• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 6 °C
  • Diyarbakır -2 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 7 °C
  • Berlin -5 °C

Anlayan beri gelsin

Doğu Ergil

2015’i iki olay önemli kılmaktadır. Biri genel seçim, ötekisi ise gerçekleşmesinin an meselesi olduğu söylenen “çözüm süreci”dir.

Ancak iki olayı da güçleştiren etmenler vardır. Seçimlere %10 barajı ve HDP’nin Meclis dışında kalma olasılığı ile gidilecektir. Hele parlamenter sistemi başkanlık rejimine dönüştürmek isteğini saklamayan bir çoğunluk partisinin, ülke nüfusunun önemli bir bölümünü karşısına alarak sistemi zorlaması geniş çaplı ayrışmalara ve istikrarsızlığa yol açabilir.

Yine de bu olasılık, “çözüm” konusunda genel iyimserlik havasını dağıtmamaktadır. Hükümet de çözüm konusunda muhatabı olan Abdullah Öcalan da olumlu mesajlar vermeye devam ediyor. Ama bir bakıyorsunuz Cizre olayları patlıyor. Daha önce Kobani dolayısıyla kanlı sokak gösterileri olmuş ve bir sürü insan birkaç gün içinde ölmüştü.

İnsanın kafası karışıyor

Bu arada siyasi muhataplar arasında görüşmeler sürüyor. Hükümet kanadından pek bir şey işitilmiyor ama PKK-HDP tarafı İmralı ve Kandil ile görüştükten sonra açıklamalar yapıyor. Bu açıklamalar doğrusu insanın kafasını karıştırıyor.

Örneğin Öcalan’la İmralı’da yapılan görüşmelerin içerikleri daha hiçbir konuda somut bir gelişme olmadığı izlenimini veriyor. Sondan bir önceki ziyarette Öcalan, HDP heyetine “yeni hükümetin hiçbir mazeret kalesine sığınmadan anlamlı ve derinlikli müzakereleri başlatacak ilke ve mekanizmaları bir an önce hayata geçirmesi gerektiğini” iletiyor. (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/27162678.asp)

“Çeşitli sıkıntı, engelleme, provokasyon, ağırdan alma ve tek yanlı dayatmalara rağmen yürüttüğümüz diyalog süreci yeni bir format altında ve yakın dönemde önemli bir pratikleşme aşamasına gelmiştir” dedikten sonra "özellikle hükümetin ciddiyetle meseleye yaklaşması ve hız kazandırması hayati bir önemdedir… Artık somut adımlara büründürülmeyen hiçbir söylemin pratik bir karşılık oluşturmayacağı ihtarını yapmaktan geri durmuyor.

Beklentiler yerine getirilmiyor

Abdullah Öcalan, yeni yılda kendisiyle 14'üncü görüşmeyi gerçekleştiren BDP-HDP heyeti aracılığı ile kamuoyuna şu mesajı sunuyor: "Tarihi bir sonuç almak üzere başlattığımız bu sürecin geldiği noktayı şöyle tanımlayabilirim. Savaş bir cehennem ise barış cennettir. Biz, bir ayağımızı cehennemden çıkardık ama diğer ayağımızı da çıkarma konusunda ortaya konan engeller mani olduğu için Araf’ta beklemekteyiz… Fakat şu da bilinmelidir ki, Araf'ta sonsuza kadar kalınamaz. Bu cehennemi şartlardan bir an önce ülkemizi ve bölgemizi kurtarmak için herkes ivedilikle ve sarsılmayacak bir irade ortaya koymalıdır.” 
Resmi muhatabının bekleneni yerine getirmediğinden şikâyetle, “Artık süreç ciddiyetsizliği ve yasal hukuksal çerçeveden yoksunluğu kaldıracak durumda değildir. Bunun en etkili yolu ortaya net ve cesur bir demokratik müzakere programı koymaktır. Bugüne kadar türlü gerekçelerle ötelenen yasal ve hukuki düzenlemelerin aslında tam da zamanı bugündür” dedikten sonra ihtarını yapmaktadır: “Tarih bunu ihmal edenleri ders çıkarmaya bile vakitleri kalmadan tasfiye edecektir.” (HABER MERKEZİ, www.evrensel.net)

Siz bu beyanlardan ne anlıyorsunuz? Niyet ve beklentiden öte bir çözüm süreci var mı? Varsa Öcalan satır aralarında kimi itham ve tehdit ediyor?

Çözüm hangi ilke, uygulama ve aşamaları içeriyor? Bu işin birinci derecedeki muhatabı bile bize bir şey söylemiyorsa, varın kararı siz verin: Bu süreç, sevindirici bir sürprize mi yoksa düş kırıklığı ve belirsizliğe mi gebe? İnşallah birincisi doğrudur.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89