• BIST 107.244
  • Altın 143,419
  • Dolar 3,5588
  • Euro 4,1591
  • İstanbul 29 °C
  • Diyarbakır 38 °C
  • Ankara 31 °C
  • İzmir 38 °C
  • Berlin 17 °C

Amed notları: Kar altında hüzün var

Günay Aslan

Suskun bir akşamüstü. Kimsenin ağzını açamadığı, suskunluğun keskin bir zehir gibi insanın dilini yaktığı, acının yüreği tepeden tırnağa sardığı saatler.

Amed’e yılın ilk karı yağıyor. Kristal taneleriyle inceden inceye; ince bir sızının üstünü örtercesine yağıyor. Kahırla, kanayarak, acısını kendinden saklayarak yağıyor.

Şengal’den ve Kobanê’den konvoy halinde yola çıkmış ambulanslar kar yağışı altındaki kente birbiri ardına sürekli genç ölüler taşıyor. Yorgun yürekli şehir, yüreğinin kapılarını ardına kadar açmış gençlerini karşılıyor. Suskunluk bir zaman sonra yerini hıçkırığı andıran yas ezgilerine bırakıyor.

Akşam vaktinde kar yağışı altındaki Amed morgunda biraraya gelen genç ölülerin isimleri gece boyunca Amed’in bütün mahallelerini dolaşıyor.

Agit Amed, Bager Amed, Kamuran Amed, Alişer Amed, Şorej Amed isimleri uykuları bölüyor. Başını yastığa koymuş düşlerden birbiri ardına çığlıklar yükseliyor. Amed bir anda kocaman bir mezarlığa dönüşüyor. Annelerin yüreğinde incecik- gencecik evlatlarının yatacağı taşları özgürlükten yeni mezarlar kazılıyor.

En güzel evlatlarını ömürlerinin en güzel çağında kaybeden, yürekleri ateşe sürülen annelerin gözlerinden yaş yerine kan süzülüyor. Amed’e bu gece karla karışık kan ve kahır yağıyor.

Yerimizde duramıyor mezarlıkları, taziye evlerini, anneleri ve içinden ölüm geçen yerleri dolaşıyoruz. Dolaştığımız her yerde paylaşıldıkça azalacağına inandığımız acının giderek çoğaldığını fak ediyoruz.

Şengal ve Kobanê’de devam eden savaşın şiddetlendiğini ve bu yüzden HPG- YPG- YPJ savaşçısı çok sayıda genç insanının yaşamını yitirdiğini öğreniyoruz.

Şengal’de de tıpkı Kobanê’de olduğu gibi şehir savaşları yaşanıyor. Şehir savaşları yüreğimizin başkenti Amed’i ve bütün şehirlerimizi vurmaya devam ediyor…

***

Suskun bir akşamüstü. Kimsenin ağzını açamadığı, suskunluğun keskin bir zehir gibi insanın dilini yaktığı, acının yürekleri tepeden tırnağa sarıp sarmaladığı saatler.

Amed’e yılın ilk karı yağıyor. İnceden inceye; ince bir sızın üzerini örtercesine yağıyor. Kar altındaki Diclekent’te 13 yaşındaki bir mülteci çocuk ölüyor.

13 yaşındaki mülteci çocuk kendi ülkesinin başkentinde, kanlar içinde boylu boyunca yerde yatıyor. Ayağına ayakkabı yerine naylon poşet geçirmiş. Kobanê’den kaçıp gelmiş. Bir fırında çalışıyormuş.

Ustasının verdiği kırık dökük bisikletiyle sıcak ekmek dağıtıyormuş. Karşılığında evine sıcak ekmek götürüyormuş.

Çocuğa bir araba çarpıyor. Dikkatsiz bir sürücü evine sıcak ekmek götürmek için sıcak ekmek dağıtan Kobanêli çocuğu bisikletiyle birlikte altına alıyor. Ambulans 40 dakika sonra geliyor. Çocuk doktor beklerken ölüyor.

Kar kimseyi beklemiyor ama, yağmaya devam ediyor. Mülteci çocuk üzerine kar taneleri düşmüş gözleriyle bize bakıyor. Gözlerin haykırası geliyor ama, utancından haykıramıyor…

Amed’e sadece Şengal ve Kobanê’den genç ölüler gelmiyor. Yerlerinden yurtlarından edilmiş insanlar da kitleler halinde kaçıp geliyor.

Şengal’den gelmiş 5 bine yakın insan Fidanlık Kampı’nda kalıyor. Aynı şekilde 15 bini şehir merkezinde, 30 bine yakın Kobanêli de Amed ve ilçelerinde yaşıyor.

Bunların bütün giderlerini Kürt hareketi karşılamaya çalışıyor. Devlet bunlara bir bardak su bile olsun vermiyor..!

***

Suskun bir akşamüstü. Kimsenin ağzını açamadığı, suskunluğun keskin bir zehir gibi insanın dilini yaktığı, acının yüreği tepeden tırnağa sardığı saatler.

Amed’e yılın ilk karı yağıyor. Kahırla, kanayarak, utancını kendinden saklayarak yağıyor. Karalar bağlamış orta yaşlı bir kadın parti binasının ortasında ağlıyor. Partinin eşbaşkanları kadını teselli etmeye çalışıyor. İçeri alıyor, konuşuyorlar.

Kadın bir süre sonra dışarı çıkıyor ve içini çeke çeke partiden ayrılıyor. Karalar bağlamış kadının gözyaşlarının peşine düşüyoruz. Kısa sürede gerçeği öğreniyoruz.

Kadının bir oğlu Rojava’da; ülkesi için savaşıyor. Bir oğlu savaştan yaralı dönmüş tedavi görüyor. Kadın savaşta kolunu kaybetmiş oğlu için protez bir kol istiyor.

Bunun için 3 bin lira ödemesi gerekiyor ama kadın bu parayı bulamıyor. Partiye bunun için gelmiş, bu yüzden ağlıyor.

Amed’de savaşta yaralanmış yüzlerce insan tedavi görüyor. Bir o kadar ağır hastanın da tedavileri yapılıyor.

Dolayısıyla ihtiyaç çok yüksek görünüyor. İlgili birim de belli ki kimi talepleri karşılamakta zorluk çekiyor ama, yine de oğluna protez bir kol alamayan annenin gözyaşları çok şey anlatıyor.

Anlayana elbette…

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89