• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 22 °C
  • Diyarbakır 28 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 19 °C
  • Berlin 31 °C

'Bağımsız Kürdistan'a doğru mu?

Oral Çalışlar

Kürtler, ekonomik, kültürel, siyasi, sosyal olarak hayatın neredeyse her alanında Türkiye'nin organik bir parçası haline gelmiş durumdalar. 

Avustralya’nın Melbourne kentinde yıllar önce bir TV programında sunucunun bana sorduğu bir soruya nasıl cevap vereceğimi bilememiştim: “Dünyada nüfusu 20 milyonu geçen, aynı coğrafyada yaşayan ve devleti olmayan Kürtlerden başka bir halk var mı?”

Son günlerde kiminle karşılaşsam, “İşler kötüye gidiyor, Türkiye parçalanıyor mu?” şeklinde bir endişeyle karşılaşıyorum. Bu psikoloji, örneğin dün Habertürk TV’de, Didem Arslan’ın Mehmet Barlas’a yönelttiği sorularda da net bir şekilde kendini gösterdi.

Kaygılı bakışların, değerlendirmelerin maddi bir temeli var. Zaten bir süreden beri, tırmanan PKK saldırıları, hükümetten gelen sert açıklamalar, yoğunlaşan KCK tutuklamaları parlak olmayan bir tabloya işaret ediyordu.

Böyle bir zeminde, ‘Suriye Kürdistanı’nın özerkleşmesi’ yönündeki hızlı gelişmeler, tarihsel bir kırılma olarak önümüze çıktı. Şu an ise İran’la PKK arasındaki ilişki gelişirken Türkiye-İran ilişkileri sertleşiyor. Dört ülkede de Kürt kimliği talebi tarihsel bir dönemeçten geçiyor. Kürtler, kimliklerinin yok sayılmasına daha fazla tolerans gösteremeyecek bir örgütlülük ve bilinç noktasında. 

Şimdi gerçeklik zamanı

Irak ve Suriye’nin yanı sıra Lübnan ve Ürdün de süreçten yoğun şekilde etkileniyor... Bölgenin dinamiklerini Kürtlerden bağımsız olarak ele almak artık imkânsız.

Kendini ‘Arap-İran kuşatması’ altında hisseden İsrail’in, uzun bir süreden beri Kürtlerle ilişki içinde olduğu biliniyor. Son olarak, Kudüs’te yayımlanan bir raporda, Ortadoğu’ya serpilmiş Kürtlerin en az bir devleti hak ettiği ve Kuzey Irak’ta kurulacak bir devletin İsrail’in çıkarına olabileceği ifade edildi.

Kürtlerin (özellikle Türkiye ve Suriye Kürtlerinin) çevrelerindeki diğer toplumların çoğuna oranla daha ‘seküler’ olmaları bu bağlamda önemli. Bu yönleriyle, Batı ve İsrail açısından, bölgedeki radikal eğilimlere karşı bir etken (belki bir sigorta) olarak dikkate alındıklarını görebiliyoruz. 

Kilit Türkiye’de

Ahmet Türk, ‘bağımsız birleşik Kürdistan’ iddiaları konusunda bir açıklama yaptı: “Dört parça arasında sınırlar kalksın açıklamamı, Kürdistan kurulsun anlamında söylemedim. Dört parça da özgürleşmeli, dedim. Özgür bir Kürt coğrafyası sınırlar değişmeden de mümkün ve bu halkların yararına... Dört parçada Kürtlerin birleşmesi, Kürtlerin intiharı olur (...) BM kararlarıyla bazı düzenlemelerin yapılmasının döneminin geldiğine inanıyoruz. Kürtlerin Ortadoğu’da ne istediğini dünyanın da bilmesi gerekir.”

Ahmet Türk’ün görüşlerinin bölgedeki önemli bir eğilimi yansıttığı açık. Kürtleri az çok tanıyabilmiş birisi olarak benim kanaatim de Türkiye Kürtlerinin kopmak istemediği yönünde. Türkiye Kürtlerinin önemli bir çoğunluğunda ‘Birleşik Bağımsız Kürdistan’ hedefi yok.

Dünyanın en kalabalık Kürt nüfusunun yaşadığı kent İstanbul. Kürtler, ekonomik, kültürel, siyasi, sosyal olarak hayatın neredeyse her alanında Türkiye’nin organik bir parçası haline gelmiş durumdalar. ‘Türklerden kopuk’ bir yaşam veya duygu dünyası içinde değiller. Hem Türkiye’nin zenginliğinin, çok renkliliğinin büyümesine katkıda bulunuyorlar hem de ‘vizyonu açık’ görünen bir ülke olan Türkiye’nin olanaklarından yararlanmayı sürdürüyorlar.

Kürtler içinde ‘Türkiye’nin bir parçası olarak yaşamayı tercih eden’ eğilimin temelleri belki eskisinden de güçlü. Ama Kürtlerin, kimliklerini ifade edebilecekleri, hayallerindeki çeşitli özgürlükleri hayata geçirebilecekleri yeni bir siyasi düzene olan ihtiyaçları da açıkça ortada.

Peki Türkiye, ‘Kürtlerin kendilerini gerçekleştirebilmeleri’ için hayati önemde olan talepleri algılayabilecek olgunluk düzeyine sahip mi? Bence evet.

Tabii dar milliyetçiliğin esiri olunmazsa... Tabii dar siyasi hesaplarla süründürme yollarından medet umulmazsa...

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89