• BIST 89.891
  • Altın 144,926
  • Dolar 3,6212
  • Euro 3,9105
  • İstanbul 11 °C
  • Diyarbakır 18 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 22 °C
  • Berlin 13 °C

Barış sürecinin neresindeyiz?

Nazlı Ilıcak

Çözüm sürecinde, AK Parti cenahı hep umut pompalıyor. “Doğru dürüst adım atılmıyor, bir mutabakat hâlâ sağlanamadı” diyenler “barış karşıtı” ilân ediliyor. Haydi biz aradan çekilelim ve sözü PKK/KCK’ya bırakalım:

Duran Kalkan Med Nuçe televizyonuna konuştu: “Öz savunmasız özgürlük olmaz; varlık olmaz. Kürt’ün varlığının ve özgürlüğünün öz savunmaya bağlı olduğu açıktır. Güvenliğini bir başkasına, asla cellâdına bırakarak bir toplum Kürt’üm diyemez. Kimse artık Kürt’ü kandıramaz. Türkiye toplumunu ‘PKK silah bırakıyor’ diye yanlış bilgilendirmeyiniz. PKK silah bırakmaz; niye bıraksın? Türk Devleti silahsızlansın.”

Özgür Gündem’de Hüseyin Ali mahlasıyla yazan KCK Yürütme Konseyi üyesi Mustafa Karasu: “Kürt halk önderi ve özgürlük hareketi görülmedik makûl bir yaklaşım ve sabır gösteriyor ama bir karşılık bulamıyor. Temel konularda müzakereye geçecek adımlar atılmıyor. AKP’nin işi gücü, adım atacağı beklentisi yaratarak, yeni bir seçim kazanmaya yöneliktir… Sorun çözülmeden kim silahların bırakılmasından ya da gerillanın çekilmesinden söz edebilir? Kürt halk önderi, sorun çözülürse, silahlı mücadelenin bırakılacağını defalarca deklare etmiştir… Yeni Güvenlik Paketi’nin gündemde olduğu bir yerde, hiçbir tartışmanın anlamı kalmaz. Bu paket, Kürt özgürlük hareketi açısından, bir direnme gerekçesidir. Bu faşist ve otoriterleşme paketinin çıktığı bir ortamda, ateşkesin bile hiçbir anlamı olmaz. Bırakınız böyle bir yasanın çıkmasını, gündeme konulması bile direnme hakkını doğurur. Meşru direnme hakkı kullanılmalıdır.”

KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanlığı açıklaması: “AKP’nin tutarsız ve müzakereye gelemeyen politikaları sebebiyle, süreci ve AKP’nin yaklaşımlarını ciddi biçimde sorgulama hakkımız doğmuştur. Şimdi, kritik bir sorgulama yapma ve yeni kararlar alma aşamasındayız. 15 Şubat tarihi bizim için çok önemliydi. AKP, oyalama politikalarını derhal terk etmeli. Müzakere başlamalı; izleme heyeti oluşmalı. İzleme Heyeti Önder Apo’yla görüşmeli ve bu temelde bir an evvel somut adımlar atılmalı. Yoksa bizim için sürecin, 15 Şubat’la birlikte son derece tehlikeli, kritik ve bitme noktasında olduğunu belirtmek durumundayız.”

Yukarıdaki sözleri okuyunca hâlâ umutlu olabilir misiniz?

Serap’ın hesabını kim verecek?
 
Şu an cezaevinde bulunan Terörle Mücadele eski Şube Müdürü Yurt Atayün, bir süre önce önemli açıklamalar yapmış, BUGÜN yazarı Gültekin Avcı da sözlerini sütununa almıştı. (3 Şubat 2015) Ne diyordu Atayün: “Serap Eser’in içinde bulunduğu otobüse molotofu atan kişi MİT elemanı değildi; ancak, o eylemi bilen ve yöneten KCK bölge sorumlusu, MİT elemanıydı. Bu MİT elemanı, daha önce HPG saflarında, kırsalda, terör faaliyetlerine karışmıştı.”

Atayün, Serap Eser’in hayatını kaybettiği o saldırı üzerine, KCK bölge sorumlusunu gözaltına aldıklarını fakat ifadesini vermeden, MİT görevlilerinin gelerek adamı susturduklarını açıklıyor.

Meşhur 7 Şubat krizi denilen olay, zaten bu ve buna benzer bilgilerin savcı tarafından soruşturulmak istenmesi üzerine patlak verdi. Emniyet ve savcılık, çok sayıda MİT elemanının KCK ile iç içe faaliyet gösterdiğini tespit etti. Hatta KCK’nın MİT tarafından kurdurulmuş olabileceği şüphesi bile doğdu. Zira KCK’da bu kadar yer edinmiş MİT, önleyici istihbaratı polisle paylaşmamış, eylem ya da bombaları önceden haber vermemişti.

KCK soruşturması kapsamında MİT’e yönelik iddialar, “darbe” gerekçesiyle kapatıldı; eyleme göz yuman, hatta molotofkokteylinin bölgeye taşınmasına yardımcı olan MİT sorumlusu da böylece serbest kaldı.

***

Tayyip Erdoğan, muhtarları Ak Saray’a davet etti ve onlara bir konuşma yaptı. İç Güvenlik Yasa Tasarısı’nı desteklemek için, sıkılmadan, 2009’da İstanbul’daki KCK eylemlerinde belediye otobüsüne molotofkokteyli atılması sonucunda hayatını kaybeden 17 yaşındaki Serap Eser örneğini verdi. Bakın neler söyledi: “O molotofkokteylinin atılması neticesinde şehit olan Serap kızımızı biz bir kenara koyamayız. Bunun hesabını kim verecek? Bunun bedelini kim ödeyecek?”

Hemen cevap vereyim: MİT’çilere yönelik soruşturmayı durdurmak için müdahale edip, özel yasa çıkaranlar bu bedeli ödeyecek. Serap’ın hesabı onlardan sorulacak.

Şu anda molotofkokteyli atmak zaten suç. Demagoji yapmayalım.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89