• BIST 82.252
  • Altın 148,354
  • Dolar 3,8176
  • Euro 4,0790
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır 3 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 7 °C
  • Berlin -1 °C

Barışın yolu güçlü HDP’den geçer!

Ergun Babahan

Her şey aslında 17-25 Aralık yolsuzluk dosyalarının patlamasıyla başladı. Gezi’de liberal ve demokrat kesimleri kaybeden Erdoğan ve AKP, yolsuzlukların ortaya çıkmasından sorumlu tuttukları Hizmet Hareketi’ne savaş açtı.
Bu AKP’nin yalnızlaşması demekti.

Çözüm, darbeci ve vesayetçi olmakla suçlanan Silahlı Kuvvetler’e yanaşmakta bulundu. Ergenekon ve Balyoz davalarının savcıları bir gecede bu davaların avukatı oldu. Darbeci denilen milli orduya kumpas kuruldu noktasına gelindi.

Bu, askerin bir süre önce çekilmek zorunda kaldığı siyaset sahnesine güçlü bir şekilde dönüşü anlamına geliyordu. Barış müzakereleri sırasında kırmızı çizgilerini ilan eden asker, yolsuzluk iddiaları karşısında zayıflayan Erdoğan’a karşı önemli bir koz elde etmiş oldu.

Erdoğan’ın askerle ittifakının açık kurbanı müzakere sürecinin sona erdirilmesi ve Abdullah Öcalan’ın İmralı’da izole edilmesi olarak tecelli etti. Bu, devletin PKK’ya savaş ilanı demekti. Bu nedenle, Urfa’da haince katledilen iki polisin çatışmaların başlamasıyla ilgisi yoktu. Açık neden, güç kaybeden Erdoğan’ın askerin güvenlik konseptine teslim olmasıydı.

DOĞAN VE İPEK BASKINLARI...

Ancak bu gelişmenin bir başka sonucu oldu: Kürtler’in tek başına iktidar yapma konusunda büyük destek verdikleri AKP’yi terk edip HDP cephesinde tek vücut olmaları. Selahattin Demirtaş’ın kişiliği bu oylara Batı’dan da önemli bir katkı sağladı ve sadece Erdoğan’ın başkanlık hayalleri suya düşmekle kalmadı, Meclis çoğunluğu muhalefetin eline geçti.

Şimdi, bu çoğunluğun yeniden elde edilmesi konusunda askerle varılan bir mutabakat olduğunu görüyoruz. Amaç, HDP’yi baraj altında bırakmak. Bunun için Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Kürtler’in serbest iradeyle sandığa gitmelerinin önü kesilirken, Batı’da da seslerinin duyurulması engellenmeye çalışılıyor. Doğan Medyası’na, İpek Grubu’na yönelik hukuksuz, devlet terörüne varan saldırıların temel amacı bağımsız bir duruş sergilemeye çalışan bu kurumları susturmak.

HAVUZ MEDYASI YAYINLARI...

Bu amaç gerçekleşirse, işsizlik, eğitimsizlik ve yoksulluk pençesinde kıvranan Kürt gençlere tek seçenek kalacak, dağ ve silah.

Oysa, siyasetin sahnede olması, bölge halkının ve gençliğinin mevcut sisteme güveninin devam etmesi, silah seçeneğinin zayıflaması demek. Silah, bölünme; siyaset birlik içinde yaşamak demek.

Bu açıdan bakıldığında, gerçek bölücü siyaseti kimin izlediği açıkça görülür. Doğan’a, İpek Grubu’na İstanbul’un, Ankara’nın göbeğinde yapılanları görenler, medya ve siyasetçilerin girişinin zorla kısıtlandığı Kürdistan coğrafyasında neler yaşandığını tahmin edebilir.

Barışın yolu, muhafazakarların yeniden demokratik bir çizgiye gelmelerinden, HDP’nin Meclis’te güçlü bir şekilde var olmasından geçecektir.

Onun için HDP’yi PKK ile eş tutmaya çalışan, bütün Kürtleri terörist göstermeye çalışan Havuz Medyası’nın faşizan yayınlarından etkilenmemek ve HDP’ye desteği açıkça seslendirmek gerekir. 

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89