• BIST 82.363
  • Altın 147,310
  • Dolar 3,7689
  • Euro 4,0344
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 4 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin -2 °C

Askerde silah poliste kolluk MİT’te istihbarat

Serpil Çevikcan

MİT yasa teklifini anayasa değişikliklerini de gerektiren bazı köklü düzenlemeleri içeren yeni tasarılar da izleyebilir. Teklifteki asıl amaç ise teşkilatın 17 Aralık süreciyle kendini çok ağır biçimde gösteren acil ihtiyaçlarını karşılamak... 

Güvenlik bürokrasisi, dinleme konusunda da ilerleyen dönemde bambaşka bir modelde odaklanıyor. Bundan kasıt, Ankara’da MİT’in kullanacağı ve ‘irtibat merkezi’ olarak nitelenen, istihbari dinlemeleri yapacak bir merkez

Önce bazı olayları sıralayalım: Reyhanlı patlaması öncesi istihbaratın, bombalı araçların plakalarını vermesine rağmen harekete geçilmemesi, Paris’te 3 PKK’lı kadının öldürülmesine ilişkin olarak ortaya dökülen, olayı MİT’le ilişkilendiren belgeler, MİT görevlileri kontrolündeki TIR’lara yönelik baskınlar, yasadışı telefon dinlemeleri arasından MİT Müsteşarı’nın özel kaleminin ve iki danışmanının da çıkması.

Ve uzun bir zaman dilimine yayılan bu olayların tam ortasında 17 Aralık operasyonu...

Hükümet çevreleri, büyük tartışmalara yol açan ve MİT’e geniş yetkiler tanıyan yasa teklifinin, bu süreçte apar topar Meclis’e getirilmesinin ardında yatan önemli nedenleri böyle sıralıyor.

MİT yasa teklifinin, tam demokratikleşme iddiasındaki bir ülkede terazinin hangi kefesine konulacağı konusu tartışmaya sonuna kadar açık. Buna karşın, bu olağanüstü düzenlemenin, olağanüstü bir dönemde getirildiğine de dikkat çekmek gerekiyor.

Cambaza bak

Hükümet ve güvenlik bürokrasisi, yöneltilen eleştirileri not alırken, şu noktaların hesaba katılması gerektiğini savunuyorlar:

-Bütün yetkiler neredeyse tek elde, poliste toplandı. İstihbaratı emniyet topluyor, değerlendirmesini emniyet yapıyor, bunu savcıya, hâkime veriyor. Askerin etkili olduğu dönemdeki, “dost-düşman” ayrımını, son yıllarda, “suçlu-suçsuz” ayrımı aldı.

-Kişi güvenliği ile ilgili kaygılar, yürütülen mevcut sistemde doruk noktaya çıktı.

-MİT’in dışarıda istihbarat, içeride istihbarata karşı koyma faaliyetinde bulunmasına, 250 bin polis ve 100 bin jandarmanın ise kolluk göreviyle uğraşmasına yönelik sistem yaşama geçirilemedi.

-İstihbari dinleme adı altında yüz binlerce kişi dinlendi ve yasa gereği bunu yapanlar sorumlu tutulmadı.

-MİT baskı altında tutulurken, “cambaza bak” taktiğiyle, başka kurumlar her türlü bilgi ve belgeye ulaşır hale geldi.

-MİT mensupları, polis ve savcı takibi altında tutuldu, Cihaner davasında MİT mensuplarının da yargılanması teşkilatta büyük rahatsızlık yarattı.

-İstihbaratın suiistimali endişesi oluştu. Kötüye kullanma riski olduğu söylenen MİT mensupları bilgiye erişemezken, emniyet, savcı, hâkim, MASAK gibi birçok nokta o bilgilere kolayca erişti.

-100 dolar karşılığında tek bir ajanın bütün vatandaşların iletişim verilerini alabildiği saptandı.

-Terör örgütüyle müzakere konusunda MİT görevlendirilmesine rağmen yasal bir güvence sağlanamadı. MİT Müsteşarı, eski müsteşar hakkında yakalama kararı çıkartıldı. Bu müzakerenin sadece mevcut iktidara bağlı hale gelmesi, MİT’i sıkıntıya soktu. Olası bir iktidar değişikliğinde müzakereleri yürütenlerin pozisyonunun tartışmalı hale geleceği değerlendirildi.

Kafalardaki model

Güvenlik bürokrasisine göre, aslında teklifle Meclis’e getirilen düzenlemeler üzerinde aşağı yukarı 2,5 yıldır hazırlık yapılıyor. Hatta MİT’in hazırlığının çok daha kapsamlı olduğu belirtiliyor. Bu çerçevede MİT teklifini anayasa değişikliklerini de gerektiren bazı köklü düzenlemeleri içeren yeni tasarılar da izleyebilir. Bir başka deyişle, şimdi tartıştığımız MİT teklifinde asıl amaç, teşkilatın 17 Aralık süreci ile kendini çok ağır biçimde gösteren acil ihtiyaçlarını karşılamak.

Teklifte yer alan düzenlemeler arasında en çok, MİT’e sınırsız dinleme yetkisi verdiği söylenen maddeler tepki çekti. Teklif, gerçekten de MİT’e her ilde dinleme merkezi kurma imkanı tanıyor. Ancak güvenlik bürokrasisi, üzerinde uzun süredir çalışılan ve ilerleyen dönemde gündeme gelmesi beklenen tasarıda bambaşka bir modelde odaklanıyor.

İstihbari dinleme yetkisinin kolluktan alınması ve tüm dinlemelerin denetiminden sorumlu ve “kötü bir tecrübe” olarak nitelenen TİB’in, istihbari dinlemelerde devre dışı bırakılması.

Bundan kasıt, Ankara’da MİT’in kullanacağı ve “irtibat merkezi” olarak nitelenen, istihbari dinlemeleri yapacak bir merkez. GES merkezi, telsiz ve uydu haberleşmesini nasıl takip ediyor, sınır boylarında işlev üstleniyorsa, istihbari dinlemelerin de bu merkezden yapılması isteniyor. Uzun bir zaman diliminde hayata geçebilecek bir model bu. Ancak, güvenlik bürokrasisinin bir yandan bu modeli savunduğu, diğer yandan da dokunulmazlık zırhına büründürüldüğü savunulan MİT’in üzerinde parlamento denetimine sıcak baktığı anlaşılıyor.

Mevcut teklif ve öngörülen modelle ilgili düşünceler bunlar. Ancak teklifin bazı yanlarının hükümetçe de sorunlu gördüğü belirtiliyor. Komisyondan geçmesine rağmen Genel Kurul aşamasında MİT belgelerini yayınlayan medya organlarının sahiplerinin de cezalandırılması düzenlemesinin kaldırılması düşünülüyor. Yine MİT’e bütün meslek odalarının bilgi ve belgelerini toplayabilme yetkisini tanıyan düzenlemede de sınırlamaya gidilmesi tasarlanıyor.

Normalleşmenin formülü

Bütün tartışmaların odak noktası, aslında, yargının olağan koşullarda sadece kolluk olarak kullanması gereken polisin istihbarat dahil bütün sistemin merkezinde olması. Savcıların da bu sisteme kendisini uyarlaması.

MİT teklifinin, şu an sistemde olmayan kontrol-denge mekanizmasını sağlamanın bir yolu olduğu düşünülüyor. Ankara’da, “polisteki teknik ve gücün tedirgin edici boyutlara ulaştığı ve bir başka kuruma alan bırakmadığı” değerlendirmeleri yapılıyor. Normalleşme ise şöyle tarif ediliyor; “Askerde silah, poliste kolluk, MİT’te istihbarat.”

Getirilen düzenlemeler, denklemi bu şekilde oluşturabilecek mi yoksa bir başka dengesizliğe mi yol açacak bunu hem atılacak sonraki adımlar hem de uygulamalar gösterecek.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89