• BIST 82.828
  • Altın 147,822
  • Dolar 3,8219
  • Euro 4,0676
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır 11 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 10 °C
  • Berlin 1 °C

Auscwitz'den Roboskê'ye

Hamid Omeri

Yahudiler kara vagonlarla Auscwitz kampının içine kadar taşınıyorlardı. Onları taşıyan vagonlar daha çok hayvan taşımak için kullanılan vagonlardı. Gara getirilen Yahudiler, ya tamamıyla ya da belli bir tasniften sonra(çalışabilecek olanlarla hasta ve yaşlıların ayrılması) gaz odalarına gönderiliyorlardı. Auscwitz Sonrası Eğitim adlı makalesinde teknolojinin bu çerçevede kullanımı ve sevgi yoksunluğuna eğilen Thedor W Adorno, teknoloji ile bu yönlü ilişki kuranların sevgisiz insanlar olduklarını belirtir. Bugün Auscwitz bir müze olarak tarihin o karanlık dönemlerine ışık tutmak üzere ziyaretçilerini kabul ediyor. 

Auscwitz'den yıllar sonra Kurdistan topraklarında yaşananlar ise sadece hafızalarda birer anı olarak kalıyor zira hesabı sorulmuyor. Hesabı sorulmadığı gibi hesabını sormaya yeltenen de yok. Hesabın sorulacağına dair söylemler ise kendini 'barış' için rayların üzerine bırakıyor. Müzelik... Kurdistan topraklarında müze olabilecek o kadar çok yer var ki! Dersim, Zilan, Koçgiri, Diyarbekir, Pasur, Lice, ...ve geçtiğimiz gün ikinci yılına hesapsız ve sorgusuz giren Roboskê. Bu yönüyle bakıldığında Kurdistan üzerinde yaşanılanlar ve yaşatılanlar itibariyle bir bütün olarak müze olma niteliğine sahiptir.  

Roboskê ile Auscwitz arasında nicelik açısından farklar olsa da nitelik itibariyle önemli örüntüler kurulabilir. Roboskê'de bir talimat üzerine katledilen Kurdistanlılar daha kolay öldürülmeleri için (pek muhtemeldir ki Ankara'dan verilen ya da onaylanan) bir talimat üzerine havalanan uçakların bombalaması sonucu hayatlarını kaybettiler. Adorno'nun bahsettiği sevgiden yoksunluk ne kadar da uyuyor bu yaşanılana. Uçak, bomba ve kendi ülkelerinde kaçak oldukları iddia edilen Kürtler. Sevgiden yoksunluk ile birlikte Auscwitz ile kurulacak bir diğer nitel örüntü ise vagon ve katır örüntüsüdür. Yahudiler vagonlarla taşınıyordu ve bu vagonlar hayvan taşımak için kullanılan vagonlardı. Kurdistanlılar ise katır sırtlarında semerlerin iki yanına bağlanarak taşınmışlardı. Kaçak olan Kürt değildi ancak kaçakçılık Kürde ilişmiş ve Kürtlerle sevgi kazanmış bir kavramdı. Yoksa Roboskê'nin evlatları, kendi topraklarına konumlanmış şakiler tarafından vurulmuşlardı.  

Ve Kurdistan'dan HDP'ye 

Kurdistanlı evet Kurdistanlı! Bakınız “Türkiye halklarından” demiyorum! Çünkü özellikle HDP ile birlikte daha çok duymaya başladığımız şu “Türkiye halkları” ifadesi beni ister istemez şu ifadelere götürüyor: “Biz ne dedik! Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Çerkeziyle, Abhazasıyla,...” Roboskê'de katledilenler Kurdistan'ın masum evlatlarıydılar. Dolayısıyla Kurdistanlıları sözüm ona özgürlüğe kavuşturacağı iddia edilen HDP'nin “Türkiye halkları” ifadesi Kurdistanı ve Kurdistan'ın katledilen evlatlarını ifade etmeye yetmez. 

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Eş Genel Başkanı Sayın Selahattin Demirtaş'a olan muhabbetimi bilen bilir. Koster Arızası: İşler Yolunda Gitmiyor ama Biz Türki’yeyiz başlıklı yazımda Sayın Demirtaş'a dair olan hissiyatımı dile getirmiştim. “...Selahattin Demirtaş, Selaheddindir. ... İçinden gelmeyen, kendisinin inanmadığı sözler etmez. Zira bizim kuşak damara basmayı bilir ve damardan konuşur. Bu manada Demirtaş, BDP tabanında ve başka bir alternatifi olmadığı için BDP'ye yakınlık duyan Kürtler arasında farklı bir yerde duruyor. Dile getirilmesi gereken hassasiyetleri ve sözleri edebiliyor olması yönüyle mühim bir isim.” İşte o Selaheddin, geçtiğimiz gün yani Roboskê'nin ikinci yıldönümünde yine önemli sözler söyledi.  

Her Kurdistanlı'nın siyaset yürütenlerden duymak islediği sözler söyledi Sayın Demirtaş. Bizler benzeri düşüncelerimizi, sözlerimizi yazıyoruz; yazmaya devam edeceğiz. Elbette bu çerçevede kurulmuş cümlelerin Sayın Demirtaş gibi Kürtlerin sevdiği ve ilgiyle takip ettiği biri tarafından dile geliyor olması son derece önemlidir. Hatırlayacak olursak Sayın Demirtaş şu sözleri söylemişti: “...Kürd’ün gücü vardır, onuru şerefi, şehitleri vardır. Kürd’ün tek eksiği vardır o da Kürdistan’dır. Kürdistan olsaydı Roboski olmazdı.” 

Amenna ve seddeqna!  

Yalnız! Türkiye'deki siyasetçilerin Fırat'ın doğusu ile batısı arasına çektikleri söylem ve siyaset hattını biliriz ve bir ölçüde anlarız da ancak Kurdistanlıların böylesi bir hat belirlemesini kabul etmeye gönül razı değil Sayın Demirtaş anlayın artık! Madem Kürdün tek eksiğinin Kurdistan olduğunun farkındasınız o zaman sizinle kol kola girmiş bu “devlet istemezukçular” kimdir Sayın Demirtaş? 

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89