• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • İstanbul 6 °C
  • Diyarbakır 11 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 9 °C
  • Berlin 6 °C

Anneler, çocukları ve PKK

Eren Keskin

Son günlerde yaşanan bazı olaylar, “hayret ve sinir” sınırlarını zorluyor gerçekten...

Gerçeğin üzerini örtmeye yönelik her olay, her tartışmanın ardında, ‘bilinçli bir plan’ vardır.

Şu anda ‘PKK nin kaçırdığı çocuklar’ haberleri de bana bunu hatırlatıyor.

PKK, aslında ‘anneler ve çocukları’ nın örgütüdür. PKK’nin arkasındaki destek ve sadakat duygusunun temeli de budur.

Anneler, en değerli varlıkları olan çocuklarını bu örgüte vermişlerdir.

Yıllarca savaşın en acımasız günlerinde, evlerinden, topraklarından, canlarından vazgeçme uğruna, çocuklarından oluşan bu örgütü desteklemişlerdir. Kürt kadınlarının, Kürdistan ulusal mücadelesine verdikleri büyük desteğin ardında yatan gerçeklik de budur. Cengiz Çandar’ ın, ‘PKK bir ruh halidir’ sözünü de böyle okumak gerekir. Bu, ‘sosyolojik bir gerçekliktir’ ki, hangi görüşte olursanız olun, ‘aksi okumalar’ gerçek dışı ve yönlendirmeye yöneliktir. Ben yıllardır insan hakları alanında çalışıyorum ve uzun yıllardır da, PKK davalarında avukatlık yapıyorum.

Nice aile ile karşılaştım; hiçbiri bugüne dek, ‘çocuğum zorla kaçırıldı’ demedi. Hepsi de, çocuklarını özlüyorlardı, geri dönmelerini bekliyorlardı. Ama en çok istedikleri şey; sadece BARIŞ’tı.

Ben, bu devletin küçücük çocukları, JİTEM elemanları tarafından örgütleyerek ve O’nlara ‘zehirli maddeler’ teslim ederek, PKK’ye ‘görev yapmaya’ gönderdiklerine de şahit oldum. O çocukların, annelerinin de avukatlığını yaptım. Bugün, kaçırıldığı iddia edilen çocuklara, devletin nasıl da acımasızca yaklaştığının yüzlerce kez tanığı oldum. Cizre’de 1992 Nevroz’unda katledilen bebeklerin boş kalan ayakkabıları hala aklımda...

İsimleri saymakla bitmeyecek, yüzlerce çocuk aklımda. Katledilen, kayıp edilen, işkence gören, cezaevlerinde tecavüze uğrayan...

Yüzlerce çocuk...

Ve onların failleri!

Yani devlet güçleri!

Bütün bunları söylerken, hiçbir çocuğun asker olmasını istemediğimi de belirtmeliyim. 18 yaşından küçük hiçbir çocuk, asker olmamalı! Hatta askerlik hiç olmamalı! Ancak bugün yapılan, çocukları savunmak değildir asla!

Ben ‘eylem yapan’ anneleri anlıyorum.

Artık ‘barış süreci’ diyorlar ve savaşın biteceği düşüncesi ile çocuklarını geri istiyorlar.

Kötü olan, onların bu ‘masum’ taleplerini, kendi ‘kirli’ amaçları uğruna kullanan devlet zihniyetidir!

O nedenle bu devlete, hiç güvenmedim, hiç güvenmiyorum!

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89