• BIST 83.024
  • Altın 146,503
  • Dolar 3,7538
  • Euro 4,0342
  • İstanbul 6 °C
  • Diyarbakır 4 °C
  • Ankara -7 °C
  • İzmir 6 °C
  • Berlin -1 °C

Barış çoktan beri olgunlaştı; hayatlara değil silahlara veda zamanıdır

Hasan Cemal

Kan ve gözyaşı kaderimiz değil. Barış mümkün, çünkü olgunlaştı artık. Bugün Türkiye’de aklı başında herkes barıştan yana. Silah, şiddet miadını doldurdu. 2011 yılı genel seçimlerinden sonra barışla ilgili olarak, “Sayın Başbakan, tarihin eli omzunuzda” başlıklı bir yazı yazmıştım. Tarihin eli bugün sadece Erdoğan’ın değil, Öcalan’ın da, BDP ve Kandil’deki lider kadrolarının da, Kılıçdaroğlu’nun da omuzlarında... 

Hayriye Ana’nın sesini duyuyorum. Diyarbakır’daki Kervansaray’ın bahçesinde, 2009’un Eylül ayında tanımıştım onu, başında bembeyaz yemenisi, üstünde bembeyaz entarisiyle.

Dediler ki:

“Dört oğlunu da dağda kaybetmiştir.”

Bana sarılırken Kürtçe bir şeyler söylemişti.

Dediler ki:

“Hayriye Ana, ‘Barışa emanet olun!’ diyor.”

Hızu Teyze’nin sesi kulağımda.

Çukurca’nın Kavuşak Köyü’nden Hakkari’nin en yoksul mahallesine silah zoruyla göç ettirilen Hızu Teyze’yi 2010 yılında tanımıştım. Gazeteci olduğumu duyunca, “Yaz evlat” diye söze başlamıştı:

“Biz barışa susamışız.”

Ve devam etmişti:

“Dağdaki gerilla da, asker de bizim çocuklarımız, barışa sahip çıkın.”

Barış artık olgunlaştı mı?

Barışın çoktan olgunlaştığını düşünüyorum. Bunca yıldır yeterince acı çekildi, kan ve gözyaşı aktı çünkü.

Hayatlara değil, silahlara veda edeceğimiz zamanlara doğru akan tarihi bir yolculuğun çoktan beri başlaması lazımdı. Çok, hem de çok gecikti bu yolculuk.

Artık savaşa hayır!

Ölmek öldürmek bitmeli.

Yeni bir yol haritası şart.

Parmakların tetikten çekileceği, önceliklerle sonralıkları birbirine karıştırmayan diyalogların kurulacağı, düğümlerin kolayından zoruna doğru ve de zamana yayarak çözüleceği yeni bir yol haritası...

Dağda silahların susması gerekiyor.

Tek taraflı değil, iki taraflı ama...

Ve bunun bozulmaması için de iki taraflı siyasal irade ve kararlılık şart.

‘Yol haritası’na özellikle yerleştirilmesi gereken iki mesele daha var.

Biri, Öcalan’ın geleceği...

Diğeri, Kandil’deki lider kadrosunun geleceği...

Bu iki nokta, eski deyişle vuzuha kavuşmadan barış yolculuğu çok güçtür. Dağdaki lider kadrosu içindeki bazı unsurlar kendi geleceklerini görmeden bu yolculuğa her zaman taş koyabilirler.

Bu iki bakımdan -elbette kapalı kapılar arkasında- taşlar yerli yerine oturmadan, yani aşamalı bir af olayı planlanmadan, İmralı ve Kandil’in ‘silah bırakma’ya yeşil ışık yakmaları uzak ihtimaldir.

Başka?..

Ak Parti’yle CHP işbirliği...

‘Türk kamuoyu’nun barışa destek açısından oluşturulması...

Eli silah tutmamış KCK’lıların, ifade özgürlüğü kanallarını da genişletecek yasal düzenlemelerle salınmaları...

Yeni anayasayla yeni vatandaşlık tanımı... Yeni anayasada ‘Kürtçe eğitim’in önünü kapatmayacak, yerel yönetimleri güçlendirecek formülasyonlar...

Yani Murat Karayılan’ın 2009 yılı Mayıs ayında bana Kandil’de söylediği o söz:

“Dağa piknik yapmak için çıkmadık.”

Lafı uzatmak gereksiz.

Kan ve gözyaşı kaderimiz değil.

Barış mümkün.

Çünkü olgunlaştı artık.

Bugün Türkiye’de aklı başında herkes barıştan yana. Silah, şiddet miadını doldurdu.

2011 yılı genel seçimlerinden sonra bu köşede yazmıştım, “Sayın Başbakan, tarihin eli omzunuzda” başlığını taşıyan bir yazı.

Bugün tarihin eli sadece Erdoğan’ın değil, Öcalan’ın da, BDP ve Kandil’deki lider kadrolarıyla ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun da (Kılıçdaroğlu’nun genel tavrı çok olumlu seyrediyor) omuzlarında...

İyi pazarlar!

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89