• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır 7 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin 3 °C

Barışmak ve barış için keskin kılıç gerek

Ömer Ağın

2014, Kürtler için çetin mücadelelerle geçti. Ama aynı zamanda da büyük başarılara imza atılan bir yıl oldu. Kürt Özgürlük Hareketi’nin öncülüğünde ve Kürtlerin birlikte hareketleri sayesinde Kürt halkının demokratik hak isteme talebi tüm dünyada yeni bir meşruiyet kazandı. PKK, tüm dünyada tanınır duruma geldi. Kürt örgütlerinin, özellikle de Federe Kürdistan Yönetimi’nin, Kürt kamuoyu karşısında siyasi ve toplumsal olarak Kürdistan’ın dört parçasından da sorumlu olduğu daha net anlaşılır, görünür oldu. Bir yandan Sayın Öcalan’ın “barışçı demokratik çözüm” anlayışı yaşam bulurken, diğer taraftan Kürt silahlı güçlerinin başta Kobanê ve Şengal direnişlerinin gösterdiği gibi yenilmez olduğu kanıtlandı. Birbirini tamamlayan değişik mücadele yöntemleri ustalıkla kullanıldı. Daha önemlisi legal siyasette, “parlamentarizmle” devrimci mücadele için gerekli olan parlamentonun olanaklarından yararlanma stratejisi anlaşılır duruma geldi.

Sayın Öcalan’ın bugüne kadar yürüttüğü çözüm politikasında samimi olduğunu tüm dünya görmüş oldu. Sadece çözüm konusunda samimi görünmekle kalınmadı aynı zamanda reel, adil, eşitlikçi ve demokratik bir çözümün nasıl olabileceği de yol haritasında netleştirildi.

Kürt Özgürlük Hareketi’nin bu süreçte çok yönlü olarak güçlenmesi, adil bir barış için olmazsa olmaz koşul olduğu bir kez daha ispatlandı. Kürtlerin deyimiyle: “Bona levhatine û aşîtîye şûrê tûj lazim” (Barışmak ve barış için keskin kılıç gerek). Adil ve hilesiz bir barış, ancak barış için mücadele edenler varsa yaşamda hayat bulur. Dünya halklarının deneyimleriyle ilke halini alan bu anlayış, Kürt Özgürlük Hareketi’nin tecrübesiyle de doğrulanmış oldu.

DAİŞ’in faşist saldırıları karşısında kahramanca direnen Kürt silahlı güçleri, Kürdistan ve Ortadoğu’da büyük umut yarattı. Artık ne Kürtler eski Kürtlerdir, ne de Kürdistan eski Kürdistan’dır. Sayın Öcalan’ın demokratik modernite düşüncesi yaşamla buluşmuştur. Ulus devlet peşinde koşmanın bir artı sağlamayacağı görülmeye başlanmıştır. Kürt halkı, tüm parti ve liderlerinden Kürtlerin ulusal demokratik birliği için birlikte adım atmalarını ister olmuştur. Bu, Kürt halkında sosyal bir akıl yaratmıştır. Şimdi başta Güney Kürdistan Yönetimi olmak üzere Kürtler, ulusal demokratik birlikleri konusunda bir daha düşünmek zorundadırlar. “Aqlê sivik, barê giranê tînê” (hafif akıl ağır yük bindirir.) deyimi sanki bu günler için söylenmiş gibidir.

İç politikaya gelince: Önümüzde bir seçim var. AKP’nin Kürt sorununun çözümüne yönelik elle tutulur bir politikasının olmadığını söyleyelim. Bu başlı başına, duyarlı olmayı gerektirir. AKP ip cambazı gibi oynamaya devam edecektir. Ülkede çıkan her kargaşa ve “karanlık” olay AKP’nin işine yarar ve ondan bağımsız cereyan ettiğini söyleyen mantık; saflıktan başka bir şey değildir. Devlet ve AKP’den habersiz daldan yaprak bile düşmez. AKP’nin “paralel yapıdan bir farkı yoktur.” Bunlar eski ortaktır. Hala ortak organizasyonları ve paylaşmadıkları “mülkleri” olabileceği unutulmamalıdır. İslam’ı maske olarak kullanan yapıların eskiden beri bu güçlerin denetiminde olduklarını biliyoruz. Son olarak Cizre olayında da net olarak görüldü.

AKP hükümeti bir taşla iki kuş vurmak istiyor. Bir yandan Kürt Özgürlük Hareketi’nin Cemaat’le işbirliği yaptığını söyleyerek AKP’ye oy veren Kürt seçmenin oylarının başka yere gitmesine engel olmaya çalışıyor, diğer yandan çatışma ortamlarını gerekçe göstererek, daha da önemlisi çatışmayı çıkaranın “PKK olduğunu” söyleyerek “çözüm sürecini” oyalamaya çalışıyorlar. Kimse hayal peşinde koşmasın. Bu konuda ikircimli konuşmak Kürtlere hiçbir yarar getirmeyecektir. “Halkımızı demokrasi ve özgürlük düşmanı güçlerin saldırıları karşısında duyarlı olmaya, kendi öz savunmasını geliştirerek mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz” çağrısının anlamı unutulmamalıdır.

Fırat’ın batısında da AKP’nin rakibinin HDP olacağı gerçeği, umudu büyütüyor. Halk, diğer rejim partilerinin sorunlarını çözemeyeceğini anlamaya başlıyor. Bu somut durum HDP ve HDK’ye yeni görevler yüklüyor.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89