• BIST 106.663
  • Altın 143,662
  • Dolar 3,5540
  • Euro 4,1354
  • İstanbul 33 °C
  • Diyarbakır 38 °C
  • Ankara 29 °C
  • İzmir 37 °C
  • Berlin 23 °C

Bahoz Erdal yalanının anatomisi

Fehim Taştekin

“PKK’nin Bahoz Erdal kod adlı iki numaralı lideri Fehman Hüseyin öldürüldü.” Bu habere inananlar ‘vatansever’, haberin kaynaklarını sorgulayanlar ise ‘terör destekçisi’ oldu. Türkiye’de iktidar medyası bu analojiyle gazetecileri teste tabi tutuyor.

Hükümetin kontrolündeki Anadolu Ajansı her zamanki gibi manidar bir zamanlamayla, 9 Temmuz’da bombayı patlattı: “Suriye'de rejime karşı savaşan Tel Hamis Tugayları Sözcüsü Halid El Hasekavi terör örgütü PKK'nın üst düzey sorumlularından Fehman Hüseyin'in aracının havaya uçurularak öldürüldüğünü açıkladı. AA muhabirine konuşan Hasekavi, Fehman Hüseyin'in dün akşam (8 Temmuz) 20.30'da Himo beldesinden Kamışlı'ya giderken hedef alındığını söyledi.”

Ardından iktidar medyası “Tel Hamis Devrimcileri Taburları Özel Operasyonlar Birimi” adına yapıldığı iddia edilen bir açıklama servis etti. Anadolu Ajansı’nın haberinde geçen “tugay” ifadesi birden bire “tabur”a dönüşmüştü.

İddia, “Tel Hamis Tugayları adında bir örgüt var mı?” ve “Halid El Hasekavi kimdir?” sorularına ihtiyaç duyulmadan manşetlere taşındı. PKK’nin ağır darbe aldığı, Kandil’in karıştığı, Erdal’ın Kamışlı’da öldürülmesinin PKK-PYD arasındaki organik ilişkinin kanıtı olduğuna dair yorumlar medyayı işgal etti. Genelkurmay’ın haberleri teyit etmemesi de meydanın hızını kesmedi.

Nihayetinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan “Suriye tarafında 14 kişilik bir ekiple birlikteyken öldürüldüğü biçiminde bilgiler söz konusu. Haberlerin teyidine yönelik çalışmalar halen devam ediyor” dedi. Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş ise “Resmi açıklamamızı bu bilgiler teyit edildikten sonra yapacağız" demekle yetindi.

PKK’nin silahlı kanadı Halk Savunma Güçleri (HPG) ise iddiayı “Komutanlarımızdan Bahoz Erdal arkadaş Kürdistan’da görevi başındadır" diyerek yalanladı.

Ancak bu yalanlama iktidar medyasına şöyle yansıdı: “PKK suskunluğa gömüldü. Kuru bir yalanlama dışında ne bir görüntü ne de bir açıklama yapan Kandil’de moraller bozuk.”

Tel Hamis Tugayları adlı bir örgütün varlığını ne duyan vardı ne de bilen. Dahası örgüt adına yapılan açıklama ‘Bunu Suriyeli bir örgütün yazması mümkün değil’ dedirtecek kadar acemilikler içeriyordu. TSK başta olmak üzere resmi kurumların PKK ile ilgili açıklamalarının alametifarikası olan “sözde” kelimesi bu metinde de unutulmamıştı. Bahoz Erdal’ın “PKK'nın sözde askeri kanat genel sorumlusu” diye tanımlandığı metinde PKK için “bölücü” ve “işgalci” nitelemeleri de yer aldı. PYD ve YPG için de “PKK'nın Suriye kolu olan işgalci” ifadesi kullanıldı.

Metnin sıradan bir kaleme ait olmadığını gösteren başka bir iz de takip faaliyeti için kullanılan, profesyonellere özgü bir kelimeydi: “Tarassut”. Açıklamanın son cümlesi de şöyleydi: “Bu gelişmeyi Suriye ve Türkiye halklarının şehitlerine armağan ederiz”.

İddia sahiplerinin Bahoz Erdal’ın aracının vurulduğuna kanıt olarak ortaya koydukları, 2014’te YPG’nin gündüz vakti havaya uçurduğu bir aracın infilak görüntüsüydü. Gece çekildiği havası vermek için görüntü negatife çevrilmişti. Ancak bu film de elde patladı.

Sabah gazetesi yine de iddianın arkasını bırakmayarak 11 Temmuz’daki haberinde Tel Hamis Tugayı'nın Bahoz Erdal’ı bulmak için 20 kişilik özel ekip kurduğunu, yedi ay önce Erdal’ın Kamışlı’da kaldığının tespit edilmesi üzerine takip başlatıldığını yazdı. Gazetenin 12 Temmuz’daki haberinde ise yeni detaylar vardı: Yedi aydır izlenen Bahoz Erdal’a yönelik ilk saldırı bombalı araçla yapıldı, kurtuldu. Geçen ay düzenlenen ikinci saldırıda aracına bomba konuldu. Altı koruması ölürken, Bahoz Erdal yaralandı. Dışarıdan müdahaleyle yapılan son saldırı ise Erdal tedavi için gittiği Himo’dan dönerken gerçekleşti.

A Haber televizyonu da 12 Temmuz’da isim vermeden bir hükümet yetkilisinin "Ölüm haberi doğrudur, istihbarat ölümü doğruladı" dediğini aktardı. 13 Temmuz tarihli gazeteler de bu teyidi sayfalarına taşıdı.

Kürdistan Demokrat Parti’ye yakın Bas Haber Ajansı ise Bahoz Erdal’ın yaralandıktan sonra Suriye yönetiminin yardımıyla Süleymaniye’de bir hastaneye kaldırıldığını iddia etti.

Sonunda PKK liderlerinden Murat Karayılan açıklama yaprak şöyle dedi: “Aramızda tartışma yürüttük ve bazı arkadaşlar, ‘Türkler istedi diye cevap vermemiz gerekmez ve Bahoz arkadaşın konuşması gerekmiyor’ dediler. Fakat şimdi ‘Bahoz arkadaşımız konuşsun ve böylece bu yalanlardan kurtulalım’ fikri ön plana çıktı. Bu sebeple Bahoz arkadaş çıkıp bir açıklama yapabilir. Bahoz arkadaşımız görevinin başındadır". Bahoz Erdal’ın Kamışlı’da olduğu iddiasını da reddeden Karayılan Tel Hamis Tugayları’nın MİT’in işi olduğunu öne sürdü.

Ardından Bahoz Erdal Dengê Kürdistan Radyosu'nun yayımladığı bir ses kaydında ‘yaşıyorum’ dedi: “Kendi zayıflığını ve yenilgisini yalanlarla örtbas etmeye çalışıyor. Türk medyası ve devletinin yayımladığı haberler doğru değildir. Bunların gerçekle alakası yoktur. Özel savaşın bir yöntemidir. Diyorlar ki ‘Nerededir, neden görünmüyor?’ Biz ülkemizin savaşçısıyız, bir savaşçı olarak neredeysem oradayım. AKP yönetimine yerimizi mi söyleyeceğiz. Yerimizi söylemek mecburiyetimiz yok… AKP, IŞİD ile ilişkilerinin ortaya çıkmasından korktuğu için, Rojava’dan korkuyor; varlığını IŞİD’in varlığında görüyor”.

Peki, bu parodi neden oynandı? Bahoz Erdal henüz konuşmadan önce Al-Monitor’a konuşan Kamışlı’daki Kürt kaynaklar iddialara konu edilen patlamayla ilgili şu bilgileri verdi: “Mühimmat taşıyan YPG’ye ait araç kendiliğinden infilak etti. Dışarıdan bir saldırı ya da müdahale olmadı. Daha önce de bu tür vakalar yaşanmıştı. Patlayan aracın Bayoz Erdal ile alakası yok”

Bir başka kaynak da “Bahoz Erdal, Suriye’de kriz patlak verdikten sonra iki kez geldi. Ancak epey zamandır Suriye’de değil. Bundan yüzde yüz eminim” diye konuştu.

Al-Monitor’a konuşan Kürt kaynaklar suikast iddiasının ortaya atılmasının nedenlerine dair üç noktaya dikkat çekti:

8 Temmuz’da PKK (kuzeyde) Şemdinli ve Yüksekova’da eş zamanlı dokuz-on saldırı gerçekleştirdi. Şemdinli’de dört asker öldü. Asıl sarsıcı eylem ertesi gün Artuklu’da karakol binasını yerle bir eden bombalı araç saldırısıydı. Bu saldırıların kamuoyundaki etkisini kırmak için Bahoz Erdal’a suikast iddiası servis edildi.

Türk devletinin, PKK liderlerini ortadan kaldırmak için Güney Kürdistan ve Rojava’ya timler gönderdiğine dair istihbarat var. Oluşturulan hücrelerin özellikle Haseke ve Kamışlı’da aktif olduğu tahmin ediliyor. Tel Hamis Tugayları dedikleri örgüt de bu hücrelerden biri için kullanılan uydurma isim olabilir. Ancak Bahoz Erdal’ın izini bulamadıkları için yerini tespit amacıyla suikast iddiasını ortaya attılar. Bahoz Erdal’ın çıkıp ‘Yaşıyoruz’ diye açıklama yapmasını bekliyorlar.

Türkiye, Bahoz Erdal’ın Rojava’da olduğunu öne sürerek bu şekilde PKK-PYD bağlantısını ortaya koymaya çalışıyor. Bunun için Bahoz Erdal’ın Suriye’de olduğuna dair bir izin bulunması önemli bir hedef.

Bir süreden beri Türkiye devletinin PKK liderlerini ortadan kaldırma stratejisini benimsediği konuşuluyor. Türkiye gazetesi yazarı Batuhan Yaşar 15 Haziran’daki yazısında PKK yöneticileri Cemil Bayık, Murat Karayılan, Duran Kalkan ve Bahoz Erdal’ın öldürülmesi için eylül 2015’te güvenlik güçlerine yazılı talimat verildiğini öne sürmüştü. Yazıda “Fehman Hüseyin’e yönelik iki operasyon yapıldı. Birincisinden son anda kaçtı. İkincisinden de yaralı olarak kurtuldu” iddiası yer almıştı.

Hürriyet gazetesinin hükümete yakın yazarlarından Abdülkadir Selvi de devletin suikast politikasına değindi: “Bahoz Erdal'a yönelik operasyonun bir benzeri Sofi Nurettin için düzenlenmişti, ama başarılı olmadı. Türkiye geç kalmasına rağmen bir süredir PKK ile 'lider konseptine' geçti. Özel birlikler Irak ve Suriye'ye giriş yapmak suretiyle ya da Türkiye'ye yakın gruplar aracılığıyla çeşitli seviyelerdeki lider kadroya yönelik bu tür operasyonları gerçekleştiriyor.”

Selvi, hükümetin oluşturmaya çalıştığı algıya uygun olarak Bahoz Erdal’ın ABD’nin destek verdiği Menbic operasyonunu planlayan kişi olduğunu da iddia etti: “Türkiye bir süredir PKK ile PYD'nin aynı şey olduğunu anlatmaya çalışıyor. Bahoz Erdal başta olmak üzere PKK yöneticilerinin bir kısmının PYD'nin yönetiminde yer aldığını Suriye iç savaşına bizzat katılarak YPG'yi yönettikleri savunuyor. Bahoz Erdal'ın Suriye'de PYD'nin bölgesinde öldürülmesi Türkiye'nin tezini güçlendirecek."

Bu yazıdan da suikast iddiasının temelinde PKK’nin Rojava’daki süreçleri kontrol ettiğini ispat çabasının yattığı anlaşılıyor. Al-Monitor’un ulaştığı PYD’li bir yetkili de buna dikkat çekti. (Al monitör)

Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89