• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 22 °C
  • Diyarbakır 28 °C
  • Ankara 14 °C
  • İzmir 24 °C
  • Berlin 18 °C

Barışı savunmak...

Cafer Solgun

Suriye krizi başat gündemimiz olmadan önceki yazılarımda 90’lı yılların “derin” olaylarından “faili meçhul” ve “kayıplar” gerçeklerimizi hatırlattım. Bu kanlı gerçeklerimizi hatırlatmam, aslında kendi asli gündemimizle, yani “Çözüm Süreci” ile ilgili.

Bu sürece “ama”sız, yani kapalı kapılar ardında her ne kotarılıyorsa “bravo” diyerek alkış tutmak, bazılarına göre “barışı, çözümü savunmak” oluyor; oysa muradımız kalıcı bir barış ise, bu gerçeklerimizi unutmak değil, hatırlamak, yüzleşmek ve mutlaka gereklerini yerine getirmek sorumluluğumuz var. Benim barış ve çözüm sürecini desteklemekten anladığım bu. “Yeni Türkiye” olma iddiası bu süreçle sınanıyor...

Bizi sorunun kalıcı çözümüne götürecek her adımı gerekiyorsa ayağa kalkıp alkışlamaktan yana herhangi bir çekincem yok. Ama barışı savunma dirayetleri iktidarın dirayetine bağlı ve bağımlı olanların, koşullar değiştiğinde tutumlarının değişeceğinden kaygı duymuyor değilim. Son olarak Kürt sorununda barıştan yana olduğunu söyleyip de, barış ihtimalini kanlı bir belirsizliğe sürükleyecek iktidarın Suriye’ye müdahale tutumunun (da) savunucusu olmak, bu kaygılarımın yersiz olmadığını düşündürdü bana. Tabii ne koşulların değişmesini ne de tarafların “olmuyor” deyip süreci terk etmesini isterim. Ama Kürt sorununun barışçıl çözümünü savunmak ne demek? Hâlâ “şu kadar aydır cenaze kaldırmıyoruz” türü cümlelerin ötesinde bu arkadaşların barıştan ne anladıklarını, ne yapmak gerektiğini düşündüklerini, ne önerdiklerini anlamış değilim. Sorun benim anlayışımın “kıt” olması ise mesele değil, “süreç” zarar görmez bundan; ama “iktidar ne derse o” anlayışı ise, işte bu meseledir, hem de ciddi bir mesele...

Mesela hükümetin bugünlerde açıklaması beklenen demokrasi paketinde neler var, tam olarak bilemiyoruz. Bildiğimiz, pakette olmayanlar... Anadilde eğitim yok, genel af yok vb. Oysa bunlar “Çözüm Süreci” kapsamında ele alınması gereken önemli hususlar.

PKK yöneticilerinden “adım atılmazsa bu iş tek taraflı yürümez” diyen açıklamalar geliyor. Bu açıklamaların ne ölçüde ciddiye alındığını iktidar sözcülerinin açıklamalarına bakarak anlamaya çalışmak, sıkıntılı. Zira en hafifinden “muhatabımız değiller” diyen açıklamalar bunlar. İktidarı iyi izleyen yazar-yorumcu erbabına bakıyorsunuz, onlarda da “kim ne derse desin süreç devam ediyor” cümlelerinden gayri bir şey göremiyorsunuz. İyi de ne oluyor da devam ediyor? Sürecin çökmesinden kaygı duymuyor musunuz?

Aslında bu “kaygı” da netameli sözcükler arasına girdi, “ama”dan sonra. “Kaygılı liberaller”, “kaygılı solcular”, “kaygılı muhafazakârlar” vb. diyerek kendilerince soru soran herkesi aynı torbanın içine doldurup dövüyor, daha doğrusu “gölge boksu” yapıyorlar. Bu tip yazılardaki kendini tatmin boyutunu bir yana bırakıp ne anlattığını anlamaya çalıştığınızda, kafanıza kakılmak istenen mesaj şu: Kaygılanmaya gerek yok. Başbakan Erdoğan madem el attı, çözecek bu işi. El attığı hangi işi yarım bırakmış, çözmemiştir ki? Sizi gidi kaygılı taifesi, zaten Erdoğan ağzıyla kuş tutsa beğenmezsiniz. Erdoğan’ı yedirmeyiz...

Tabii bu görüş sahiplerine “el attığı hangi işi yarım yamalak ortada bırakmadı ki” diye sormanızın bir yararı yok. Onlar zaten okuyucularından çok “hakk-ı âliniz var Efendim” hazretlerine hitap ediyor, sizi duymuyorlar...

Ama ben 90’lı yıllar ve diğer “barış sorunu” gerçeklerimizi yazmaya devam edeceğim. Çünkü Kürt sorununda barışı savunmak, bir adalet arayışı, hakikatlerle yüzleşme ve eşit yurttaşlık, yani herkes için özgürlük sorunudur. Ve ben “Ne güzel söylediniz Sayın Başbakanım” yazarlarından farklı olarak, çocuklarımız için yazıyorum...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89