• BIST 89.764
  • Altın 145,477
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • İstanbul 10 °C
  • Diyarbakır 6 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 14 °C
  • Berlin 7 °C

Baba iltifatına mazhar olmak

Güler Yıldız

Fetih 1453’ü izledim.

Film, bir çocuğun babası tarafından sevilmeyişine içlenmesiyle başlıyor. Babası Sultan 2. Murat, seferden döndüğünde kendisine doğru koşan küçük oğlunu görmez, bir kez olsun başını okşamaz, sarılmaz… Bu çocuk büyür ve İstanbul’u fethetmeye kararlı Fatih olur. Onun da küçük bir oğlu vardır ve o da baba ilgisinden yoksun büyümektedir.

Film bir tür „babanın iltifatına mazhar olma” sevdasını anlatır.

Filmi bilgi ve merak için izleyenler ister istemez AKP ile beraber bir değerlendirme yapma gereği duyuyor. Kaçınılmaz… Çünkü AKP’nin tarih ve dönem okumasını hangi kaynaklardan yaptığını bu toplumun bilmeye ihtiyacı var diye bakılıyor. Bir „baba” miti ve onun etrafında dönen olaylar zinciri, tarihi alt üst eden karşılaşmalar, çatışmalar ya da aşklar… Film bu klasikliğin ortasında tarih hariç her şeyi anlatmaya gönüllü bir yapım. Adam olacak çocuk b.kundan değil de „babası ile kurduğu ilişkiden belli olur” havası hakim.

İslami medya tam da „nasıl bir gençlik?” sorusuna yanıt arayan Kemalist basına, 5 milyon izleyici rekoruyla yanıt veriyor: „Fetihçi, yayılmacı bir nesil!”

Dindar, akıllı, iyi yetişmiş, hedefe kilitlenmiş ve genç yaşında mucizeler kotarabilecek bir nesil! Fatih Sultan Mehmet de inancı ve hırsı ile iyi ve sıkı bir örnek „dindar” olması elzem nesil önünde…

Tarih filmleri yapmak, yakın zamana yapılan en kuvvetli siyasi göndermedir her zaman. AKP’nin lider kadrosunun her birinin bol gaflı, devrik cümlelerini bir yana koyarsak, kendilerini „fetih” kıvamında görmediklerine inanabilir miyiz? Türkiye’nin Kemalist damarlarından sıyrılıp, taze dindar nefeslerle doldurmak istenmesi de bir tür fetih çabası değil mi? İdris Naim Şahin Paşa’nın bugüne uyarladığı ve bize saçma gelen sözlerinin Osmanlı tarihinde de bir karşılığı olduğunu bilmek yeterli değil mi, AKP ile Fetih arasındaki bağı çözmeye? İdris Naim Şahin Kuyucu Murat Paşa özelliklerini taşımıyor mu sizce de? Kuyuları kelimeleriyle kazıp, farklı inanca mensup olanları, başka dil konuşanları kesip kesip nefret kuyularına doldurmuyor mu? „Celalî’yi eğlendiren de Celalî’dir” diyen Kuyucu’dan ne farkı vardır, „KCK’nin arka bahçesi”ndeki sanatçıları işaret ederken?

Adıyaman’daki „çarpı” olayında „çocuk işi” arayan Şahin, bu ülkede erkek çocukların bıyıkları nerelerde terlettiğini bilmiyor olabilir mi? Nefret kuyularında dindar telkinlerle büyüyenlerin içinde, her dile, dine saygı gösterme lüksü olabilir mi gerçekte?

Kuyucu Murat Paşa’nın özelliklerinden biri de düşmemek için atının eyerine kendini bağlatmasıymış. Tarihçiler bu durumu „ama aklı yerindeydi” diye açıklasa da, İdris Naim Şahin özelindeki tipler de kendilerini eşeklerine sımsıkı bağlamış görünüyorlar. Kendi kazdıkları kuyulara düşmemek için…

Yazının başında söz ettiğim „babanın iltifatına mazhar olma” eğilimi, AKP’li bakanlarda da görülüyor. Başbakan „baba” niyetine Fethullah Gülen’le ilişkiliydi, AKP’nin kurmayları ise „baba” figürü olarak Erdoğan’a biat halinde. Baş baba Erdoğan, „baba”sıyla gergin zamanlardan geçiyor, köprüleri atmak üzereler. Dili o nedenle daha sert, kırıcı ve öfkesi kınsız, yaralayıcı. Daha sık hastalanıyor, „baba”dan alamadığı onay, onu hasta edip, yataklara düşürüyor. Erdoğan ile „baba”sı arasındaki ayrılık sadece iktidara dönük değildir: „Zamanda, mekanda, anlayışta ve ruhtaki” ayrılıktır aynı zamanda. Osmanlı’da oğullarını Yedikule zindanlarında öldürten babaların hikâyeleri bir tarihin kendisidir. Bu tarihin üzerinde inşa edilen her yapının geleceği de bu korkuyla beslenir!

Van’a bir bilet alın!

Van’da yardım konseri düzenlenecek 11 Nisan’da. Aralarında İlkay Akaya, Aynur Doğan, Suavi, Nevzat Karakış, Sevinç Eratalay, Metin Kahraman, Servet Kocakaya’nın da olduğu sanatçılar, organizasyonu kendileri yapıyorlar, biletleri de internet üzerinden satışa sunuyorlar. Konser geliri ile bin ailenin gıda-giyim gereksinmeleri karşılanacak.

Bir bilet de siz alın ve bir ailenin sofrasında peyniriniz, zeytininiz, ekmeğiniz olsun…

İşte e-bilet adresi: mybilet.com/Van’a

Bir Bilet.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89