• BIST 106.991
  • Altın 152,004
  • Dolar 3,6781
  • Euro 4,3218
  • İstanbul 20 °C
  • Diyarbakır 20 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 25 °C
  • Berlin 19 °C

Asiler ve asker...

Ali Bayramoğlu

Yine Belfast'tayız, parlamentoda; ama bu kez, masanın diğer tarafında... Protestan, birlikçi, ayrılmayı değil, Britanya'yla kalmayı tercih eden İrlandalı grubun bir temsilcisiyle birlikteyiz. 

Her görüşmede, aklımızın bir köşesinde Kürt meselesi ve muhtemel çözümü var. Çözüm deyince, elbet, ülkeler farklı; tarihi, toplumsal, siyasi dinamikleri farklı. Ama ortak yanlar da var, üstelik önemli ortak yanlar bunlar. Ayaklanan taraf, bastırmaya çalışan taraf... Örgüt ve devlet... Farklı kamuoyları... Şiddet... En önemlisi siyaset ile işlevi... 

En önemlisi çünkü, her yerde, her devirde, topluluk kavgalarında, etnik, dinsel gerilimlerde siyaset, çatışmaya set çekerek, şiddet kullanmadan talep ederek, anlaşarak, uzlaşarak yol almak demek. Ve elbet siyasetin her yerde farklı yolları ve imkânları var. 

Kuzey İrlanda'daki biçim açık: Müzakere... 

Dönelim adamımıza... 

Adı Jeffrey Donaldson. IRA yöneticisi Kelly gibi o da çatışmanın içinden geliyor. Eski bir asker Donaldson. Şu anda hem İrlanda'da bakan, hem Londra'da Avam Kamarası'nda İrlanda'yı temsil eden milletvekili... 

Dinleyelim Donaldson'u: 

"Birlikçiyim. Britanya ordusunda yer aldım. IRA'yla savaştım. Barış süreci sırasında ordudan ayrılıp Birlikçi Parti'ye katıldım. Barış sürecinden yana bir tavır aldım ve görüşmeler sırasında üst düzey müzakereciydim..." 

"Çatışmış birisi olarak barış sürecine inanıyorum. Bunun en önemli nedeni çocuklarımın geleceği. Belfast sokaklarında korkmadan dolaşsınlar, şiddete kurban olmasınlar istiyorum..." 

"Psikolojik olarak çok zordu..." 

"Karşı tarafın üst düzey yöneticileriyle, Adams'la, Gerry Kelly ile ilk karşı karşıya gelişimde, doğru bir iş mi yapıyorum diye sordum kendime. Onlar aileme, çevreme, ülkeme zarar vermişlerdi. Zamanla kendimi ikna edebildim. Mandela'nın çok önemsediğim bir sözü var. 'Arkadaşlarınızla, dostlarınızla değil, düşmanlarınızla barış yaparsınız...' der. Halkım için, şiddet dursun diye IRA'yla konuşmak zorundaydım..." 

"Yolda değişiyorsunuz..." 

"Çünkü müzakere taviz vermek demek, iki taraf da taviz vermelidir, yoksa yol alamaz ve kaybedersiniz... Müzakere sanatı, sizin ve karşı tarafın nelere ihtiyacı olduğunu bilmek ve bunları kesiştirmektir..." 

"Zorluklar kişisel değil, şiddetten acı çekmiş Protestan topluluk, masaya oturma fikrini kolay kabul etmedi. Birlikçiler bölündü. Müzakereyi reddedenler ayrıldılar. Parti gibi halk da yarı yarıya bölünmüştü. 

Şüphe büyüktü. 

Yaşadığım köyde müzakereler sırasında büyük tahribat yapan bir patlama oldu. Ertesi sabah köye gittim. İnsanlar bana öfke duyuyorlar, 'neden bunlarla görüşüyorsun, bak neler yapıyorlar...' diyorlardı. Ama böyle olmamasının tek yolu müzakere masasında bulunmaktı, onlara bunu anlatmaya çalışıyordum. 

Aslında bu bombalar benim gibi insanlar masadan kalksın, barış olmasın diye atılıyordu... 

Evet, kolay değil, yaptığınızın onların çıkarına olduğunu anlatabilmelisiniz, ikna edebilmesiniz. Bu, riskli ve cesaret gerektiriyor..." 

Önemli bir deneyim anlatıyor Donaldson, hem politik değil, hem psikolojik bir öykü anlatıyor... 

Powell'ınkiler gibi, Kelly'inkiler gibi, bu anlatılanlarda açık olan bir şey var. O da siyasetin erdemidir. O erdem, konuşmak, konuşurken etkileşime girmek, değişmek ve ötekiyle birlikte yeniden kurmaya ve bunları kuşatan değerlere gönderme yapar... 

Türkiye Kürt sorununda nasıl yol alacak henüz bilmiyoruz. 

Ama Kürt savaşının galibi olmayacak... 

Siyasete ihtiyaç mutlak... 

Asker de sivil de, siyasi de dağdaki de, bu konuda, siyasetle yol almada hemfikir olabilmeli... 

Ders bu belki de...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89