• BIST 107.302
  • Altın 151,442
  • Dolar 3,6681
  • Euro 4,3165
  • İstanbul 18 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 12 °C
  • Berlin 10 °C

Aynı hatayı yapmak

Joost Lagendijk

Kobani, AKP'nin 7 Haziran'daki genel seçimlerde Kürt seçmenlerinin çoğunu ve Türkiye'nin de IŞİD'e karşı savaşta güvenilirliğini kaybetmesine neden olan yer olarak çoktan tarihe geçti.

Sanırım AKP'nin strateji uzmanları bile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suriyeli Kürtleri eli kanlı cihatçılarla eşit tutmasının hem partinin hem de ülkenin ağır bedel ödemesine yol açan stratejik bir hata olduğu konusunda hemfikir olacaktır. Çoğu Türk ve kesinlikle dünyanın geri kalanı, bölgenin dört bir yanından gelen Kürtler, Türkiye-Suriye sınırındaki bu küçük şehri ellerinde tutmayı başardığı için mutlu oldu.

O zamandan beri, Suriyeli ve Iraklı Kürtler, bölgede Amerikalılar ve Avrupalılar tarafından IŞİD'e karşı çetin mücadelede güvenebilecekleri birkaç güçten biri olarak görülüyor. Böyle bir durum söz konusuyken, kimin kazanacağını umursamadığını iddia eden biri, cihatçı terörizme karşı yumuşak olduğundan ve miadı dolmuş bir Kürt-karşıtı çerçeveye sıkışıp kaldığından şüphe etsin.

Ayrıca Kobani Savaşı'ndan sonra Türkiye'nin Suriye'ye silah ve cihatçı taşınmasında dahli olduğu yönünde haberler çıkıp durdu. Bütün bu bilgilerin ne kadar güvenilir olduğu her zaman kesin değildi, fakat Ankara'nın geçmişte ciddi hatalar yaptığı ve kontrol edemediği güçleri düşünmeden desteklemekle suçlanması gerektiği intibaından kaçınmak güç. Türk yetkililerin bu hatalardan bazılarını tamir etmeye çabaladıkları doğru, ama Türkiye-Suriye sınırındaki durum hâlâ muğlâk. Üstelik büyük Türk şehirlerinde IŞİD'le bağlantılı olarak örgüte adam toplayan şebekeler hâlâ aktif durumda.

Bir de Tel Abyad var. Bu kez IŞİD'in elinde bulunan, kuşatılan ve nihayet ılımlı Suriyeli isyancılar ve ABD bombardımanları yardımıyla Kürt güçleri tarafından özgürleştirilen bir diğer sınır şehri. Türk hükümeti için IŞİD'in işini daha zorlaştıracak olan bu müttefik zaferi memnuniyetle karşılamak suretiyle Kobani'den ders aldığını göstermek için mükemmel bir fırsattı bu. Bunun yerine ne oluyor? Erdoğan, Kürt güçlerinin başarısından rahatsız olduğunu söylüyor ve ABD'yi teröristleri desteklemekle suçluyor. IŞİD'in Türkiye sınırından geri çekilmesinden dolayı ne kadar rahatladığına dair tek kelime yok. Algılanan bir kez daha şu:

Türkiye, IŞİD'den daha fazla Kürtlerden nefret ediyor. Kaçınılmaz sonuç: Türkiye'de ve ülke dışında AKP'nin Türkiye'deki Kürt barış sürecine ve IŞİD'e karşı savaşa bağlılığına dair yeni şüpheler.

Temel soru, elbette, Erdoğan'ın neden aynı hatayı iki kez yaptığı. Bunun nedeni, Ömer Taşpınar'ın Today's Zaman'daki makalesinde öne sürdüğü üzere, Erdoğan'ın Kürt barış sürecini başlatmış olmaktan pişmanlık duyduğu ve bundan kurtulmak için verdiği tepki gerçekten de anlam kazanıyor.

Üç düzeyde, Erdoğan, Türkiye'deki ve bölgedeki Kürtlerin Türkiye'nin en büyük düşmanları olarak algılandıkları yeni bir agresif bir stratejiye doğru yön değiştiriyor gibi görünüyor. Ülke içinde, AKP, daha önceden partiye oy veren muhafazakâr Kürtleri terk ediyor. Bir AKP-MHP koalisyon hükümeti ancak bu kırılan bağın altının çizilmesine yol açacaktır. Bölgede ise Türkiye, artan bir şekilde, Kürtlerin ve ılımlı Suriyeli isyancıların Batı hava gücüyle desteklenen amaç odaklı ittifaktan kendini uzaklaştırıyor. Bunun yerine, El Nusra ve diğer radikal İslamcılar Türkiye'nin Suriye'deki desteğinin en temel yararlanıcıları haline gelmiş görünüyor. Sonuç itibarıyla, Türkiye uluslararası düzeyde kendini daha da yalnızlaştırıyor.

Washington ve Batı'nın geri kalanı için, IŞİD, öngörülebilir gelecekteki en büyük tehdit olmaya devam edecek. Sadece bölgedeki etkisi ve işlediği korkunç suçlar yüzünden değil. IŞİD hem Avrupalı cihatçılar için bir mıknatıs hem de dünyanın dört bir yanında çok sayıda hoşnutsuz ve yabancılaşmış Müslüman için bir ilham kaynağı haline geldi. Bu zehirli kuyunun kurutulması ya da en azından buna ciddi şekilde zarar verilmesi gerekiyor. Türkiye bu mücadele konusunda tereddütlü ve isteksiz olarak algılanıyor.

Acı gerçek şu ki, Erdoğan'ın Tel Abyad'a verdiği tepki, ülke içindeki eski sorunlara ve Türkiye'nin kaçamayacağı sınırın ötesindeki sorunlara bir çözüm bulmayı daha da zorlaştırmaktan başka işe yaramayacak.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89