• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • İstanbul 10 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin 12 °C

Bakalim bu 'telkin' fayda verecek mi?

Yavuz Baydar

'Dediğim dedik, çaldığım düdük' gibi bir çizgide ısrar ederseniz sonuç ciddi bir devlet adamlığı algısı değil, ülkenize hak etmediği utanç sahnelerine davetiye çıkarmak olur.

Gözü yüce liderden başka bir şey görmeyen 200 kişilik bir insan güruhuyla Washington çıkarması yapıldığında, Perşembe'nin gelişi Çarşamba'dan belliydi de artçıların bu kadar sert olacağı belki tahmin edilmemişti.

Yıllardır Türkiye'de hukuk namına ne varsa tarumar edildiğini, hak ve özgürlüklerin kör kuyulara atıldığını, gazetecilik gibi bir mesleğin bitirilmekte olduğunu anlata anlata dillerinde tüy bitenler, aslında buna hiç gerek olmadığını Washington'daki 72 küsur saat boyunca sergilenen taş devri ilkelliği sayesinde anladılar.

Bundan sonra Türkiye'de hangi siyasi renkten olursa olsun, vicdan sahibi insanların dert anlatmasına da gerek yok.

Washington'daki video kayıtları, yazılıp çizilenler apaçık ortada ve kayıtlarda.

Daha acı olan, (Brookings konuşması için araya şunu bunu sokma gayretlerinin de ötesinde) Obama ile Beyaz Saray'da 'özel' görüşme için adeta yalvarma halinin feci şekilde geri tepmesi.

Tabii ki görüşme yapıldı. Mesele o değil.

***

Asıl mesele, Obama'nın Nükleer Zirve sonrasındaki basın toplantısında, bekler gibi bir havada karşıladığı soruya verdiği cevap.

Önceki güne kadar Erdoğan ile şahsi ve resmi münasebetlerinde kimi görüşe göre çekingen ve pragmatist, kimi görüşe göre sabırlı bir çizgi izleyen ABD Başkanı sessizliğini sonunda bozarak ve diplomatik bir dile sadık kalarak 'patlamış':

“Gerçek olan bir şey var ve bunu kendisine doğrudan da söyledim: Türkiye'deki bazı eğilimlerden rahatsız olduğum bir sır değil. Ben basın özgürlüğüne inanıyorum. İnanç özgürlüğüne, hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye de güçlü bir şekilde inanıyorum. Basına yönelik sergilemekte olduğu yaklaşımın Türkiye'yi çok sorun yaratıcı bir yola sokabileceğini düşünüyorum. Biz onlara önerilerde bulunmayı sürdüreceğiz.”

Görüşmesinde Erdoğan'a 'demokrasi getirme vaadi'yle seçilerek göreve geldiğini, Türkiye'nin derin dini inançlarla modernitenin yanyana yaşadığı bir ülke olduğunu hatırlattığını söyleyen Obama şunları da eklemiş:

“'Erdoğan böyle bir mirasın takipçisi olmalıdır, haberleşmeyi baskı altına alan ve demokratik tartışmaya son veren bir stratejinin değil.”

***

Resim gayet açık.

Beyaz Saray'da 'özel' görüşme talebi bekletiliyor, belki de olmayacak ve Biden buluşması ile yetinilecek iken, Washington'un adeta gözüne sokulan itme-kakma, hakaret ve adam tartaklama manzaraları ardından, 'madem öyle, gelsin de bu konuyu anlatalım' deniliyor belli ki.

Washington günlerinde siyasi meşruiyeti konusunda sadece 'beni millet hep seçti' argümanına sığınabilen bir ülke lideri, 'girdiğin yol yol değil, bu yolun sonunda demokrasi filan yok' mesajıyla 'telkin' alıyor ve ardından telkini yapan kişi çıkıp 'kendisine bu konuyu anlattık' diye tüm dünyaya ilan ediyor.

Yanlış yoldaki liderlerinin etrafına hınç ve intikam duygusuyla üşüşmüş olan siyaset holiganlarının, medya dalkavuklarının bu mesajı algılamalarına tabii ki imkan yok.

Onlar kaldıkları yerden devam edeceklerdir, mecburlar.

Çünkü vasıfsız, cahil, paragöz, dolayısıyla asalak bir insan kaynağı olarak magandalıkla destek verdikleri bu özgürlük düşmanı çizginin devamı, onlar için hayat memat meselesi.

Dostane telkinler de bu yüzden boşa çıkacaktır.

Bizlere sadece derin bir üzüntü kalacaktır.

'Haberleşmeyi baskı altına alan ve demokratik tartışmaya son veren bir strateji' diyor Obama.

Türkiye'nin trajedisinin özünde bu var. Haberciliğin suça eşitlenip bağımsız medyanın binbir baskıyla mezara gömülmesi ve barış isteyen akademisyenlerin tasfiyesi konusunda, TV'lere sadece sekizinci sınıf tek sesli iktidar papağanlarının 'yorumcu' kılığında çıkarılması konusunda yaşandığı gibi, kanaat farklılıklarının hınçla yok edilmesi.

Anlatamamıştık. Artık herkes biliyor ve üst perdeden söylüyor.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89