• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • İstanbul 13 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 12 °C
  • Berlin 11 °C

Anahtar HDP'nin boynunda

Nuriye Akman

Her Meclis başkanlığı seçiminde olduğu gibi Anayasa bu kez de delindi. Partiler “Meclis başkanlığı için aday gösteremeyecekleri” kuralını hiçe sayarak birer aday belirlediler. Sonuç ortada. Üç partinin ortak noktası sandığımız Ak Parti karşıtlığının meğer anlamı yokmuş. İnsan merak ediyor; milletvekilleri Anayasa 94'üncü madde hükmünü içselleştirebilseydi, her üye salt kendi vicdanıyla oy verseydi bugün Meclis başkanımız kim olurdu?

Başkanın özgürce seçilmesi her şeyden önce parti içi demokrasiyi desteklerdi. Anayasa'nın amir hükmüne uyulması, liderlerin kendi başlarına üstlendikleri oyun kuruculuğu zayıflatır, son dakika golleri, inadım inat tavırları, entrikalarla güçlenen konumları yerine vekillerin siyasi kimliklerini olgunlaştırır ve bu da partilerini uzlaşma kültürü ekseninde yüceltmelerine yol açardı. Meclis'in saygınlığı artardı.

Geçiniz efendim. Bu bir hayal. Siyaset ergen çocuk psikolojisinde yaşanmaya devam edecek. Tek tek bireyler erginleşmediği sürece de oyun içindeki oyunlarla ömrümüz tükenecek. Şimdi ancak soru sorabiliyoruz:

Deniz Baykal aldatıldı mı? Cumhurbaşkanı ile özel görüşmesinde başkanlığa dair bir söz verildi de cayıldı mı? Verilmediyse üçüncü turda seçimin nasıl sonuçlanacağı belli olduğunda neden konumu aynen korundu da yeni bir oyun kurulamadı? Kılıçdaroğlu, Baykal'ın oyununa mı geldi? Ak Parti'nin adayını seçtirmeme imkânları sıfır mıydı?

Madem anayasayı takmıyorlar bari daha akıllı bir oyun düzeni tuttursalardı! Mesela anamuhalefet lideri Kılıçdaroğlu, HDP'yi MHP'nin adayını destekleyerek Ak Parti'ye karşı bir zafer elde etmeye ikna edemez miydi? Veya daha en baştan üç parti ortak bir aday belirleyemez miydi? Teoride evet, pratikte hayır. Neden? Başa dönüyoruz; kurumsal kimliği koruyacağız diye kendi kişisel zekâlarını bloke ediyorlar.

Ne yani şimdi koalisyon pazarlıklarında elleri daha mı rahatladı? Millet partilerin uzlaşmasını istiyor, partiler “yok beceremiyoruz” diyorlar. Bu saatten sonra Ak Parti ile hangi partinin hükümet ortağı olacağının pek bir önemi kalmadı ki. Anlaşıldı artık; dolu dizgin yeni bir seçime gidiyoruz. Peki mesela Kasım'da yeni seçim olursa seçmen hangi vaade inanacak artık?

Küçük partilerin bu uzlaşma kapasitelerinin zayıflığı “Size bir fırsat vermiştik, kullanamadınız. Madem öyle, ben yeniden Ak Parti'yi iktidara getiriyorum” noktasına getirir mi getirir! Tabii millet ilk kararında ısrar da edebilir. Sandıktan üç aşağı beş yukarı benzer bir sonuç çıktığında bu kafalar aynı ferasetten uzak oyunlarla top çevirirlerse ne olacak?

Cevabı olmayan soruları inadına soralım:

46 yıldır aynı noktada durmayı bir övünç sayan MHP, madem partiler arasındaki en uzlaşmasız, en sert, en müdanaasız, en dediğim dedikçi tavrından vazgeçmeyecek, o zaman yaramaz çocuğu daha makul bir çizgiye çekmek üzere yeni oyun planları hazırlanamaz mı? HDP, “sen beni tanımıyorsan, ben seni hiç tanımıyorum” noktasında mı kalmalı, yoksa MHP tarafından yüzüne kapatılan kapıları farklı taktiklerle zorlayabilir mi?

Barış sürecinin devamı için HDP'nin “düşmanından” daha esnek davranmasını bekleyebilir miyiz? İşler MHP'ye rağmen yürümeyecekse, bir şekilde ikna edilmeleri gerekmez mi? HDP kapılardan kovuluyorsa bacalardan girsin. Evet, bu hiç de kolay bir iş değil ama MHP'nin kendi kendine politika değişimine gitmesi de imkânsız.

Madem bindik bir alamete, gidiyoruz seçime, HDP bu altın değerindeki süreci, her türlü provokasyona karşı uyanık geçirip, gerçekten Türkiye'nin partisi olduğuna herkesi inandırmalı ve “terörist” yaftasını hükümsüz kılacak tarzda davranmalı. Herkes anahtar partinin MHP olduğunu düşünüyor ya; hayır, anahtar HDP'nin boynunda. Keşke Meclis başkanlığı seçiminde Baykal'a 50 oy desteğiyle yetinmeseydi. Nasıl olsa sonuç değişmeyecekti ama otuz oyu sakınmasaydı uzlaşmacı kimliğinin altını daha kalın kalın çizmiş olurdu.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89