• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır -1 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin -7 °C

Barış sürecinde sıfır noktasında!..

Selma Irmak

Özerk Barcelona Üniversitesi Öğretim Görevlisi, Barış Kültürü Okulu kurucusu Vincenç Fisas Armengol, barış süreçlerini rehbersiz olarak ilk defa tırmanılan bir dağa benzetir. “Yanınızda bir yol haritası ve o dağı her ne pahasına olursa olsun tırmanma kararlılığınız vardır yalnızca. Yol güzergahında karşınıza çıkan sorunları aşma basiretiniz barışa olan inancınızla orantılıdır. Her türlü zorlukla sınanırsınız. Zorlukları aşmak için yapacağınız tek şey hiç durmadan yürümektir.” der.

İngiltere-Kuzey İrlanda sorununun çözümünde de temel formül “bisiklet pedalı” formülü idi. Barış sürecini bir bisiklete benzeterek, “Pedal çevirmeye devam etmelisiniz, durduğunuz an bisiklet devrilir. Onu tekrar ayağa kaldırmak çok zordur.” derler. IRA barış görüşmelerinin temel sloganının “Asla vazgeçme!” olması, barış süreçlerinde, en önemli unsurun süreklilik olduğu gerçeğine işaret ediyor.

Kuşkusuz barış süreçleri uzun solukludur. Dünyadaki barış süreçlerinin tümü çok zorlu, meşakatli olmuştur. Türkiye’de de Kürt sorunu gibi ağır bir sorunun bir çırpıda çözülmeyeceğini biliyoruz. Ancak bu kadar ağır aksak, mehter marşı temposunda, iki ileri bir geri bir yürüyüşle devam eden süreç, başarı şansına sahip değildir. Sayın Öcalan’la varılan mutabakat, belirlenen basamak modeline göre, ilk aşamadan sonra ikinci aşamaya geçilmesi beklentisi, hükümetin belli oranda diline dikkat etmesi- BDP’nin adının “terör örgütü uzantısı” olarak ifade edilmemesi bile gelişme sayılıyor- toplumda negatif noktadan en azından sıfır noktasına gelme umudunu doğurmuştu. Bu algının oluşması çok önemlidir. Ancak AKP hükümetinin en çok yaptığı şeylerden biri, kurnaz bir tüccar gibi, vaat edip kulağının üstüne yatmaktır. Aylardır olan bu... Kulağın üstüne yatmak!..

Barış sürecinde hala sıfırın altındayız. Negatif süreçteyiz yani. Sıfıra çıkmak için, pozitif adımların zemini olacak adımlar atılmadı hala. Ringte habire dayak yiyen boksör gibi, hükümet atılan devasa adımlardan, ilerlemeden söz ediyor ama biz dayak yemeye devam ediyoruz. Eğer yumruk atan hükümet değilse, biz hakemden fena yumruk yiyoruz o zaman...

6 Mayıs’ta başlayıp 17 Haziran’da sona eren 98’i tutuklu KCK ana davasından koskoca iki tahliye verdik. Dördüncü kezdir savcılık tarafından tahliyeleri istenen dört kadın arkadaşımız da dahil, hiçbir kadının tahliye edilmemesi bizce mahkemenin genel anlamda, özelde de kadınlara karşı ihsas-ı rey içinde olduğunun açık beyanıdır. Mahkeme heyetinin kadınlardan duyduğu korkuyu ve kadın düşmanlığını anlamak mümkün. Ama kendi yasalarını çiğneyen, hiçe sayan pervasız tutumu anlamak mümkün değil. Eğer barış süreci müzakere yöntemiyle, demokratik siyaset yollarıyla çözülecekse, 14 Nisan 2009’dan beridir tutuklu olup, infaz sürelerini bitirmek üzere olan siyasiler neden bırakılmıyor? Günbegün gözlerimizin önünde eriyen Ümit AYDIN neden tahliye edilmedi?

PKK Ana Davası’ndan yargılanan, şimdi de KCK Ana Davası’ndan yargılanmakta olup, yaşamının 28 yılını -dile kolay- cezaevlerinde geçiren Ali ORUÇ arkadaşımız üç yılın sonunda şükür tahliye oldu. Ali ORUÇ’un, savunması sırasında mahkeme heyetine ders niteliğinde söylediği sözler, aslında bu davaların özünü tarif ediyordu! “Ben bir Kürt’üm ve Kürtlerin haklarını savunuyorum. Yıllarca sırf bunun için cezaevinde tutuldum. Dışarı çıktım, düşüncem değişmedi. Aynı şeyleri savunmaya devam ediyorum. Ve sizler beni suçlu olmamdan dolayı değil, düşüncelerimden, kimliğimden, varlığımdan dolayı yargılıyorsunuz. Ama ben Kürtlerin haklarını savunmaya devam edeceğim!...”

Nazlı bebek muamelesi gören barış süreci, bebek adımlarıyla ilerleyemez. Roboskili ailelerin çocuklarını anmalarından dolayı cezalandırılmaları gibi akıl almaz bir vicdansızlıkla çözülemez. Başbakan’ın, Sayın Öcalan’a istediği zaman, istediği şeyi söyleme pervasızlığı ile de yürütülemez.

Bilinmelidir ki; Kürdistan bir Gezi Parkı değil, bir ‘Gezi ülkesi’dir. Bu kadar pervasız olunmamalıdır.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89