• BIST 90.182
  • Altın 147,357
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • İstanbul 13 °C
  • Diyarbakır 11 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 15 °C
  • Berlin 20 °C

Ankara-Washington, Esed sonrası hazırlıkları hızlandırdı

Lale Kemal

İki yıldır muhaliflere yönelik saldırılarını acımasız biçimde sürdüren Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in, artık bu kez gerçekten gidici olduğuna dair pek çok emare ortaya çıkmaya başladı. Bu emarelerin başında, geçen cuma günü, muhaliflerin, ülkenin başkenti Şam’daki havaalanını ele geçirmek için bu bölge yakınlarında rejim güçleriyle şiddetli çatışmalara girmesi geliyor.

Başta Amerikan yönetimi olmak üzere pek çok Batılı ülkenin, aşırı dinci grupların eline geçeceği endişesiyle silah yardımı yapmadığı muhalif hareket, kendi imkânlarıyla artık savaş uçaklarını da düşürmeye başlayarak rejime karşı güçlenmeye başladı. Muhalefetin güç kazanmasında, temel etkenlerden biri olarak, Suriye ordusundan artan kopuşlar olduğu gösteriliyor. Eski rejim yanlısı şimdi muhaliflerin safına katılan askerlerin, direnişçilere hem silah yardımı yaptıkları hem de bazı askerî karargâhlara erişilebilirliği sağladıkları gelen haberler arasında. Böylece, rejime bağlı askerler, muhalif saflarına artan biçimde iltica ettikleri ölçüde Hür Suriye Ordusu’nun (HSO), savaş yeteneği de artıyor.

Şam havaalanının muhaliflerce ele geçirilmesi ise, hem rejimin dışarıdan silah ve gıda ikmalini hem de Esed’in, kaçış yollarından önemli birini kesmesi ve başkente kısmen de olsa hâkim olacağı anlamına geldiği için önem taşıyor.

Polis gücüne sevkıyat Türkiye’den yapılacak

Esed’in, artık yakında gidici olduğuna dair bir diğer emare ise, ABD’nin, gerek Ankara gerekse diğer ilgili ülke başkentleriyle, Esed sonrası Suriye’nin, Irak’ın akıbetine uğramaması için alınacak önlemler üzerindeki çalışmalara hız kazandırmış olması. ABD, ilgili ülkelerle Esed sonrası Suriye’nin, kontrol edilemez duruma gelmesini önlemede, 2003 Mart’ında Irak’ı işgâlinde yaptığı vahim hatalardan dersler çıkartarak planlama yapıyor.

Bilindiği üzere, ABD’nin Irak’ı işgâli kolay olmuş ancak bugün de devam eden mezhep çatışmalarının ise, yanlış planlamalar sonucu fitilini ateşlemişti.

ABD, örneğin, Irak’ı işgâl eder etmez yaptığı büyük hatalardan biri olan o zamanki Irak ordusunu lağvetme gibi bir tasarrufa Suriye’de gitmeyecek. Ordudan atılan Iraklı subaylar, ellerindeki silahlarla birlikte mezhep çatışmalarında önemli rol oynadılar ve oynamaya devam ediyorlar. ABD’nin, Irak’ta tekrarını önlemek için planlama yaptığı bir diğer önlem ise, Esed sonrası Suriye’de, değişik grupların eline geçmesini önlemek için tüm silahları toplamak olacak. Esed sonrası Suriye’de, asayişi sağlamak üzere bir uluslararası polis gücünün kurulması da gündemde. Bu polis gücünün, silah ve araçlarının sevkıyatında Türkiye topraklarının, özellikle İskenderun’un kullanılması için taraflar arasında görüşmeler yapılıyor.

Rusya silahları niye istemedi?

Rusya’nın, Suriye savunma bakanlığına adresli Rus yapımı silah malzemelerinin iade edilmesini, sürpriz bir biçimde Türkiye’den istememiş olması, Moskova’nın, Esed rejimine olan desteğini azalttığı yolundaki emarelerden bir diğeri. Malûm, Türkiye, 10 ekimde, Moskova’dan hareket eden bir Suriye yolcu uçağını, Ankara Esenboğa Havalimanı’na inişe zorlamış ve uçakta bulunan 10 kutu malzemeye el koymuştu. Rusya’nın Türkiye Büyükelçisi Vladimir İvanovski, Devlet Başkanları Vladimir Putin’in, 3 aralıktaki Türkiye ziyaretinden hemen önce, basın toplantısı düzenleyerek, silah krizini kapatma ve bu olayın sorumluluğunu Moskova’nın üzerinden atma politikasını şu sözlerle dile getiriyordu: “Uçakta el konan malzeme bir uçaksavar kompleksine ait radarın yedek parçaları. Bu tatsız olayı ne kadar çabuk unutursak o kadar iyi olacak. Artık bizim malımız değildi. Para aldıktan sonra bizim sorumluluğumuz kalmadı. Geriye kalan Türkiye ile Suriye arasındadır. Suriye uçağı konusu, Putin’in Türkiye’ye yapacağı ziyaret esnasında gündeme gelmeyecek ve bu konu artık kapatılmalıdır.”

Ankara’daki Batılı diplomatik kaynaklara göre, Büyükelçi İvanovski’nin, gerek basına yaptığı bu açıklama, gerekse Türk Dışişleri Bakanlığı yetkililerine ilettiği, “Bu silahlar Suriye’ye satıldı ve Rus hükümetini ilgilendirmiyor” mealindeki ifadeler, Moskova’nın, Beşşar Esed ile arasına mesafe koyduğunun bir diğer göstergesi.

Oysaki Büyükelçi İvanov, Türkiye’nin Suriye uçağını indirdiği anda, güya uçaktaki Rus yolcuların güvenliğinden endişe duydukları telaşıyla hemen olay mahalline gitmiş ve aslında uçaktaki askerî malzemelerin akıbetini merak etmişti.

Rusya, bu olayın üzerinden iki ay geçmişken şimdi çark etmiş ve “Silah konusuna aldırmıyoruz” havasına girmiş vaziyette. Bir Batılı diplomat, “Rusya şayet Türkiye’den silahların iadesini isteseydi, Esed’in destekçisi durumuna düşecekti. Bu duruma düşmek istemedi” yorumunu getiriyor.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89