Bu sorunun çözümünün birinci şartı, PKK'nın şiddeti terk edip meşru, siyasi mücadeleye yönelmesinin önündeki engellerin kalkması. 

Üçüncü boyut, Kürt çoğunluklu bölgenin ülkenin geri kalanına göre sosyo-ekonomik bakımdan daha az gelişmiş olmasıyla ilgili. Bölgenin kalkınması için gerekli yatırımların önde gelen şartı, silahlı ayaklanma ve şiddetin son bulması, istikrarın sağlanması. Nihayet dördüncü boyut, yaklaşık yarısı Türkiye'de olmak üzere Kürtlerin dört ayrı ülkede yaşıyor ve her birinde hakları için mücadele ediyor olmaları. Bu gerçeğin birlik ve dirliğine bir tehdit oluşturmamasını sağlamanın yolu da, Türkiye'nin kendini bir yurttaşlar devleti olarak yeniden kurmak suretiyle sadece kendi Kürtlerinin değil, bütün Kürtlerin güven ve saygısını kazanması. 

Geçen hafta, Kürt sorununun uluslararası boyutu ile ilgili önemli bir gelişme yaşandı. Türkiye'yi ziyaret eden Irak Kürdistan Bölge Yönetimi Başkanı Mesut Barzani, Türkiye'de Kürt sorununun çözümü yönündeki olumlu gelişmelere gerek PKK'nın, gerekse BDP'nin destek vermesi gerektiğini belirttikten sonra, sert bir uyarıda bulundu: "Bu dönemden sonra PKK hâlâ silahı tercih ederse, kendi kaybeder. Kendilerine kontrolümdeki bölgede silah kullandırtmam. Bu savaşı bizim bölgemize çekmelerine müsaade etmeyiz. Gerekirse nasihatle, gerekirse zorla." 

Barzani'nin geçen yıldan bu yana, önümüzdeki aylarda Erbil/Hewler'de toplanması beklenen Kürdistan Genel Konferansı'nda PKK'ya silah bırakma çağrısında bulunulması yönünde çaba harcadığı da biliniyor. Irak Kürt liderliğinin bu noktaya gelmiş olmasının, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarının izlediği "komşularla sıfır problem" politikasının en büyük başarısı olduğuna kuşku yok. Bu politika sayesinde askeri-bürokratik vesayet düzeninin bütün Kürtleri düşman gören, PKK'nın kökünün kazınması için öncelikle Irak Kürt liderliğinin hedef alınmasını savunan körlükle malul politikası tasfiye oldu. Irak Kürdistanı'yla ekonomik karşılıklı bağımlılık ilerledi; bundan iki taraf da çok kazançlı çıktı. Ankara, Irak Kürtlerinin güvenini ve saygısını kazandı. Irak Kürt liderliği, dostane ilişkileri tehdit eden PKK'ya karşı giderek daha sert bir tavır takındı. 

Barzani'nin şu gerçeği giderek daha iyi gördüğü söylenebilir: PKK'nın izlemekte olduğu şiddet politikası, sadece Kürtlerin inkârına son verip haklarını tanımaya yönelen Türkiye'de değil, bütün bölgede Kürtlerin demokratik haklara kavuşmalarına engel haline geldi. Türkiye'de değil, bütün bölgede Kürtlerin demokratik haklara kavuşmalarına engel hale geldi. PKK bugün Suriye'de Kürtleri ezen Arap milliyetçisi Baas diktatörlüğünün baş müttefiki konumunda. İran'daki otoriter İslamcı rejim, yine onunla mücadeleyi bir yana bırakıp, PKK'yı Türkiye'ye karşı kışkırtma politikasına yönelmiş durumda. 

PKK'nın Türkiye'de Kürtlere dayatılan asimilasyon politikasının ürünü olduğu, akıl ve izan sahibi herkesin kabul ettiği bir gerçek. PKK isyanı olmasaydı Türkiye, inkârına son verip haklarını tanıma yolunda ilerler miydi? Bu konuda farklı görüşler var. Bir görüşe göre, hayır. Başka bir görüşe göre ise, Soğuk Savaş'ın sonundan itibaren Kürtler topyekûn demokratik imkânları kullanmaya odaklanmış olsalardı, Türkiye Kürt haklarının tanınmasında bugün çok daha ileri bir noktada olabilirdi. Tartışılabilir... Peki, PKK'nın silahları Türkiye'de Kürtlerin hak mücadelesinde bir "güvence" midir? Akıl ve izan sahibi herkes, sanırım bu iddianın geçersizliğini görüyor. Barzani'nin gördüğü gerçekleri, BDP'nin de, PKK'nın da içinde giderek daha çok sayıda kimsenin görmekte olduğuna inanıyorum.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89