• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • İstanbul 17 °C
  • Diyarbakır 11 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 18 °C
  • Berlin 14 °C

Alman futbol makinası, İspanya karşısında çalışamadı, durdu!

Hasan Cemal

DURBAN

Cape Town’da Salı gecesi Hollanda-Urguay maçını seyrettikten sonra, dün sabah uçağını yakalayıp Johannesburg üzerinden Durban’a ulaşmak ve Almanya-İspanya maçına yetişmek bütün gün soluk soluğa süren gerçek bir macera oldu.

Hava trafiğinin yoğunluğundan önce uçaklar gecikti, hiç beklenmedik seferler iptal edildi. Hint Okyanusu kıyısındaki Durban’a indikten sonra da, bu kez, stadyuma ulaşmak tam bir işkenceye dönüştü.

Ama aynı zamanda eğlenceliydi her şey. Cape Town’dan başlayarak hem havalimanlarında, hem uçaklarda futbol geyiği ve eğlence hiç bitmedi.

Bir yanda Almanlar, öbür yanda İspanyollar, sırtlarında milli trikoları, ellerinde bayrakları, biraları ve vuvuzelaları birbirlerine takılıp durdular.

Gazeteci milletinin derdi ise daha farklıydı. Kiminin maç bileti garantiydi, kimininki değildi. Ama her şeyden önce önemli olan, maç başlamadan iki saat önce stadyumun medya merkezinde hazır bulunmaktı, yoksa bileti başkasını kapabilirdi.

Stada giden yollar bir sınırın ötesinde trafiğe kapatılmıştı. Bu olağan uygulamaydı ama Durban’da bu iş anlaşılan abartılmıştı.

Bu nedenle, bir yerden sonra gazeteci milleti için arabalardan inip kan ter içinde koşturmaktan başka çare kalmadı. Medya merkezinin bilet dağıtım noktasına nasıl nefes nefese geldiğimi hiç unutmayacağım.

Omzumda bilgisayar çantamla koştururken, bir yandan da vuvuzelalarını üstüme üstüme bağırtarak eğlenen İspanyol ve Alman taraftar gruplarını arada bir yarmak zorunda kaldım, hatta bazen itişip kakıştık.

Futbol kaçıkları olarak Almanya-İspanya yarı final maçının her türlü zahmete değeceğine inanmıştık bir kere, bu nedenle hiç bir fedakarlıktan kaçınmadık.

Ben İspanya’yı tutuyorum.

Hem çok iyi futbol oynuyor, hem de renkleri sarı kırmızı... Ayrıca, İspanya’nın sempatik bulduğum, oyunlarını, stillerini sevdiğim topçuları Almanlara göre daha fazla.

Evet, Almanya tarafında ‘sakin güç’ Mesut Özil orta sahada çok iyi, büyük bir gelecek vaad ediyor.

Bu arada Alman futbol makinası form bakımından turnuvanın başlangıcından itibaren tırmanışa geçti. Avustralya’dan sonra İngiltere ve Arjantin’e de 4 çekerek, 4 maçta tam 13 gol atarak yarı finale geldi.

Golcüleri 20 yaşındaki Müller cezalı da olsa, tecrübeli golcüleri Klose oyanayacaktı. Orta sahada ise pili hiç bitmeyen Schweinsteiger, Arjantin maçında Messi’yi kilitleyen Tunuslu Sami Khedira var.

Bir başka deyişle:

“Çok tecrübesiz bir ekip” klişesini yıkarak yarı finale yükselen bir takım Almanya. Ayrıca genç bir takım olarak dönük başarıya açlığı da Almanya’yı müthiş motive ediyor.

Ama İspanya tarafında da kimler yoktu ki. İniesta’yla Xavi vardı orta sahada. Kanatları çok iyi kontrol edip oyunu bir anda hızlandırabilen bir ikili bu.

Veyahut Alman Teknik Direktörü Löw’ün, “Düğmeleri mutlaka kapatılması gereken iki motor” diye söz ettiği yaratıcı organizatörler...

Ya da İspanya’nın 6 maçında 5 golle gol krallığına adaylığını koymuş olan David Villa’ya rakip defans arasından öldürücü gol pasları atan müthiş ikili...

Bu arada Almanların hocası Löw, İspanya’nın bir değil, birden çok Messi’ye sahip olduğunu ve çok az hata yaptıklarını belirterek İspanyolların üstün bireysel yeteneklerini de teslim ediyordu maçtan önce...

Ayrıca İspanyol savunması, yani Ramos-Pique-Puyol-Capdevilla’dan oluşan geri dörtlü, İngiltere ve Arjantin’le mukayese edilemeyecek kadar güçlü, kolay gedik vermiyor.

Ve her maçta altı yedi oyuncusu Barcelona’dan olan İspanyollar bir takım kulübü kimliğinde...

Ama Almanya da, 2008 Avrupa Şampiyonluğu’nu Viyana’da İspanya’ya Torres’in tek golüyle kaptırmanın acısını çıkarmak için sahaya çıkacaktı. Ve Almanya bugüne kadar İspanya karşısında hiç bir Dünya Kupası maçını kaybetmiş değildi.

Buna karşılık İspanya da yüzüp yüzüp kuyruğuna gelmişti. İlk kez Dünya Kupası’nı kaldırabilirdi, bu yüzden Almanya maçına bütün gücü ve heyecanıyla asılacaktı.

Bu duygu ve düşünceler dün gece Durban stadına girdik, hepimize futbol ateşi basmıştı.

* * *

90 dakikanın sonunda ise sözü uzatmak yersiz:

Alman futbol makinası İspanya karşısında çalışamadı, durdu!

İngiltere’ye, Arjantin’e dört çeke çeke yarı finale gelen Almanya, İspanya’nın saat gibi tıkır tıkır işleyen temel yapısını bozamadı. İngiliz ve Arjantin savunmasını paramparça etmiş olan Alman panzerleri, İspanya savunmasının da, orta sahadaki organizasyonunun da karşısında da etkisiz kaldılar.

Sahayı parselleyen İspanya oldu. Bunun karşısında Mesut Özil, Schweinsteiger, Sami Khedira her hangi bir varlık gösteremediler.

Yine Xavi, onun kadar olmasa da İniesta, oyunu istedikleri gibi yönlendirdiler. İspanyol defansı neredeyse hatasız oynadı, pek öyle gedik vermedi.

İleride fırlama oyun stiliyle David Villa ve Pedro kontrataklarda biraz dikkatli olsalardı, İspanya farkı açabilirdi.

Kısacası:

İspanya, Euro 2008’in rövanşını Almanya’ya vermedi.

Pazar günü Soccer City’deki finalin adı artık malum: İspanya-Hollanda.

Her iki takım da tarihlerinde ilk kez Dünya Kupası’na ellerini uzatmış durumdalar. Müthiş bir final olacağa benziyor.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89