• BIST 81.901
  • Altın 146,149
  • Dolar 3,7772
  • Euro 4,0057
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 6 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 14 °C
  • Berlin -1 °C

Aradığınız Sisi'ye ulaşılamıyor

Kurtuluş Tayiz

Can çıkar, huy çıkmaz. Bizim medyanın darbeci paşa sevdası bir türlü bitmek bilmiyor. Ergenekon kararlarının ardından Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’i zorlamaya başladılar. Özel’in kararlara verdiği tepkiyi yetersiz bulmuş olacaklar ki “Daha ne kadar sessiz kalacaksın” diye soruyorlar.

Tabii bu sorunun asıl sahibi İlker Başbuğ... Mahkeme boyunca kendisine yöneltilen suçlamalara sessiz kalan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, kararın ardından konuşmaya başladı. Başbuğ, Hürriyet için özel olarak kaleme aldığı yazıda Özel’e “Daha ne kadar sessiz kalacaksın?” diye sordu.

Manşetten patlatılan bu mektupla kendine görev çıkaran medyamız da Özel’i sıkıştırmaya başladı. Özel’in sessizliğini bozması için önceki gün Karargâh kapısında uyuduğu anlaşılan Fikret Bila kayda değer bir şey elde edemedi; ancak Paşa’nın yine de sessiz kalmadığını ve alttan alta çalıştığını anlatan bir habere imza attı.

Aslında zaten olması gereken mahkeme kararları karşısında askerin sessiz kalması değil mi?

TSK personelini ilgilendiren mahkeme kararlarında bile askerin gürültü yapma hakkı olduğunu da nereden çıkarıyorsunuz?

İlker Başbuğ zorda, bu anlaşılır; onun darbecilerden medet umması gayet normal. Genelkurmay Başkanlığı görevinde de Başbuğ’un emir ve talimatlarıyla Karargah’ta darbe hazırlığı yapılmış, bunun için faaliyete geçilmiş. Paşa’nın mesai arkadaşları bunu savcı ve hakimler karşısında itiraf etmiş. O’nun halefi Özel’i sessizliğini bozup siyasete müdahale etmeye teşvik etmesi normal.

Peki demokrasi ve özgürlük sözcükleri ağızlarından düşmeyen medyamız niye Başbuğ’un gönüllü sözcülüğüne soyunuyor?

Büyük bir gayretle Necdet Özel’i tepki göstermeye zorluyor?

Özel, zaten sorumluluk sınırlarını aşarak mahkeme kararlarını değerlendirmeye açtı.

Daha fazla ne yapabilir?

Arap Baharı dünyada demokratlara ilham kaynağı olurken, bizim beyaz Türklere, liberallere, sözde demokratlara Mısır’daki darbe ilham kaynağı oldu.

Önlerinde rol modeli olarak Mısır darbesi duruyor; Mursi’nin atadığı ve Mursi’yi deviren General Sisi, iştahlarını kabartıyor.

Hazır Ergenekon davasında askerler hakkında böyle ağır kararlar gündeme gelmişken, “Özel’den de bir Sisi çıkarmayı deneyelim” diyorlar.

“Türkiye’nin asker sorunu bitti” diye yazan Hasan Abi’ye bakmayın siz; onlar, “cambaza bak cambaza” diyerek hükümeti gösterip, gözleri askerden uzak tutmaya çalışıyorlar.

Türkiye’nin asker sorunu bitmedi, bu kadar kolay değil o iş!

Ülkenin en büyük medya grubu, “Bu sessizliği daha ne kadar sürdüreceksiniz” diye Genelkurmay Başkanı’nı “göreve” çağıran haberlerle çıktıkça, kimse bizi Türkiye’nin asker sorununun bittiğine inandıramaz.

Hüküm giymiş darbeciler, hükümeti “sıcak sonbahar” ile tehdit ettikçe, Türkiye’nin asker sorunu devam ediyor, demektir.

Bütün hayatları hükümet yapma-yıkma işiyle geçen kıdemli medya aktörleri, hüküm giyen darbeci generaller aleyhinde ağıtlar yakmayı sürdürdükçe, Türkiye’nin asker sorunu bitmez.

Mısır’daki darbeyi ve darbecileri hala övebilen, destek çıkan bir ana muhalefet partisi var, bu memlekette.

Son yüzyılın en büyük katliamına imza atan, 100 binden fazla insanı vahşice katleden bir diktatörle flört yaşayan ana muhalefet partisi durdukça, Türkiye’nin asker sorununun ortadan kalktığını kimse iddia edemez.

Bugün darbe tehlikesi yoksa, bu, hükümetin kararlılığı sayesindedir; askerin değil.

Aradığınız Sisi’ye ulaşılamıyor, ama siz yine de hatta kalın.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89